İSTANBUL (Medyascope) – Sırbistan’da 16 kişinin hayatını kaybettiği tren istasyonu faciasının ardından başlayan öğrenci protestoları, iki yıl sonra 14 yıllık iktidarı sandıkta yenilgiye uğrattı. Tek bir liderleri bulunmayan, kararlarını ortak alan ve “Her köye bir öğrenci” kampanyasıyla seçmenlere ulaşan hareketin desteklediği liste, resmî olmayan sonuçlara göre parlamentoda çoğunluğu kazandı. Vučić yenilgiyi kabul ederken öğrencilerin mesajı “Sırbistan özgür” oldu. İşte Vučić’i deviren lidersiz öğrenci hareketinin hikâyesi.
Sırbistan’da yaklaşık iki yıldır protestolara öncülük eden öğrenciler, Aleksandar Vučić’in 14 yıllık siyasi hâkimiyetine sandıkta son verme yolunda tarihi bir başarı elde etti. 25 Ekim Pazar günü yapılan erken parlamento seçimlerinde, öğrencilerin desteklediği Öğrenci Listesi, iktidardaki Sırp İlerleme Partisi’ni (SNS) geride bıraktı.
Resmî olmayan sonuçlara göre Öğrenci Listesi’nin 250 sandalyeli parlamentoda yaklaşık 138 milletvekili kazanması bekleniyor. Vučić de seçim gecesi yenilgiyi kabul etti.
Belgrad’dan Novi Sad ve Niş’e kadar ülkenin birçok kentinde binlerce kişi sokaklara çıkarak sonucu kutladı.
Öğrenci hareketi ise sosyal medya hesabından kısa bir mesaj paylaştı: “Sırbistan özgür.”
Kutlamaların en sembolik anlarından biri, Belgrad’daki parlamento binasının önünde yaşandı. Vučić yanlılarının yaklaşık 18 ay önce kurduğu ve “Ćaciland” adıyla bilinen çadır kampının çevresindeki metal bariyerler, “Vučić gidiyor” sloganları eşliğinde söküldü.
Peki, tek bir lideri ve geleneksel bir parti örgütü olmayan öğrenciler bunu nasıl başardı?
Her şey 1 Kasım 2024’te Novi Sad tren istasyonunun beton sundurmasının çökmesi ve 16 kişinin hayatını kaybetmesiyle başladı, hatta hayatını kaybedenler arasında 6 yaşında bir çocuk da var. Yenileme çalışmalarındaki ihmal ve yolsuzluk iddialarının ardından öğrenciler, hayatını kaybedenler için yolları 16 dakikalığına kapatarak protestolara başladı.
Başlangıçta üniversite kampüsleriyle sınırlı olan gösteriler kısa sürede ülke geneline yayıldı. Çiftçiler, sanatçılar, öğretmenler, yargı mensupları ve farklı meslek grupları da protestolara katıldı.
Ocak 2025’te artan baskı üzerine dönemin başbakanı istifa etti. Mart 2025’te ise Belgrad, Sırbistan tarihinin en büyük hükümet karşıtı gösterilerinden birine sahne oldu.

Liderleri olmadan nasıl örgütlendiler?
Öğrenci hareketini geleneksel siyasi partilerden ayıran en önemli özellik, tek bir liderinin bulunmaması.
Hareketin temelinde doğrudan demokrasi anlayışı var. Kararları belirli bir parti yönetimi veya siyasi lider değil, öğrencilerin ve yurttaşların katıldığı genel kurullar alıyor.
Öğrenciler, protestolar boyunca oluşturdukları bu örgütlenme biçimini seçim kampanyasına da taşıdı. Parlamento için belirlenen 250 aday, yurttaş meclislerinin onayından geçti.
Guardian’a konuşan ve adının açıklanmasını istemeyen bir öğrenci, hareketin çalışma biçimini şöyle anlatmıştı:
“Hareketimizin özü doğrudan demokrasi. Bu ortak çabanın amacı, insanların kendilerini yalnızca izleyici değil, karar alma sürecinin bir parçası olarak hissetmelerini sağlamak.”
Hareketin kullandığı sloganlardan biri de “Sırbistan mı, mafya mı?” oldu. Öğrenciler bu sloganla, iktidar partisinin organize suçla bağlantılı olduğu ve kamu kurumlarında siyasi kayırmacılık yaptığı yönündeki iddialara dikkat çekti.

“Her köye bir öğrenci” kampanyası nasıl işe yaradı?
Öğrencilerin seçim stratejisi yalnızca büyük kentlerde gösteriler düzenlemekten ibaret değildi.
“Her köye bir öğrenci” kampanyasıyla Vučić’in güçlü olduğu kırsal bölgelere ulaşmaya çalıştılar. Gönüllüler ev ev dolaşarak seçmenlerle konuştu, taleplerini dinledi ve seçim günü için destek topladı.
Başkent Belgrad’ın Krnjača semtindeki çalışmaları takip eden Guardian’ın aktardığına göre bazı seçmenler, öğrencilere iletişim bilgilerini vererek seçim günü nasıl yardımcı olabileceklerini sordu.
Hareketin hedeflerinden biri de siyasetten uzaklaşmış seçmenleri yeniden sandığa götürmekti.
Seçimlerden birkaç gün önce Belgrad’da düzenlenen son büyük öğrenci mitingine yaklaşık 150 bin kişi katıldı. 25 Ekim’de ise ülke genelinde sandıkların önünde uzun kuyruklar oluştu. Seçim gözlemcilerinin verileri, katılımın 1992’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştığını gösterdi
Parlamento nasıl oluşacak?
Seçim sonuçlarının ardından ortaya çıkan en dikkat çekici ayrıntılardan biri, Öğrenci Listesi’nden seçilen milletvekilleri arasında tek bir öğrencinin bile bulunmaması.
Hareket, siyasi deneyimi sınırlı gençlerden oluşan bir aday listesi hazırlamak yerine toplumda tanınan ve kendi alanlarında deneyimli isimleri tercih etti. Listede üniversite öğretim üyeleri, doktorlar, sanatçılar, sporcular ve ekonomistler yer alıyor.
Öne çıkan isimlerden bazıları eski basketbolcu ve EuroLeague Başkanı Dejan Bodiroga, oyuncu Tihomir Stanić, opera sanatçısı Nikola Mikić ve Sırbistan Merkez Bankası’nın eski başkanı Dejan Šoškić.

Listenin ilk sırasında ise Novi Sad’da kardiyoloji profesörü olan Ilija Srđanović var. Ancak Srđanović’in başbakan olması beklenen kesin bir sonuç değil. Yeni hükümete kimin liderlik edeceği henüz netleşmedi. Eski Merkez Bankası Başkanı Šoškić’in adı da başbakanlık için gündeme gelen isimler arasında.
Öğrenciler ne istiyor?
Öğrenci hareketinin 11 maddelik programının merkezinde yolsuzlukla mücadele ve devlet kurumlarının yeniden yapılandırılması bulunuyor.
Hareket, yolsuzluk suçlarını soruşturacak özel bir polis birimi kurulmasını, protestoculara yönelik hukuksuz müdahalelerde bulunan veya organize suçla bağlantısı olan kamu görevlilerinin görevden alınmasını istiyor.
Bir diğer önemli hedef ise medya reformu. Öğrenciler, kamu yayıncılığının siyasi etkiden kurtarılmasını ve kamu kuruluşlarının başına partiye yakın isimlerin atanmasına son verilmesini savunuyor.
Bu taleplerin hayata geçirilmesi ise yalnızca seçim kazanmayı değil, uzun yıllardır SNS’nin etkili olduğu devlet kurumlarında kapsamlı değişiklikler yapılmasını gerektiriyor.
Öğrenci hareketini şimdi ne bekliyor?
Öğrencilerin önündeki en büyük soru, seçimlerden sonra hareketin nasıl devam edeceği.
Parlamentoya seçilen isimler öğrenciler değil. Buna karşın seçim kampanyasında verilen vaatlerin arkasında öğrenci hareketi bulunuyor.
Öğrenciler, adayları için yaptıkları açıklamada, bu kişilere sokaklarda yürüttükleri mücadelenin bir bölümünü devlet kurumlarına taşıma sorumluluğu verdiklerini vurguladı.
Ancak bazı kritik başlıklarda hareketin henüz ayrıntılı bir ortak tutumu bulunmuyor. Sırbistan’ın Avrupa Birliği üyeliği, Rusya’yla ilişkileri ve Kosova meselesi gibi konular, seçim sonrasında yeni tartışmaları beraberinde getirebilir.
Guardian’a konuşan öğrenci de seçim öncesinde bu sınavın farkında olduklarını söylemişti:
“Yönetimi değiştirdikten sonra Sırbistan’da asıl büyük tartışma başlayacak. AB’ye katılmalı mıyız? Dış politikamız ne olmalı? Ülkeyi nasıl demokratikleştireceğiz? Ama şu anda seçimlere odaklanıyoruz.”






