İSTANBUL (Medyascope) – Kayyumun atandığı 14 Ekim sabahı Halk TV’de neler yaşandı? Yeni bir Halk TV kurulacak mı? Hilmi Hacaloğlu’nun sunduğu Rivayet Muhtelif programının bu haftaki konuğu Halk TV Program Müdürü Kürşad Oğuz oldu. Oğuz, Halk TV’ye kayyum atanmasına giden süreci ve Türkiye’de gazeteciliğin ve medyanın genel durumunu değerlendirdi.
Halk TV Program Müdürü Kürşad Oğuz, Halk TV’ye kayyum atanmasını ve gazetecilerin karşı karşıya olduğu genel durumu değerlendirdi. İçeride bu tür bir müdahale olasılığını konuştuklarını belirten Oğuz, Halk TV gibi geniş bir kitleye ulaşan, halkın “çocuğu gibi” gördüğü ve gerçeği aktardığı bir kanala bu denli “kör gözün parmağına” bir müdahalenin yapılmayacağını düşündüklerini ifade etti. Kürşad Oğuz, müdahalenin siyasi olduğunu ve bunun mali bir operasyon olmadığını söyledi.
Halk TV neden susturuldu?
Kılıçdaroğlu, katıldığı canlı yayında Cafer Mahiroğlu’nun neden Türkiye’ye gelmediğini sorarken, kanalı RTÜK’e şikayet ettiklerini söylemişti. Kürşad Oğuz, Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının ardından kayyum kararının geldiğinin altını çizdi:
“Bu sesleri kesmenin bu ülkeye de kendilerine de faydadan çok zararı var, emin olsunlar. Yani o söyledi diye mi oldu, öbürü ekledi diye mi oldu? Zaten bir kurgu vardı da ondan mı oldu? Bunlar artık beni de ilgilendirmesin istiyorum. Birtakım insanlar bir şeyler söylüyor, bir sürü trol var biliyorsun. Tweet atıyorlar, sonra bu bir dalgaya dönüşüyor. ‘Halk TV’yi kapatın, orayı kapatın, burayı kapatın’ diyorlar. Buraları siz kurmadınız. Buraları halk takip ediyor, halk seviyor. Özetle, bunun siyasi bir müdahale olduğu doğru. Ama o söyledi diye mi oldu, yoksa daha uzun süredir mi planlıyorlardı, bilmiyorum.”
Halk TV’ye yönelik mali baskıların zaten mevcut olduğunu vurgulayan Kürşad Oğuz, bunun medya üzerindeki demokrasi ve eşitlik sorununa işaret ettiğini ifade etti.

O sabah neler oldu?
Kürşad Oğuz, olay sabahı binaya alınmadığını, kayyumun “yayınlara devam edebilirsiniz” söylemlerinin asılsız olduğunu, doğrudan rejiyi ele geçirerek yayını kestiğini söyledi. Oğuz, olay sabahını işte şöyle anlattı:
“İçeride bulunanlar haricinde dışarıdan kimseyi almadılar. Önce kayıt alınması engellenmek isteniyor. Herhalde artık tecrübe kazandıkları için doğrudan rejiye girmişler. Ana kumandaya gitmişler ve yayını almışlar. O saatten sonra polis marifetiyle, TMSF’nin insanları, yani teknik elemanlar oraya girdi. Artık televizyonu bilen insanlar mı var, reji mensupları mı var, gerçekten bilmiyorum. Ama belli ki bu işi bilen insanlar girmiş oraya. Bir şekilde rejiye el konmuş. Ondan sonra bizim yayınla ilgili yapacak bir şeyimiz yok. Bize ‘Niye direnmediniz?’ deniyor. Ne yapabilirsiniz ki? Rejiye girip taş mı atalım? Yayın kesildiği andan itibaren yapacak hiçbir şey yok. En azından televizyon açısından yapacak bir şey kalmadı.”
Saat 07:30 civarı dışarıdakiler için arama yapıldığını söyleyen Oğuz, bütün katların polis eşliğinde arandığını aktardı. Mali Şube’nin de orada bulunduğunu ve birtakım belgeleri aradıklarını belirten Oğuz, “Biz de ‘Buyurun, bizim gizli saklı bir şeyimiz yok’ dedik. Ondan sonra insanları içeri aldılar. Şirketlerden Halk TV’ye para gelip gelmediği, Cafer Mahiroğlu’nun şirketleriyle para alışverişi olup olmadığı konusunda dün birkaç avukatla konuştum. Onlar, “Bizde öyle bir şey yok. Bizim bildiğimiz, gördüğümüz öyle bir şey yok” diyorlar. Ben işin mali kısmını gerçekten bilmiyorum. Oradan oraya para geldi mi, buradan buraya para gitti mi, program müdürü olarak zaten bilemezsin” diye konuştu.








