Mansur Yavaş ve 8 Ankara ilçe belediye başkanı CHP’den istifa etti

İSTANBUL (Medyascope) – Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı’nın “Hiç kimse Cumhuriyet Halk Partisi’nden üstün değildir” açıklamasının ardından CHP’den istifa ettiğini açıkladı. Yavaş, “Siyasi yoluma bağımsız olarak devam ettiğimi kamuoyunun takdirine sunuyorum” dedi. Mansur Yavaş’ın ardından Ankara’daki ilçe belediye başkanları da istifa etti.

mansur yavaş
Mansur Yavaş CHP’den istifa etti: “Siyasi yoluma bağımsız devam edeceğim”

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş CHP’den istifa etti.

Mansur Yavaş’ın istifası, CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı’nın “Özel olarak Mansur Yavaş’ı kast etmedim. Ama kast ettiğim şu: Hiç kimse bundan azade değildir. Hiç kimse CHP’den üstün değildir ve kendisini üstün görmemelidir. Bir belediye başkanımız bir işlem yaparken, kendi genel başkanı dışında başka bir partinin genel başkanına da bilgi verdiğini söyleyemez. Bunu diyemez. CHP’nin genel başkanı bellidir. CHP’li bir belediye başkanı, genel başkanının CHP Genel Başkanı olduğunu ve ona karşı sorumluluğu bulunduğunu kabul edecek” sözlerinin ardından geldi.

Yavaş istifa kararını “uzun uzun düşünülmüş, vicdanla tartılmış ve sorumluluğu üstlenilmiş” bir karar olarak nitelendirdi. Yavaş, son dönemde yaşanan siyasi ve hukuki tartışmalara ilişkin daha önce yaptığı değerlendirmelerin arkasında olduğunu söyledi:

“19 Mart’la başlayan ve sonrasında mutlak butlan tartışmaları da dahil olmak üzere pek çok hukuki ve siyasi tartışmayla devam eden süreç, Türkiye’de siyaseti hepimizin üzülerek takip ettiği bir noktaya getirmiştir. Bu süreç boyunca ne düşündüğümü, neye itiraz ettiğimi ve nasıl bir yol önerdiğimi açıkça ifade ettim. Bugün bunları uzun uzun tekrar etmeyeceğim.”

Yavaş, “Dün ne söylediysem bugün de aynı noktadayım. Düşüncelerimde değişen bir şey yok” dedi.

CHP’liliği, taşınan siyasi kimliğin hakkını vermek ve temsil edilen yapıya toplum nezdinde itibar kazandırmak olarak tanımlayan Yavaş, bugüne kadar CHP’yi küçük düşürecek veya partiye oy verenleri mahcup edecek herhangi bir davranışta bulunmadığını belirtti.

“Ankara’da farklı siyasi görüşlerden milyonlarca insan buluştu”

Mansur Yavaş, Ankara’da belediyeciliği ayrım yapmadan, şeffaf, hesap verebilir bir şekilde yaptıklarını ifade ederek, “Halkın parasını yine halk için kullanarak nasıl yapılabileceğini göstermeye çalıştık. Bunu yalnızca ben söylemiyorum. Ankara’da bize verilen büyük destek, Türkiye genelinde yapılan kamuoyu araştırmaları ve farklı siyasi görüşlerden vatandaşlarımızın ortaya koyduğu teveccüh bunun en açık göstergesidir” dedi.

Yavaş, farklı siyasi görüşlerden seçmenlerin Ankara’da aynı irade etrafında buluştuğunu belirtti:

“Eğer Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanı olarak seçilmişsem; görev yaptığım süre boyunca partimin adına leke getirmemiş, Türkiye çapında örnek gösterilen işlere imza atmış ve bana oy veren insanların göğsünü kabartmışsam, temsil sorumluluğumu yerine getirdiğime inanıyorum. Üzerime düşen sorumluluğu dün de taşıdım, bugün de taşıyorum.”

Müslim Sarı’nın “Hiç kimse CHP’den üstün değildir ve kendisini üstün görmemelidir” sözlerine de cevap veren Mansur Yavaş, “Kendimi hiçbir zaman siyasi partilerin üzerinde görmedim. Böyle bir iddiayı hadsizlik sayarım. Ancak belediye başkanlığı görevimin bana öğrettiği çok önemli bir gerçek vardır: Siyasetin tavanında birlik sağlanamadığında, millet isterse tabanda o birliği sağlayabilir. Biz bunu Ankara’da başardık” dedi.

“Mutlak butlan süreci CHP’de derin ayrışmaya yol açabilir”

Yavaş, CHP’de aylardır devam eden tartışmalara da değindi. Özellikle mutlak butlan üzerinden yürütülen sürecin parti içinde derin bir ayrışmaya yol açabileceğini daha önce defalarca dile getirdiğini belirten Yavaş, bunun yalnızca CHP’ye değil, Türkiye’de demokratik siyaset umuduna da zarar verebileceğini söyledi.

“CHP üyeliğimden ayrılıyor, siyasi yoluma bağımsız olarak devam ettiğimi kamuoyunun takdirine sunuyorum” diyen Yavaş, bundan sonra da Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görevini sürdüreceğini belirtti.

“Seçmenin iradesini başka bir yere taşımayı doğru bulmuyorum”

Yavaş açıklamasında seçmen iradesi vurgusu da yaptı. Siyasete ve siyasetçiye duyulan güvenin büyük ölçüde zarar gördüğünü söyleyen Yavaş, bunun sorumluluğunun seçmende değil siyasetçilerde aranması gerektiğini belirtti.

Seçmenin sandıkta yalnızca bir isme değil, siyasi bir iradeye de oy verdiğini belirten Yavaş, seçmenin onay vermediği siyasi adreslere makamların taşınmasını doğru bulmadığını söyledi.

Yavaş, “Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur” dedi.

“Bütün Ankaralılara aynı anlayışla hizmet etmeye devam edeceğim”

CHP’den ayrılma kararının ardından bağımsız olarak siyasi yoluna devam edeceğini belirten Yavaş, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görevini sürdüreceğini vurguladı.

Yavaş, “Bundan sonra da Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak; bana oy veren ya da vermeyen, hangi siyasi görüşten olursa olsun bütün Ankaralılara aynı anlayışla hizmet etmeye devam edeceğim” dedi.

Belediye başkanlığını bir siyasi kariyer basamağı değil, “milletin emaneti” olarak gördüğünü söyleyen Yavaş, “Makamlar geçicidir. Siyasi şartlar değişebilir. Ama milletin size verdiği emanete sadakat değişmez” dedi.

Yavaş, açıklamasının sonunda kararının bütün sorumluluğunun kendisine ait olduğunu belirterek, “Takdir ise her zaman olduğu gibi aziz milletimizindir” diye yazdı.


İlçe Belediye Başkanları da istifa etti

Mansur Yavaş’ın istifa etmesinin ardından Ankara’daki 8 ilçe belediye başkanı da CHP’den istifa etti.

Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Bugüne kadar aynı çatı altında birlikte yol yürüdüğümüz, bu mücadeleye emek veren ve yanımızda olan tüm yol arkadaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum. Birlikte yaşadığımız güzel günlerin, verilen emeğin ve kurulan gönül bağlarının benim için her zaman ayrı bir yeri olacaktır. Mansur Yavaş Başkanımızla çıktığımız yolun temelinde de aynı anlayış vardı: İnsanları siyasi kimlikleriyle değil, insan oldukları için kucaklamak; ayrıştırmadan, adaletle ve halkın emanetine sahip çıkarak hizmet etmek. Bugün de kendisiyle çıktığımız bu yolda, Mansur Başkanımızın yanında yürümeye devam edeceğim” dedi.

Beypazarı Belediye Başkanı Özer Kasap ise istifa mesajında şunları söyledi:

“Mansur Yavaş Başkanımızla çıktığımız bu yolda, bana güvenen ve destek veren hemşehrilerime verdiğim sözlerin arkasındayım. Seçildiğim ilçede, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hiçbir ayrım gözetmeden; aynı azim, kararlılık ve sorumluluk anlayışıyla hizmet etmeye devam edeceğim. Benim için öncelik, dün olduğu gibi bugün de Beypazarı ve Beypazarlı hemşehrilerime hizmet etmektir.

Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında birlikte yol yürüdüğüm, seçim sürecinde mücadele verdiğim; çalışmalarımızda yanımda olan, bana inanan, emeğini ve gönlünü ortaya koyan tüm yol arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Her birinin emeğini ve desteğini daima saygı ve minnetle hatırlayacağım.”

Güdül Belediye Başkanı Güdül Doğanay istifa mesajında, Mansur Yavaş’ın yanında olduğunu söyledi, “Bundan sonraki süreçte de Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mansur Yavaş ile birlikte yol yürümeye ve hemşehrilerimize hizmet etmeye devam edeceğim” dedi.

Şereflikoçhisar Belediye Başkanı Mustafa Koçak, “Mansur Başkanımla yıllar önce Ankara’ya dair çizdiğimiz Mansur Yavaş Belediyeciliği tüm ülkeye umut oldu.
Gelinen noktada Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden istifa ediyorum. Ağabeyim Mansur Yavaş ile birlikte Ankara’ya ve Ülkeye umut olmaya devam edeceğiz” diye yazarak istifa etti.

Ayaş Belediye Başkanı İzzet Demircioğlu da istifasında, “Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında birlikte yol yürüdüğüm, seçim sürecinde mücadele verdiğim; çalışmalarımızda yanımda olan, bana inanan, emeğini ve gönlünü ortaya koyan tüm yol arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Her birinin emeğini ve desteğini daima saygı ve minnetle hatırlayacağım” dedi.

Polatlı Belediye Başkanı Mürsel Yıldızkaya istifa mesajında şunları söyledi:

“Sizlerin desteği ve dualarıyla; Ankaramıza ve Polatlımıza birlikte hizmet etmekten ve yol yürümekten her zaman mutluluk duyduğum Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mansur Yavaş’ın da açıklamasında açıkça dile getirdiği hususlar ve işaret ettiği sebepler doğrultusunda Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyor, siyaseten yolumuza ve hizmetlerimize Sayın Mansur Yavaş ile birlikte bağımsız olarak devam edeceğimizi kamuoyunun takdirine sunuyorum.”

Elmadağ Belediye Başkanı Adem Barış Aşkın, “Bugün Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyor, görevime bağımsız olarak devam etme kararı aldığımı kamuoyunun takdirine sunuyorum” dedi.

Nallıhan Belediye Başkanı Ertunç Güngör de şu sözkerle CHP’den istifa ettiğini duyurdu:

“Siyasi hayatım boyunca aldığım kararlarda önceliğim, hemşehrilerimize karşı taşıdığım sorumluluk ve memleketimize hizmet etmek oldu. Bugün itibarıyla Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ediyorum. Bu kararımı, ekibim ve yakın çalışma arkadaşlarımla yaptığımız istişareler sonucunda, Nallıhan’a daha iyi hizmet edebilmek amacıyla aldım. Benim için siyasi parti aidiyetinden önce, Nallıhan halkının bana verdiği emanete sahip çıkmak vardır. Bundan sonra da hiçbir ayrım gözetmeden Nallıhan’da yaşayan her bir vatandaşımıza hizmet etmeye devam edeceğim. Bundan sonraki siyasi yol haritamı, hemşehrilerimizin görüş, öneri ve tavsiyelerini alarak yol arkadaşlarımla birlikte belirleyeceğim. Hemşehrilerimizin desteği ve dualarıyla Nallıhan için çalışmaya devam edeceğiz.”

Kılıçdaroğlu’ndan ilk açıklama

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Yavaş’ın istifası hakkında açıklama yaptı:

“Sayın Mansur Yavaş, benim Cumhuriyet Halk Partisi’ne kazandırdığım değerli bir siyasetçidir. Sayın Yavaş, kamuoyuna yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanmıştır:

‘İnsanlar sandığa giderken yalnızca bir isme değil, bir siyasi iradeye de oy verir. Bu nedenle seçmenin iradesini yok saymayı, onun oyuyla elde edilen makamları seçmenin onay vermediği siyasi adreslere taşımayı doğru bulmadım, bugün de bulmuyorum. Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur.’

Sayın Mansur Yavaş’ın bu değerlendirmelerine biz de aynen katılıyoruz.”

Özgür Özel’den “hayırlı olsun” telefonu

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel Mansur Yavaş’ın CHP’den istifasına ilişkin ilk açıklamasında şunları söyledi:

“Kendisine kararından hemen sonra açtığım tebrik telefonunda, kararına duyduğumuz saygıyı ve kararının kendisi ve memleket için hayırlı olmasını diledim.

Bundan sonra Mansur Yavaş’ın ve belediye başkanı arkadaşlarımızın alacağı her türlü karara saygılıyız. Belediye başkanlarının milletimiz tarafından bilhassa beldelerine, ilçelerine, illerine hizmet için görevlendirildiklerini, bu motivasyonla alacakları her türlü karara saygılı olduğumuzu ve hiçbir karara zorlamayacağımızı ifade etmiştim. O gün bugündür de YENİ Parti bu tutumunu sürdürüyor.”


Yavaş’ın mesajının tamamı

Mansur Yavaş’ın paylaşımının tamamı şöyle:

Sevgili Hemşehrilerim,

Siyasette bazı kararlar vardır; öfkeyle alınmaz, kırgınlıkla açıklanmaz. Uzun uzun düşünülür, vicdanla tartılır, sorumluluğu üstlenilir ve sonunda Türk milletinin huzurunda açıkça ifade edilir.

Bugün aldığım karar da böyle bir karardır.

19 Mart’la başlayan ve sonrasında mutlak butlan tartışmaları da dahil olmak üzere pek çok hukuki ve siyasi tartışmayla devam eden süreç, Türkiye’de siyaseti hepimizin üzülerek takip ettiği bir noktaya getirmiştir.

Bu süreç boyunca ne düşündüğümü, neye itiraz ettiğimi ve nasıl bir yol önerdiğimi açıkça ifade ettim. Bugün bunları uzun uzun tekrar etmeyeceğim. Dün ne söylediysem bugün de aynı noktadayım. Düşüncelerimde değişen bir şey yok.

Ancak bazı hususların altını çizmek zorundayım.

Benim partililikten anladığım; taşıdığınız kimliğin hakkını vermek, size güvenen insanların başını öne eğdirmemek, temsil ettiğiniz siyasi yapıya millet nezdinde itibar kazandırmak ve aldığınız sorumluluğu layıkıyla yerine getirmektir.

Ben bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi’ni küçük düşürecek, ona oy veren insanların mahcup olmasına neden olacak hiçbir davranışın içinde olmadım.

Tam tersine; Ankara’da belediyeciliğin ayrım yapmadan, şeffaf, hesap verebilir ve halkın parasını yine halk için kullanarak nasıl yapılabileceğini göstermeye çalıştık.

Bunu yalnızca ben söylemiyorum.

Ankara’da bize verilen büyük destek, Türkiye genelinde yapılan kamuoyu araştırmaları ve farklı siyasi görüşlerden vatandaşlarımızın ortaya koyduğu teveccüh bunun en açık göstergesidir.

Eğer Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanı olarak seçilmişsem; görev yaptığım süre boyunca partimin adına leke getirmemiş, Türkiye çapında örnek gösterilen işlere imza atmış ve bana oy veren insanların göğsünü kabartmışsam, temsil sorumluluğumu yerine getirdiğime inanıyorum.

Üzerime düşen sorumluluğu dün de taşıdım, bugün de taşıyorum.

Kendimi hiçbir zaman siyasi partilerin üzerinde görmedim. Böyle bir iddiayı hadsizlik sayarım.

Ancak belediye başkanlığı görevimin bana öğrettiği çok önemli bir gerçek vardır:

Siyasetin tavanında birlik sağlanamadığında, millet isterse tabanda o birliği sağlayabilir.

Biz bunu Ankara’da başardık.

Farklı siyasi görüşlerden milyonlarca insan aynı iradenin etrafında buluştu. Kimseye nereden geldiğini, hangi partiye oy verdiğini sormadık. Hiç kimseyi siyasi kimliği nedeniyle diğerinden ayırmadık.

Çünkü bizim için herkes eşittir.

Her zaman şunu söyledim:

Türkiye’de demokratik yollarla bir iktidar değişikliği olacaksa, bunun yolu muhalefetin birbirini tüketmesinden değil; ortak ilkelerde yan yana gelebilmesinden geçmektedir.

Bu nedenle aylardır yaşanan tartışmaların, özellikle de mutlak butlan üzerinden yürütülen sürecin Cumhuriyet Halk Partisi’nde derin bir ayrışmaya yol açabileceğini ve bunun yalnızca CHP’ye değil, Türkiye’de demokratik siyaset umuduna zarar vereceğini defalarca ifade ettim.

Daha önce, parti içinde şahsımla veya izlediğim tutumla ilgili bir rahatsızlık varsa bunun gereğini yapacağımı söylemiştim.

Ve bugün yapılan bazı açıklamalar nedeniyle; Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyor, siyasi yoluma bağımsız olarak devam ettiğimi kamuoyunun takdirine sunuyorum.

Ben dün beraber yürüdüğüm hiçbir arkadaşımı bugün siyasi tercihi nedeniyle yok saymayacağım.

Üç dönem CHP çatısı altında birlikte seçime girdiğim, mücadele ettiğim, seçim çalışmalarında yanımda duran, bana inanan, emeğini ve gönlünü ortaya koyan herkese ömrüm boyunca teşekkür borçlu olacağım.

Bir başka konuda da tavrım son derece açıktır.

Vatandaşlarımızın siyasete ve siyasetçiye güveni çok yara aldı. Bunun sorumluluğunu seçmende değil, kendimizde aramak zorundayız.

İnsanlar sandığa giderken yalnızca bir isme değil, bir siyasi iradeye de oy verir.
Bu nedenle seçmenin iradesini yok saymayı, onun oyuyla elde edilen makamları seçmenin onay vermediği siyasi adreslere taşımayı doğru bulmadım, bugün de bulmuyorum.

Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur.

O iradeyi kişisel hesaplarla başka bir yere taşımak yalnızca siyasi bir yanlış değil; seçmene karşı ağır bir vebaldir.

Bu nedenle bugün bağımsız olarak yoluma devam etme kararımın anlamı da açıktır…

Bundan sonra da Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak; bana oy veren ya da vermeyen, hangi siyasi görüşten olursa olsun bütün Ankaralılara aynı anlayışla hizmet etmeye devam edeceğim.

Çünkü benim için belediye başkanlığı bir siyasi kariyer basamağı değil, milletin emanetidir.

Makamlar geçicidir.

Siyasi şartlar değişebilir.

Ama milletin size verdiği emanete sadakat değişmez.

Ben bugüne kadar bu emanete nasıl sahip çıktıysam bundan sonra da aynı şekilde sahip çıkacağım.

Bugün aldığım kararın bütün sorumluluğu bana aittir.

Takdir ise her zaman olduğu gibi aziz milletimizindir.

Saygılarımla.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş