İSTANBUL (Medyascope) – Rivayet Muhtelif’in bu bölümünde Hilmi Hacaloğlu’nun konuğu, gazeteci İbrahim Kahveci oldu. İbrahim Kahveci, fon soruşturmasının boyutlarını ve eski AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya’nın tutuklanmasını değerlendirdi.
Fatma Betül Sayan Kaya neden tutuklandı? Hilmi Hacaloğlu’nun sunduğu Rivayet Muhtelif programının bu bölümüne gazeteci İbrahim Kahveci konuk oldu. Programda eski AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya’nın tutuklanması ve fon soruşturması ele alındı.
Kaya’nın tutuklanmasının beklenmedik olduğunu belirten Kahveci, bu tutuklamanın, diğer gazetecilerin yaşadığı türden gerçek bir tutuklama değil, bir “PR çalışması” olduğunu ifade etti. Kahveci, Sayan Kaya’nın AKP içindeki önemli rolüne dikkat çekerek, Kaya gibi bir ismin kolayca harcanmayacağını söyledi. Perde arkasında bir anlaşma olabileceği ihtimalinin olduğunu belirten Kahveci, “Bu sır zinciri kopmaya başlarsa, AKP diye bir şey kalır mı ortada?” diye konuştu.
“SPK bu işin denetleyici kurumu”
Skandalda asıl büyük fonksiyonun Borsa İstanbul (İMKB) Başkanı Erişah Arıcan’a ait olduğunu söyleyen Kahveci şunları söyledi:
“Medyada, muhalefet tarafında herkes SPK’yı diline doladı. Ben de o gün başladım anlatmaya. Arkadaş, SPK bu işin denetleyici kurumu. Şöyle bir örnek vereyim: Bir pazara gireceksiniz, pazarın giriş kartını SPK veriyor. Ama o pazarın kendisi İMKB. Hatırlıyor musunuz, eylül ayının ortalarında bu fon işi patlayınca İMKB yaklaşık 30 şirketi endekslerden çıkardı. İMKB 30’daki bir şirketi çıkarıp İMKB 50’ye alabilirsiniz. Ya da İMKB 50’deki bir şirketi İMKB 100’e düşürebilirsiniz. Ama örneğin Destek Finans, İMKB 30’daydı ve oradan çıkarıldıktan sonra hiçbir endekse alınmadı. Tamamen endekslerin dışında tutuldu. İMKB 30, 50 ve 100 dediğimiz endeksler, borsanın en gözde şirketleri olarak sunulan endeksler. O dönem yaklaşık 30 şirket çıkarıldı. Bunların neredeyse tamamı foncu çocuklarının hisseleriydi.”
Kahveci, eski SPK Başkanı Ömer Gönül gibi tek bir isme yüklenmek yerine, son 20-25 yılın tüm SPK ve Borsa İstanbul başkanlarının, kurul üyelerinin ve daire başkanlarının soruşturulması gerektiğini söyledi.

“Meğer, din, iman söylemi ile foncu çocuklar bir aradaymış”
İbrahim Kahveci, 2022’den bu yana emeklilerin TÜİK’in düşük açıklanan enflasyon verileri nedeniyle 3,2 trilyon lira kayba uğradığını savundu. Gerçek enflasyon üzerinden hesaplandığında bu kaybın 4-4,5 trilyon liraya ulaşabileceğini belirten Kahveci, “Milletten ses çıktı mı? Çıkmadı” dedi.
Fon tartışmalarının özellikle iktidar seçmeninde şok yarattığını ifade eden Kahveci, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Para değil, inanç sömürüsünün açığa çıkması dağıttı ortalığı. Millete vatan, millet derken bunların arka planda fon peşinde koştuğu ortaya çıktı. AKP’nin tarlası dindar tarla değil, foncu tarlaymış. Toplum bunu görünce şok oldu. Ben muhalif tarafta çok büyük bir şok ve tepki görmüyorum. Asıl şoku AKP yaşıyor. Çünkü sattıkları ürünün defolu olduğu ortaya çıktı. Bir doktorun sattığı ürünü kendisinin kullanmaması gibi bir durum. Din, iman söylemiyle foncu çocuklar meğer bir aradaymış. Toplum bu şoku yaşıyor. Bu nedenle kelle verme durumunda kaldıklarını düşünüyorum. Ancak bunun da bir kelle verme değil, PR çalışması olduğunu düşünüyorum. Hâlâ aynı iddiadayım.”








