Brexit’ten dönüş mümkün mü, İngiltere yeniden AB üyesi olabilir mi?

Andy Burnham ve Ursula von der Leyen

İSTANBUL (Medyascope) – İngiltere Başbakanı Andy Burnham, Brexit’in “yarardan çok zarar verdiğini” söyledi ve İngiltere’nin Avrupa Birliği (AB) ile ilişkisini yeniden değerlendirme sözü verdi. Peki AB’ye yeniden katılmaktan İsviçre modeline kadar hangi seçenekler masada?

İngiltere Başbakanı Andy Burnham, Brexit’in İngiltere’ye “yarardan çok zarar verdiğini” söyleyerek ülkenin Avrupa Birliği ile ilişkisini yeniden ele alma sözü verdi. Brexit’in İngiltere’ye vaat edildiği gibi “kontrolü geri vermediğini”, yalnızca göç konusunda değil, ekonomi üzerinde de daha fazla kontrol sağlanamadığını savunan Burhnam, İngiltere’nin Avrupa ile uzun vadeli ilişkisine dair ortak bir zemin bulmak istediğini belirtti.

Burnham, kasım sonu ya da hemen sonrasında yapılması beklenen bir sonraki AB-İngiltere Zirvesi civarında, ülkenin Avrupa ile uzun vadeli ilişkisinin nasıl şekillenebileceğine dair farklı seçenekleri kamuoyuna sunacağını açıkladı.

Hangi seçeneklerin masada olduğunu ayrıntılandırmadı ancak AB’ye yeniden katılmayı açıkça dışlamaması dikkat çekti.

Bu çıkış, Keir Starmer’ın bugüne kadar savunduğu iki temel “kırmızı çizginin” de yeniden tartışmaya açılabileceği anlamına geliyor: Tek pazara ve gümrük birliğine geri dönmemek.

Neden şimdi?

Brexit referandumunun üzerinden yaklaşık 10 yıl geçti.

Bu dönemde İngiltere’nin AB’ye ihracatı geriledi, İngiliz pasaportu taşıyanlar için Avrupa’daki seyahat koşulları zorlaştı ve kısa süreli iş seyahatlerinde yeni bürokratik yükler gündeme geldi.

Bir başka tartışma da AB’nin hazırladığı “Made in Europe” düzenlemesi etrafında dönüyor. Düzenleme, Avrupa tedarik zincirlerini ucuz Çin ürünlerinden korumayı amaçlıyor.

İngiltere ise bu sistemin dışında kalmamak için Avrupa ülkelerinin desteğini arıyor. Hollanda, İtalya ve Almanya İngiltere’nin dahil edilmesine sıcak bakarken Fransa henüz aynı noktada değil.

Burnham’ın çıkışı tam da bu nedenle önemli: Tartışma artık yalnızca Brexit sonrasında ilişkileri “iyileştirmekten” değil, İngiltere’nin Avrupa ile hangi kurumsal modele yönelebileceğinden söz ediyor.

Peki İngiltere Avrupa Birliği’ne yeniden katılabilir mi, seçenekler neler?


Birinci seçenek: AB’ye yeniden katılmak

En köklü seçenek, İngiltere’nin yeniden Avrupa Birliği’ne katılması.

Bu, yeni bir referandum gerektirebilir ve Brüksel ile yıllarca sürebilecek müzakereler anlamına gelir.

AB’nin de İngiltere’nin yeniden ayrılmayacağına dair güçlü siyasi güvenceler isteyeceği düşünülüyor.

Yeniden üyelik, serbest dolaşımın geri gelmesi anlamına gelir. AB vatandaşları İngiltere’de, İngiliz vatandaşları da AB ülkelerinde daha kolay yaşayabilir ve çalışabilir.

Aynı zamanda malların standart kontrolleri ve gümrük işlemleri olmadan serbest ticaret yeniden mümkün hale gelir. UK in a Changing Europe’un analizine göre böyle bir model İngiltere ekonomisine yüzde 3 ila 5 arasında ek büyüme sağlayabilir.

Ancak siyasi açıdan bu en zor seçenek. Çünkü Brexit tartışmasını doğrudan yeniden açar ve özellikle göç ile egemenlik konularında sert bir siyasi mücadeleyi beraberinde getirir.

İkinci seçenek: İsviçre modeli

Bir başka seçenek, AB üyesi olmadan tek pazara çok yakın erişim sağlayan İsviçre benzeri bir model.

İsviçre, AB üyesi değil ancak tek pazara geniş ölçüde erişebiliyor. Ayrıca elektrik piyasası, Erasmus, uzay programları, Dijital Avrupa araştırma programı ve Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi gibi birçok Avrupa yapısına katılıyor.

Bunun karşılığında İsviçre, insanların serbest dolaşımını kabul ediyor ve AB’nin ekonomik uyum fonlarına yıllık katkı yapıyor.

AB, geçmişte İngiltere’ye benzer bir model önermişti ancak Boris Johnson hükümeti, düzenlemelere uyum ve serbest dolaşım şartları nedeniyle bunu reddetmişti.

Burnham’ın yaklaşımı bu seçeneği yeniden gündeme getirebilir.

Üçüncü seçenek: Avrupa Ekonomik Alanı

Bir diğer model, Norveç ve Lihtenştayn gibi Avrupa Ekonomik Alanı’na katılmak.

Bu seçenek İngiltere’ye tek pazara geniş erişim sağlayabilir ve ekonomik büyümeye yüzde 2 ila 3 arasında katkı yapabilir.

Ancak bunun bedeli de yüksek.

İngiltere’nin tek pazar kurallarını kabul etmesi, insanların serbest dolaşımını yeniden benimsemesi ve AB düzenlemelerine büyük ölçüde uyum sağlaması gerekir.

Bu model, Starmer’ın bugünkü kırmızı çizgileriyle doğrudan çelişiyor.

Dördüncü seçenek: Ortak üyelik

Daha esnek bir başka ihtimal ise “ortak üyelik” modeli.

AB, geçmişte Ukrayna için tam üyelik sürecine alternatif olabilecek daha yakın bir ilişki biçimini tartışmıştı.

Bu model İngiltere’ye mevcut durumdan daha yakın bir AB ilişkisi sağlayabilir ancak tam üyeliğin gerektirdiği bütün yükümlülükleri taşımayabilir.

Bu nedenle Starmer’ın mevcut kırmızı çizgilerini tamamen ortadan kaldırmadan İngiltere-AB ilişkisini derinleştirmek isteyenler açısından daha gerçekçi bir ara formül olarak görülebilir.

Ancak böyle bir modelin İngiltere için tam olarak nasıl işleyeceği henüz net değil.

İşçi Partisi neden daha ileri gitmek istiyor?

İşçi Partisi şimdiye kadar AB ile daha yakın ilişkiyi, Brexit yanlısı Reform UK ile arasındaki temel farklardan biri olarak kullandı. Ancak parti aynı zamanda Nigel Farage’a “Brexit’i geri çevirmeye çalışıyorlar” söylemi için siyasi alan açmaktan da çekiniyor.

Bu nedenle Starmer hükümeti bugüne kadar daha temkinli bir “reset” politikası izledi.

Ancak İşçi Partisi içinde giderek daha fazla kişi, yalnızca mevcut ilişkileri düzeltmenin kamuoyuna yeterli bir teklif sunmadığını düşünüyor.

Burnham’ın çıkışı da bu tartışmanın artık parti içinde daha açık yaşanacağını gösteriyor.

Takvim neden önemli?

Burnham’ın önünde fazla zaman yok.

Farklı seçenekleri önümüzdeki iki ay içinde tartışmaya açmak ve bunu kasım sonu ya da hemen sonrasında yapılması planlanan AB-İngiltere zirvesine yetiştirmek istiyor.

Dolayısıyla önümüzdeki haftalarda İngiltere’de Brexit sonrası dönemin en önemli tartışmalarından biri yeniden başlayabilir:

İngiltere AB ile mevcut mesafeyi mi koruyacak, yoksa tek pazardan ortak üyeliğe, hatta yeniden tam üyeliğe kadar uzanan seçenekleri ciddi biçimde masaya mı yatıracak?

Kaynak: Guardian

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş