İSTANBUL (Medyascope) – “Halk TV olayı bize neler söylüyor?” Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır, Halk TV’ye kayyum atanmasını, kararın siyasi boyutları ve gazeteciler üzerindeki etkileri ile değerlendirdi. Çakır, kararın yalnızca kanal yönetimini değil, gazetecileri ve toplumun haber alma hakkını da etkilediğini vurguladı.
Ruşen Çakır, “Halk TV olayı bize neler söylüyor?” başlıklı videoda Halk TV’ye kayyum atanmasını ele aldı. Çakır, müdahalenin İmamoğlu’nun savunması ve fon kriziyle aynı döneme denk gelmesine dikkat çekerek bağımsız gazeteciliğin giderek zorlaştığını dile getirdi. Kayyum kararının ardından kanalın yayınlarının durdurulmasına tepki gösteren Çakır, gazetecilerin çalışma hakkına dikkat çekti:
“Bir yayın organı, televizyon olabilir, internet sitesi, gazete, radyo vs. Öncelikle çalışanlarındır. Sahibi tabii ki vardır, sahipleri vardır bazı durumlarda ama esas olarak çalışanlarındır. Siz sahibine birtakım suçlamalar yönelterek orada çalışanların çalışmalarını engelleyemezsiniz ve çalışanları çok ciddi bir şekilde kaygıya sevk edemezsiniz.”
“Esas mesele tabii ki siyaset”
Halk TV’ye yönelik müdahalenin siyasi boyutu olduğunu belirten Çakır, “En ufak bir şeyde bir fotoğraf yayınladı diye gazetecinin tutuklandığı bir ülkedeyiz. Ve konuşulan şeylerin hepsi para pul işleri ama esas mesele tabii ki siyaset. Halk TV bugün Türkiye’de muhalif medya denilince ilk akla gelen yer. Özellikle 19 Mart krizinden sonra Halk TV çok önemli bir iş yapıyor. Saraçhane’den başlayarak dünkü CHP, bugünkü YENİ Parti’nin mitinglerini canlı yayınlıyor. Muhabirler sahadan bildiriyor” dedi.
Müdahalenin Ekrem İmamoğlu’nun savunmasına başladığı gün gerçekleşmesini değerlendiren Çakır şöyle devam etti:
“Dört gün verdi mahkeme reisi. Ve daha biz savunmayı beklerken Halk TV haberiyle uyandık. Bunu hani denk getirdiler demiyorum. Denk geldi. Bilerek ya da bilmeyerek denk geldi. Ama ne oluyor? Şimdi Halk TV konuşuyoruz. Daha da Halk TV konuşacağız ve İmamoğlu’nun savunması arada kaynayıp gidecek.”
Gazetecilerin ekonomik koşullarına ve toplumun desteğine de değinen Çakır, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Gazetecilikte inat etmek, ısrar etmek giderek zorlaşıyor. İnsanlar gazeteciliği bir dava olsun diye yapmıyorlar, bir meslek olarak yapıyorlar ama bu mesleğini yaparken de bazı değerlere, kendilerine yakın gördükleri bazı değerlere sahip çıkıyorlar. Ama buradan geçiniyorlar. Birçok kişi gazetecilere böyle bakmıyor. Onların paraya ihtiyacı yokmuş gibi, onların çoluk çocuğu yokmuş gibi.”








