İSTANBUL (Medyascope) – Hilmi Hacaloğlu’nun sunduğu Rivayet Muhtelif programının konuğu İktisatçı Prof. Dr. Hurşit Güneş oldu. Fon krizini değerlendiren Güneş, yaşananları hem bir “vurgun” hem de “soygun” olarak nitelendirdi.
Fon krizi tek adam rejimi krizi mi? İktisatçı ve siyasetçi Prof. Dr. Hurşit Güneş, Rivayet Muhtelif programında Hilmi Hacaloğlu’nun sorularını yanıtladı. Programda fon krizi, muhalefetin siyasi tutumu ve iktidarın ekonomi politikaları ele alındı.
“Siyaset bunu biliyor”
Yaşananları sadece ekonomik bir sorun değil, organize bir suç olarak değerlendiren Hurşit Güneş, siyasetin ve bürokrasinin süreçteki rolüne dikkat çekti:
“Bu işin içinde siyaset var. En masumuyla şunu söyleyebiliriz, ‘Siyaset bunu biliyor’. Hazine ve Maliye Bakanı aylar önce ‘manipülasyonlar var’ diyerek bunu dile getirmişti. O biliyorsa Cumhurbaşkanı da muhtemelen biliyordu. Bürokrasi ise çok defa uyarılmasına rağmen hiçbir şey yapmadı. Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) 130 defa yazıldığı ve yurt dışından yoğun uyarılar geldiği belirtiliyor ama bürokrasi sessiz kalmış.”
Güneş, fonlardan yararlanan büyük para sahiplerinin profiline de dikkat çekerek, “Bu bir soygun, aynı zamanda vurgun. Küçük tasarrufçuları bir kenara koyduğumuzda, büyük paralar yatırıp fahiş kârlar elde edenlerin hep iktidar yanlısı olduğu gözüküyor. Eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya’nın ‘haberim yoktu’ demesini masum kabul edemeyiz; tam zamanında girip zirveden çıkmak tesadüf olamaz” dedi.

“Tek adam rejimi krizlerin temel sebebidir”
Güneş, Türkiye’deki mevcut “tek adam” rejiminin bu tür krizlerin derinleşmesindeki en büyük etken olduğunu savundu. Siyasi otoritenin tek bir kişide toplanmasının, ekonomi ve denetim mekanizmalarını işlemez hale getirdiğini ifade eden Güneş, şunları söyledi:
“Bu krizin sistemik nedeni başkanlık sistemidir. Her şeyin tek bir kişiden onay beklemesi, kurumların felç olmasına yol açıyor. SPK başkanı gibi önemli atamalarda siyasi kayırmacılık yapılıyor. Bu kriz, sistemin, bu musibetin ve rezaletin çıkmasının ana siyasi temelidir. Hukukta, finansta, doğal afetlerde hep aynı yetkisizlik sorunuyla karşılaşıyoruz.”
“Mağdurların sadece ana parası ödenmeli, fahiş kârlar geri alınmalı”
Güneş, fon mağdurlarının paralarının ödenmesi konusundaki beklentilere dair de radikal bir çözüm önerisinde bulundu:
“Tüm mağdurların ana paraları ödenmeli ancak elde ettikleri kârların, nemaların tamamı tahsil edilmelidir. Kim bugüne kadar para çekmişse, isterse eski bakan olsun, hepsi getirecek, kazandıkları aşırı faizle birlikte teslim edecek. Küçük tasarrufçulara enflasyon oranında bir getiri sağlanabilir ancak kâr amacıyla risk alıp fahiş kazanç sağlayanlara sistemin fırsat vermemesi gerekir.”
“Meclis Araştırma Komisyonu kurulmalı”
Krizin tam anlamıyla aydınlatılabilmesi için idari soruşturmaların yeterli olmayacağını belirten Güneş, sürecin siyasi boyutunun araştırılması için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni (TBMM) işaret etti. Cumhurbaşkanı tarafından Devlet Denetleme Kurulu’nun görevlendirilmesini eleştiren Güneş, “Borsa İstanbul’un eski başkan yardımcısının başında olduğu bir kuruldan şeffaf bir soruşturma beklenemez. Tek çözüm, siyasi bacağın ortaya çıkması için bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasıdır,” dedi.








