Bi’ de Buradan Bak (1): Kobani davasının konuşulmayan mahpusları | Fon krizinde ilk “kurban töreni” 

İSTANBUL (Medyascope) – Gözde Şeker ile “Bi’de Buradan Bak”’ın ilk bölümünün konukları Birgül Gür, Erhan Ürküt ve Nazır Kapusuz oldu. Şeker, konukları ile Kobani davası tutuklularını ve Fatma Betül Sayan Kaya’nın tutuklanmasını konuştu.

“Bi’de Buradan Bak”’ın ilk bölümünde Gözde Şeker’in konukları, eski HDP MYK Üyesi Nazmi Gür’ün eşi Birgül Gür, eski HDP MYK Üyesi Ali Ürküt’ün oğlu Erhan Ürküt ve Türkiye İşçi Partisi Parti Meclisi Üyesi Nazır Kapusuz oldu. Programda fon krizi ve Kobani davası konuşuldu.

Fon krizinde ilk “kurban töreni”

Nazır Kapusuz, soruşturmanın yalnızca kişiler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini, asıl meselenin bu süreci mümkün kılan sistem olduğunu söyledi. Kaya’nın tutuklanmasını bir siyasi iletişim hamlesi olarak değerlendiren Kapusuz, soruşturmanın kapsamının daraltıldığı görüşünde. Fon piyasasında benzer işlemler yapan çok sayıda kişinin bulunduğunu belirterek “Fatma Betül Sayan Kaya gibi ben tahminen 150-200 tane daha insan olduğunu düşünüyorum” diyen Kapusuz, soruşturmanın yalnızca fon işlemlerini gerçekleştiren kişilerle sınırlı tutulmasının, karar alma mekanizmalarındaki sorumluların gözden kaçırılmasına yol açabileceğini ifade etti.

Borsa İstanbul, Takasbank ve Türkiye Varlık Fonu arasındaki yönetim ilişkilerine dikkat çeken Kapusuz şöyle konuştu:

“Biz hep Erişah Arıcan’ı konuşuyoruz. Çünkü Türk kurumlarının başında. Ama ortada bir şema var. Bu suç örgütünün üyelerinin tek başına davranması imkânsız. Burada denetim kurulunun başlıklarında olan insanlar da aynı tornadan çıkan, aynı kalibrede olan insanlar. Borsa İstanbul’un 1600 çalışanı var. Sıradan bir vatandaş hisse almaya kalktığında hemen uyarı mekanizması devreye giriyor. Ancak Fatma Betül Sayan Kaya gibi isimler söz konusu olduğunda bu mekanizma çalışmıyor. Yöneticiler birbirlerini uyarmıyor. Bunun tesadüf olması imkânsız. Bence bu sistemin patlamayacağını, sürekli devam edeceğini düşündüler. En azından seçimlere kadar idare etmek istediler. Ama bu plan patladı. Bir kurban verilmesi gerekiyordu. Şimdi de bunu bir ahlak dersi hâline getiriyorlar.”

Bi' de Buradan Bak (1): Kobani davasının konuşulmayan mahpusları | Fon krizinde ilk “kurban töreni” 
Bi’ de Buradan Bak (1): Kobani davasının konuşulmayan mahpusları | Fon krizinde ilk “kurban töreni” 

Kobani davasının konuşulmayan mahpusları

Nazmi Gür’ün tutuklanma sürecini anlatan Birgül Gür, soruşturmanın 2014’te Kobani’de yaşanan saldırılara karşı yapılan dayanışma çağrıları ve atılan tweetler üzerinden başlatıldığını, ancak altı yıl boyunca bekletildikten sonra yeniden gündeme getirildiğini söyledi. Gür, eşinin ve diğer siyasetçilerin insani değerlere sahip çıkmak ve Kobani halkıyla dayanışmak nedeniyle hedef alındığını savundu. Yıllardır süren tutukluluğun aileler üzerindeki etkisine de değinen Gür, çocukların anne ve babalarından ayrı büyüdüğünü, ailelerin yargılama tamamlanmadan suçlu ilan edildiğini belirtti.

Ali Ürküt’ün sağlık durumuna dikkat çeken Erhan Ürküt ise babasının cezaevine girdiğinde sağlıklı olduğunu, ancak cezaevi koşullarında ciddi bir hastalığa yakalandığını söyledi. Dosyadaki delilleri eleştiren Ürküt, “Bugün itibarıyla, 6 Kasım tarihi itibarıyla Kobani dosyasının sayfa sayısı 1 milyonu geçti. Gerekçesine baktığınız zaman iki tweet bir retweet” dedi. AİHM kararlarına rağmen tahliyelerin gerçekleşmediğini vurgulayan Ürküt, babasının ve diğer siyasetçilerin tutukluluklarının hukuki değil siyasi bir süreç olduğunu savundu.

Birgül Gür iki yıl önce başlayan çözüm sürecinden umutlu olmak istediğini, ancak sözlerden çok somut adımlar beklediğini ifade etti. Gür, “Ben umutlu olmak istiyorum ama somut adımları da sözlerden çok görmek istiyorum” diyerek tutuklu siyasetçilerin adil yargılanma ve özgürlük taleplerini yineledi.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş