İSTANBUL (Medyascope) – Fransa’da öğrenci protestolarında 14 yaşındaki Eden’in çenesi polis müdahalesiyle kırıldı, 17 yaşındaki Enzo hastanelik oldu. Gözaltına alınan yaklaşık 6 bin 900 kişinin yüzde 86’sı çocuk. Gençlerin Fransa’da sokaklarda attığı slogan ise polis şiddetini özetliyor: “Ciddiye alınmak için çok küçüğüz, dövülmek içinse yeterince büyüğüz.”
Fransa’da eylül ortasında eğitim sistemindeki sorunlara karşı başlayan ve ülke geneline yayılan protestolar, polis şiddeti tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Özellikle çocukların ağır yaralandığı müdahaleler, güvenlik güçlerinin gösterilerde kullandığı yöntemlere yönelik tepkileri büyüttü.
- Fransa’da sokak hareketleri nasıl başladı, nasıl devam ediyor?
- Fransa’daki protestolarda “Bismillah” sloganı nereden çıktı?
El Cezire’nin görüştüğü 17 yaşındaki Enzo, bir polis memurunun kolundan tuttuğunu, başka bir polisin ise arkasından copla vurduğunu anlattı. Başından yaralanan ve hastanede dikiş atılan Enzo, “Hâlâ travma yaşıyorum. Bizi korumak yerine bize saldırıyorlar” dedi.
Sosyal medyada yayılan ve bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanan görüntülerde, öğretmenlerin öğrencileri korumak için oluşturduğu insan zincirini aşan polislerin cop ve yakın mesafeden biber gazıyla müdahale ettiği görülüyor.
Polis müdahalesinde ağır yaralanan çocuklardan biri de 14 yaşındaki Eden.
Avukatı Elsa Marcel’e göre Eden, Saint-Ouen-l’Aumône kentinde bir okul protestosunun birkaç metre uzağında, alçak bir duvarın üzerinde oturup telefonuna bakıyordu. Bu sırada üç polis çocuğa yaklaştı.
Olayın görüntülerinde bir polisin Eden’e copla vurduğu, ardından başka bir polisin yüzüne doğru göz yaşartıcı gaz sıktığı görülüyor. Avukatı, atışın yaklaşık 1,5 metre mesafeden yapıldığını ve polislerin yaralı çocuğu acil yardım çağırmadan yerde bıraktığını söylüyor.
Çenesi parçalanan Eden’in ailesi, cinayete teşebbüs suçlamasıyla şikâyette bulundu.
Gözaltına alınanların yüzde 86’sı çocuk
Fransa İçişleri Bakanlığı’nın verilerine göre protestoların başlamasından bu yana yaklaşık 6 bin 900 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanların yüzde 86’sı reşit değil.
Polis denetim kurumu IGPN ise güvenlik güçlerinin protestolar sırasındaki davranışlarına ilişkin 36 ayrı soruşturma başlattı.
Geçen hafta sonu 500 binden fazla kişi sokaklara çıktı. Başkent Paris’teki gösterilere yaklaşık 100 bin kişi katıldı. Protestoların önemli bir bölümü barışçıl geçerken bazı gruplar mağazaları yağmaladı, binaları ateşe verdi ve polisle çatıştı.
Fransız yetkililer, güvenlik güçlerinin protestoları bastırmak amacıyla hareket ettiği suçlamalarını reddediyor. İçişleri Bakanı Laurent Nuñez, polisin güç kullanımının orantılı olması gerektiğini savunurken yüzlerce güvenlik görevlisinin de yaralandığını vurguladı.
Fransa’da polis neden bu kadar sert müdahale ediyor?
Fransa’da protestolara müdahale yöntemleri uzun yıllardır tartışılıyor. Napolyon döneminden gelen merkezi devlet anlayışında polis, öncelikle devlet otoritesini ve kamu düzenini korumakla görevli bir kurum olarak görülüyor.
Bu yaklaşım, göstericilerle müzakere etmek yerine sokakların kontrolünü sağlamaya öncelik veren güvenlik politikalarına da yansıyor.
Polisin kullandığı yöntemler arasında göstericileri çevreleyerek belirli alanlara sıkıştırmak, göz yaşartıcı gaz, kauçuk mermi ve ses bombaları bulunuyor. İnsan hakları örgütleri, bu uygulamaların barışçıl protestocuları da tehlikeye attığını belirtiyor.
Fransa’da 2018’de başlayan Sarı Yelekliler protestoları sırasında da çok sayıda kişi ağır yaralanmıştı. Haziran 2023’te ise 17 yaşındaki Nahel Merzouk’un polis tarafından öldürülmesi ülke genelinde protestolara yol açmıştı.
Paris Barosu’ndan avukat Ainoha Pascual’a göre çocukların ağır yaralanmasına neden olan müdahaleler, gençlerle devlet arasındaki uçurumu daha da büyütüyor. Pascual, “Bir nesli kaybediyorlar” dedi.
Protestolarda gençlerin sıkça kullandığı sloganlardan biri ise polisle aralarındaki gerilimi özetliyor:
“Ciddiye alınmak için çok küçüğüz, dövülmek içinse yeterince büyüğüz.”








