İSTANBUL (Medyascope) – Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın transferinin ardından, CHP’den AKP’ye geçen belediye başkanlarını ve muhalefetin bu kopuşlar karşısındaki tutumunu değerlendirdi.
CHP’den seçilen bir belediye başkanı niçin AKP’ye geçer? Ruşen Çakır, yerel seçimlerin ardından başlayan transfer dalgasının bilançosuna dikkat çekti. AKP’ye şu ana kadar 108 belediye başkanının katıldığını, bunların 43’ünün Yeniden Refah Partisi, 36’sının CHP ve 11’inin İYİ Parti’den seçildiğini vurgulayan Çakır, özellikle CHP’den kopuşlara odaklandı.
Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu ve Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal gibi CHP’li isimlerle başlayan sürecin Tuzla’da Eren Ali Bingöl, Keçiören’de Mesut Özarslan, Çiğli’de Onur Emrah Yıldız ve Foça’da Saniye Bora Fıçı gibi ilçelerle devam ettiğini belirten Çakır, “Bir yerde başladığı zaman devamı geliyor. Özlem Çerçioğlu ile başladı, yapanın yanına kâr kaldığını görünce arkası geldi” dedi.
“Korktukları için gittiler”
Belediye başkanlarının AKP’ye geçiş nedenlerini “sadakat ve korku” ekseninde değerlendiren Çakır, şunları söyledi:
“Özlem Çerçioğlu ve Burcu Köksal hakkında dosyalar olduğu, içeri girmemek için bu tercihi yaptıkları söyleniyordu. Cemil Tugay hakkında bir şey yoktu ama kolaylıkla olabilirdi. Önce bağımsız kalacağını söyledi, bunu yaptığında zaten gideceği belliydi. İktidar insanları kimi zaman korkutuyor, kimi zaman gözlerini kamaştırıyor.”
Tugay’ın adaylık sürecini de hatırlatan Çakır, Tugay’ın kurultayda Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’na destek veren tek ilçe başkanı olduğu için ödüllendirildiğini savundu. İzmir gibi bir büyükşehiri hak etmediği yönünde eleştiriler alan Tugay’ın AKP’ye geçişiyle ilgili eşinin daha önce söylediği “AKP’ye geçerse boşarım” sözlerini hatırlatan Çakır, rozet töreninde eşinin de yer aldığına dikkat çekti.

“Partiler bu kişileri neden tutamadı?”
Transfer olan isimlerin arkasından sadece “hain” denilip geçilmesini siyaseten yetersiz bulan Çakır, asıl sorgulanması gerekenin muhalefetin bu süreçteki pasifliği olduğunu ifade etti:
“Gidenler suçlu, onları alanlar suçlu ama bu süreçlere müdahale edemeyenlerin hiç mi kabahati yok? İktidar korkutuyor veya nimet sunuyor; peki siz muhalefet olarak neden bir alternatif geliştiremiyorsunuz? Cemil Tugay’ın AKP’ye geçeceği aylar öncesinden biliniyordu. Grevdeki işçi düşmanı tutumu ortadayken, zaten gideceği belli olan birini pekala partiden ihraç edebilirlerdi. Şimdi arkasından hain demenin bir anlamı yok. Oradaki temel motivasyon AKP’nin gelmemesiydi. Bu isimleri seçen İzmirlinin o 1 milyonu aşkın oyu nereye gitti?”








