Faik Öcal yazdı: Dinin geleceği, insanın yarını, dünyanın sonu (5) – Belirsiz öngörüler ve örtülü mesajlar

Neden “Belirsiz öngörüler ve örtülü mesajlar” dedik? Profesör Ali Köse bu eserinde Batı dünyasından belirsiz öngörüler çıkarıp onların üzerinden Müslüman dünyasına da örtülü mesajlar gönderiyor. Bu yüzden biz sonuç kısmı yerine “Belirsiz öngörüler ve örtülü mesajlar” demeyi tercih ettik.

Kitabın ana teması sekülerleşme. Yazar süratle ve kontrolsüz biçimde sekülerleşen dünyanın nereye gittiğini sorguluyor. Dünya, insanı ele geçirmiştir. İnsan tabiatın değil, dünyanın bir parçası olmuştur. İnsan dünyanın elinde adeta oyuncağa dönüşmüştür.

Dünya bambaşka bir evreye geçmiştir. İnsan potansiyel olarak çok şey yapabilecekken aynı zamanda her şeyi kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadır.

Faik Öcal yazdı: Dinin geleceği, insanın yarını, dünyanın sonu (4) – Belirsiz öngörüler ve örtülü mesajlar
Faik Öcal yazdı: Dinin geleceği, insanın yarını, dünyanın sonu (5) – Belirsiz öngörüler ve örtülü mesajlar

Din eski sınırlarını korumadığı gibi şekil değiştirecek, varlığını devam ettirecek ama daha da küçülerek, hayatımızda daha az yer kaplayarak. Din, insanlarla somutlaşan bir yapı olup bizzat Allah’ın kendisi değildir. Bu demek değildir ki Allah’ın insan hayatındaki yeri de azalacak, küçülecek. Biz burada tam tersini iddia ediyoruz: Teknoloji dinlerin içine yerleşmiş sahte putları yıkarak insan zihninin görmesi için Allah’a daha çok saf ve özgür bir alan açacak. Tabii, bunu yaparken teknolojinin kendisinin de putlaştığının farkındayız. Teknoloji kendi dinini kurup Allah’ın karşısına çıkacak. Hakikati görmek isteyenin önünde tek bir engel olacak: Dataizm.

“Doğuştan dijital çocuklar” 21. yüzyıla damgasını vuracak. Teknoloji hayatımızın her yerinde olacak. Hakikat başımızın üzerinde olduğu gibi duracak. Başını kaldıran hakikatle göz göze gelecek. Görüyoruz ki çoğu insan gökyüzünü unutacak, başını kaldırmak onların akıllarından geçmeyecek. Çünkü “hafıza zinciri” koptu bunlarda. Tekno Tanrı yeni bir hafıza zinciri yaratacak ama bu asıl olanın yerini tutamayacak: idealar âlemi.

Dini doğru ve hakiki biçimde yaşayan ebeveynler olmasıdır. Maalesef anne babalar dinden uzak yaşıyorlar. Onların çocukları da dini bilmiyor. Birkaç nesil sonra din ailede, toplumda olmayabilir. Bu tehlike sadece Hristiyan Batı dünyası için geçerli değildir. Örtülü mesaj ile Müslümanlara şu uyarı verilmektedir: Hakikate dönmezseniz sonunuz Batı’nınki gibi olacak.

Faik Öcal yazdı: Dinin geleceği, insanın yarını, dünyanın sonu (4) – Belirsiz öngörüler ve örtülü mesajlar
Faik Öcal yazdı: Dinin geleceği, insanın yarını, dünyanın sonu (5) – Belirsiz öngörüler ve örtülü mesajlar

Maddeye dayanan ve manadan kopuk bireyselleşme Batı dünyasına hâkim olmuş vaziyettedir. İslam coğrafyasında da devletler, cemaatler, tarikatlar, dinî vakıflar gibi kurum ve kuruluşlar İslam’ın içini boşalttığı için Batı menşeili bireyselleşme bilhassa Müslüman gençler arasında görülmektedir. Müslümanlar şirazesi kopmuş bir tespih tanesi gibi sağa sola savrulmuş vaziyettedir. Gençler bir arayış içindedir. Daha doğrusu bir kaçış. Hakikatin ellerinden alındığını gören gençler ne yapacağını bilmeyip farklı mecralara yönelmektedirler.

Yanlış din algısı hakiki dinin yerini tutmuş vaziyettedir. Özellikle dini temsil eden kurum ve kişilerin yetersizliği bu yanlış algının asıl sebebi olmaktadır. Hristiyanlığın başına gelen İslamiyet’in de başına gelebilir; eğer İslamiyet’i temsil eden kurum ve kişiler kendilerini düzeltmezse. Fakat İslam coğrafyasına baktığımızda yanlış din algısının her yere hâkim olduğunu görüyoruz.

Kitaba yöneltebileceğimiz eleştiri ise şöyledir: Amerika’da 10-15 milyon arasında Müslüman yaşamaktadır. Bugün Almanya’da dahi yedi milyon kadar Müslüman yaşamaktadır. Toplamda Batı’da bu sayıyı hesaba katarsak ortaya çok yüksek bir rakam çıkar. Fakat Ali Köse Hoca sanki buralarda hiç Müslümanlar yaşamıyormuş gibi kitabını yazmış.

Faik Öcal yazdı: Dinin geleceği, insanın yarını, dünyanın sonu (4) – Belirsiz öngörüler ve örtülü mesajlar
Faik Öcal yazdı: Dinin geleceği, insanın yarını, dünyanın sonu (5) – Belirsiz öngörüler ve örtülü mesajlar

Peki ortaya nasıl bir dünya düzeni çıkıyor?

Daron Acemoğlu, yeni çıkan Hangi Liberal Demokrasi? kitabında (2026) şu tespiti yapıyor: İki sınıflı dünya düzeni kurulmaktadır: üst katman (teknokratlar ve elitler: Bill Gates, Mark Zuckerberg, Elon Musk, Ray Kurzweil, Larry Page, Sergey Brin, Jensen Huang, Larry Ellison, Jack Dorsey, Laurene Powell Jobs, Eric Schmidt, Dustin Moskovitz, Gordon Moore, Jan Koum, Robert Pera, Charles Schwab, John Doerr, John Sobrato, Marc Benioff, Travis Kalanick, George Lucas, George Roberts, David Filo, Jeffrey Skoll, Rupert Johnson Jr., Dagmar Dolby, Scott Cook gibiler. Bunlar aynı zamanda yeni efendilerimiz!) ve alt katman (sistemin dışında kalan herkes). Üst katmanda teknoloji ve yapay zekâyı elinde tutan büyük teknoloji patronları, şirket elitleri ve onları asiste eden mühendisler/teknokratlar vardır. Alt katmanda ise yapay zekâ ve otomasyon nedeniyle emeği yerinden edilen, üretim süreçlerinden dışlanan ve ekonomik-siyasi sesini tamamen kaybeden geniş halk kitleleri vardır.

Son söz olarak, kitap kendi alanında başarılı olup dünyamızın geleceği hakkında verdiği fikirlerle ufuk açıcıdır.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş