İSTANBUL (Medyascope) – İstanbul Hepimizin Girişimi’nin hazırlayıp sunduğu, Şehir Hepimizin programında bu hafta Tuğçe Tezer ve Gürhan Ertür’ün konuğu, Dört Ayaklı Şehir Derneği program direktörü ve Can Yoldaşını Yaşat programı Koordinatörü Dr. Mine Yıldırım oldu. Yıldırım, Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun düzenlemesiyle yapılan uygulamalarla geçtiğimiz iki yılda sokakta yaşayan köpeklere neler olduğunu değerlendirdi.
Dr. Mine Yıldırım, 2 Ağustos 2024’te yürürlüğe giren ve toplumda “katliam yasası” olarak bilinen 7527 sayılı kanunla sokak hayvanlarının toplatılması, kapatılması ve bir kısmının öldürülmesinin kamu politikası haline gelmesinin ardından yaşanan durumu, bu yasanın hayvanlar ve toplum üzerindeki etkilerini değerlendirdi.
“Hayırsız Ada”
Türkiye’de sokak hayvanlarının yasal ve idari dönüşümler tarihinin kopuk olduğunu belirten Yıldırım, hayvanlara yönelik şiddetin ve kamu alanlarından dışlanma politikasının sürekli bir seyir izlediğini belirtti:
“1910 yılında İstanbul’daki 80 binden fazla köpek toplatılarak İstanbul’un en uzak ve en küçük, meskûn olmayan adası Sivriada’ya sürgün edildi ve burada öldürüldü. Biz bu olaya ‘Hayırsız Ada Vakası’ diyoruz. Adanın da bu olaydan sonra ‘Hayırsız Ada’ olarak anılmaya başladığını biliyoruz. Bu tarih aslında Türkiye’de sokak hayvanlarının yaşamını belirleyen bir milat. Felaketle açılan bir tarih bu. Sokak hayvanlarının, hayvanların ve hayvanlı bir şehir olarak İstanbul’un, hatta Türkiye’deki pek çok şehrin hayvan tarihini bir felaketler silsilesi olarak açan bir modern tarih.”

“Kamu otoritesi, şiddetin teşvik edicisi rolünü üstlenmiş”
Canlı yaşama sayı olarak yaklaşmanın, yaşamı koruma tahayyülünün bir parçası olmadığını belirten Yıldırım yasa öncesinde sokak hayvanı sayılarının kasti olarak yüksek tutulduğunu ve kamuoyunda panik yaratıldığını ifade etti.
Hayvanlara yönelik şiddetin, insanların birbirine uyguladığı şiddetin sadece bir öncüsü değil, daha ileri bir aşaması olduğunu vurgulayan Yıldırım konuşmasına şöyle devam etti:
“Bir toplumda hayvanlara yönelik şiddetin yaygınlaştığı, bu denli görünür olduğu ve bir yasa halinde, yani şiddetin yasa tarafından engellendiği değil, yasal olarak uygulandığı bir ülkede diğer şiddet biçimleri öylesine derin noktalara ulaşmıştır ki bunların hiçbirinin önünü almak ve engellemek mümkün değildir. Aksine yasa ve kamu otoritesi, şiddetin çoğaltıcısı, şiddetin teşvik edicisi rolünü üstlenmiş demektir.”
Dr. Mine Yıldırım kimdir?
Lisans ve Yüksek Lisans öğrenimini Boğaziçi Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünde, Doktorasını Siyaset Bilimi üzerine New York The New School’da gerçekleştirdi. Araştırma Alanları; eleştirel hayvan çalışmaları, hayvan etiği, kent siyaseti, insan–hayvan ilişkisi, hayvan tarihi, iklim krizi, politik ekoloji, veterinerlik etiğinden oluşuyor. 2019-2021 yılları arasında İBB İstanbul Planlama Ajansı’nda İklim Krizi, Ekoloji ve Çevre Politikaları Uzman Araştırmacı olarak çalışan Yıldırım, 2021 yılından itibaren Dr. Öğr. Üyesi olarak Kadir Has Üniversitesi’nde çalışmaktadır.








