İSTANBUL (Medyascope) – AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tasfiyesine karar verilen fonlarla ilgili sürecin koordinasyonu için Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında tam yetkili bir kurul oluşturulduğunu açıkladı. Ayrıca Devlet Denetleme Kurulu’nun da görevlendirildiğini belirtti.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, fon krizine ilişkin Devlet Denetleme Kurulu’nun da görevlendirildiğini açıkladı.
Erdoğan ayrıca asfiyesine karar verilen fonlarla ilgili sürecin koordinasyonu için Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında tam yetkili bir kurul oluşturulduğunu belirtti.
Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda açıklamalarda bulunan Erdoğan, AKP içinde kişisel hesapların ve farklı ajandaların hareketin önüne geçmemesi gerektiğini belirterek, partinin geçmişten geleceğe uzanan bir sorumluluk taşıdığını söyledi:
“Biz omuzlarımızda sadece bugünün, bu anın yükünü taşımıyoruz. Biz hem geçmişin hem bugünün hem de yarınların yükünü taşıyoruz. Her zaman söylüyorum, bu hareketin kendisiyle kaim olduğuna inanan varsa büyük bir yanılgı içindedir. ‘Ben olmasam bu hareket olmaz’ diyen, böyle düşünen varsa çok büyük bir gaflet içindedir.”
AKP’nin farklı kimlik, karakter ve niyetlere sahip kişileri bünyesinde barındırabilecek büyük bir siyasi hareket olduğunu söyleyen Erdoğan, parti içinde “farklı ajandalar” taşıyanların çıkabileceğini ifade etti.
“Yanlış yapanla, nefsine yenik düşenle vedalaşır, yolumuza güçlenerek devam ederiz”
Erdoğan, 25 yıllık süreçte parti içinde farklı nedenlerle sorun yaşayan veya partinin çizgisinden uzaklaşan kişiler bulunduğunu söyledi. Bu kişilerin bir bölümünün “kibir tuzağına düştüğünü”, bazılarının ise kendi şahsi davasını milletin ve ümmetin davasının önüne koyduğunu belirtti.
Bunları kenara koyduklarını, hesabını sorduklarını söyleyen Erdoğan şöyle devam etti:
“Yolumuza kararlılıkla devam ettik. Kardeşlerim, AK Parti’yi AK Parti yapan işte bu vasfıdır. Unutmayın, biz yenilenerek yürürüz. Biz tazelenerek ilerleriz. Biz her dem yeniden doğarız. Biz yanlış yapanla, nefsine yenik düşenle vedalaşır, yolumuza güçlenerek devam ederiz.”
“Devletin, milletin malına el uzatanlarla işimiz olmaz”
AKP’nin adının taşıdığı “ak” vurgusuna dikkat çeken Erdoğan, partiye yönelik herhangi bir yolsuzluk veya usulsüzlük iddiasına karşı taviz verilmeyeceğini söyledi.
Partiye emek verenlerle haksızlık ve vefasızlık temelinde bir hesaplaşma yürütmeyeceklerini belirten Erdoğan, buna karşılık kamu malına yönelik ihlaller konusunda farklı bir tutum sergileyeceklerini ifade etti:
“AK Parti adı gibi ak bir partidir. İsmiyle müsemma bir partidir. Kimse bu partinin aklığına halel getiremez. O aklığına leke süremez. Bu konuda hiç kimseye tolerans göstermeyiz. Partimize katkıda bulunmuş, bu harekete emek vermiş, omuz vermiş hiç kimseye haksızlık ve vefasızlık etmeyiz. Fakat devletin malına, milletin malına el uzatanlarla da bizim işimiz olmaz, olamaz.”
Erdoğan, yorulan veya mücadele azmini kaybeden parti mensuplarının kenara çekilebileceğini söyledi. Ancak görev başında kalanların “millete hizmet davasının hakkını vermesi” gerektiğini belirtti.
Fon soruşturması: “Yol haritamızı belirledik”
Erdoğan’ın konuşmasında son dönemde gündeme gelen fon soruşturması da önemli yer tuttu. Devlet kurumlarının süreci yakından takip ettiğini belirten Erdoğan, Kabine toplantısında ve geniş katılımlı toplantıda konuya ilişkin kararlar alındığını söyledi.
Erdoğan, tasfiyesine karar verilen fonlarla ilgili sürecin koordinasyonu için Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında tam yetkili bir kurul oluşturulduğunu açıkladı. Ayrıca Devlet Denetleme Kurulu’nun da görevlendirildiğini belirtti.
Erdoğan konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Aziz milletimiz müsterih olsun. Devletimiz, hükümetimiz gündemine hâkimdir. İlk günden itibaren mesele yakın takibimizdedir. Bütün kurumlarımızla gerekeni yapıyoruz. Dün Kabinemizde, bugün geniş katılımlı toplantımızda önemli kararlar aldık. Atılacak adımları netleştirdik, yol haritamızı belirledik.”
Erdoğan, kurulun fonların tasfiyesiyle ilgili süreci koordine edeceğini ve Devlet Denetleme Kurulu’nun da sürece dahil olduğunu belirterek çalışmaların “süratle” sonuçlandırılacağını söyledi.
“Türkiye bu meseleden temizlenerek çıkacak”
Fon soruşturmasının sermaye piyasaları açısından daha geniş bir düzenleme sürecine dönüşeceğini savunan Erdoğan, Türkiye ekonomisinin ve sermaye piyasalarının süreç sonrasında daha sağlıklı bir yapıya kavuşacağını söyledi:
“İnanıyorum ki Türkiye bu meseleden temizlenerek çıkacak. Ekonomimiz bu meseleden daha da güçlenerek çıkacak. Sermaye piyasalarımız çok daha sağlıklı bir yapıya kavuşacak. Eksikler giderilecek, sistem daha verimli, daha etkin çalışacak.”
- Olup bitenleri anlayamayanlar için fon krizi | Kerim Rota anlatıyor
- Kemal Can yazdı: Fon krizi siyasete ne yapar?
- Ruşen Çakır yorumladı | Fon krizi: Belli ki çok kale yıkılacak
Erdoğan’dan muhalefete “yolsuzluk” eleştirisi
Erdoğan, fon soruşturması ve AKP içinde yanlış yapanlara ilişkin mesajlarının ardından muhalefete yönelik sert eleştirilerde de bulundu. Bazı kesimlerin AKP’ye yönelik eleştirilerini “ahlak ve siyasi etik dersi” verme çabası olarak niteleyen Erdoğan, geçmişte yolsuzluk ve rüşvet iddialarıyla gündeme gelen kişilere sahip çıkıldığını öne sürdü.
Erdoğan, isim vermeden şu ifadeleri kullandı:
“Baklava kutularında rüşvet alanlara sahip çıktılar. Belediyeleri arpalığa çevirenlere sahip çıktılar. Yolsuzluğu, haksızlığı, iltiması, irtikâbı, her türlü kirli fesat ilişkisi ortaya saçılanlara bunlar sahip çıktılar. İstanbul’u soyanlara sahip çıktılar. Hırsıza, yolsuza, dolandırıcıya, şantajcıya sahip çıktılar.”
Devlet Denetleme Kurulu’nun yetkileri nedir?
Devlet Denetleme Kurulu (DDK), Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak çalışan, idari ve hukuki denetim ile inceleme yapan anayasal bir üst denetleme organıdır.
Şu an Devlet Denetleme Kurulu Başkanlığı görevini AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı tarafından atanan Salih Tanrıkulu yürütüyor.
Biri başkan, sekizi üye olmak üzere dokuz kişinin yer aldığı Kurul’da tüm atamalar Cumhurbaşkanı tarafından yapılıyor.
Devlet Denetleme Kurulu (DDK), Cumhurbaşkanının isteği üzerine kamu kurum ve kuruluşlarında idari soruşturma, inceleme, araştırma ve denetleme yapabiliyor. Kurulun görev alanı kamu kurumlarının yanı sıra kamu sermayesi ağırlıklı kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarını, işçi ve işveren meslek kuruluşlarını, kamuya yararlı dernek ve vakıfları da kapsıyor.
DDK, yürüttüğü denetim kapsamında kurumların her türlü bilgi ve belgesini talep edebiliyor. Kurul, defter ve kayıtları inceleyebildiği gibi kurum çalışanlarından bilgi alabiliyor; gerekli gördüğünde bilirkişi görevlendirebiliyor ve denetimin yürütülmesi için kamu kurumlarından personel görevlendirilmesini isteyebiliyor.
Denetimin engellenmesi veya güçleştirilmesi, kamu zararının artması ya da delillerin karartılması gibi durumlarda görevden uzaklaştırma tedbiri gündeme gelebiliyor.
DDK’nın yetkileri idari denetim ve soruşturmayla sınırlı. Kurul bir yargı organı olmadığı için mahkeme gibi hüküm kuramıyor, cezai karar veremiyor. Anayasa’nın 108. maddesi de yargı organlarının DDK’nın görev alanı dışında olduğunu açıkça düzenliyor. Kurul, inceleme ve denetim sonucunda hazırladığı rapor ve tespitleri ilgili mercilere sunabiliyor.
AKP Genel Başkan Yardımcısı’ydı | Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin malvarlıkları için dondurma talebi
Fon soruşturması kapsamında adı gündeme gelen eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ve AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya’nın, Özata Denizcilik hisselerinden elde ettikleri öne sürülen yaklaşık 2,2 milyar lirayı Hazine’ye iade ettiği iddia edildi. Çiftin söz konusu hisselere 163 milyon lira civarında yatırım yaptığı ve satışlardan yaklaşık 2,17 milyar lira gelir elde ettiği ileri sürüldü. Ancak resmi makamlar bu rakamları henüz Kaya çiftinin kesinleşmiş işlem dökümü olarak açıklamadı.
Öte yandan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Kaya ve eşi İlyas Kaya’nın tüm malvarlıklarının dondurulması için ilgili kurumlara yazı gönderdi. SPK mevzuatındaki etkin pişmanlık düzenlemesi elde edilen gelirin iki katının ödenmesi gerektiği belirtiyor.






