Suriye iç savaşı

Suriye iç savaşı haberleri sayfasında Suriye iç savaşı hakkında son dakika bilgileri, güncel gelişmeler, videolar, fotoğraflar ve araştırma dosyaları bulunmaktadır. Geçmişte ve bugün yeni yayımlanan yüzlerce haberi sayfamızdan takip edebilirsiniz.

Suriye İç Savaşı, Mart 2011’de Suriye devlet başkanı Beşar Esad’ın Baas rejimine karşı Arap Baharı protestolarının bir parçası olarak ülke genelinde düzenlenen büyük ölçekli gösteriler ve demokrasi yanlısı mitingler ile başlamıştır. Suriye Ordusu eylem ve ayaklanmaları bastırmak için görevlendirilmiş ve askerler ülke genelinde göstericiler üzerine ateş açmıştır. Çok sayıda protesto, Esad’ın emriyle güvenlik güçleri tarafından ölümcül baskınlarla şiddetle bastırılmış; bunun sonucunda çoğu sivil on binlerce kişi gözaltına alınmış ve öldürülmüştür. Suriye’deki ayaklanma, kısa sürede ülke genelinde ilki Albay Riyad Esad tarafından kurulan Özgür Suriye Ordusu olmak üzere çeşitli direniş milislerinin kurulmasıyla genişlemiş ve 2012’de tam bir iç savaşa dönüşmüştür. Çoğunlukla firari askerler ve sivil gönüllülerden oluşan muhalif güçler, merkezi bir liderlik olmaksızın isyana başlamışlardır. 2012 sonlarındaki bir BM raporu, iç savaşın Nusayri Şebbiha milisleri ve Sünni muhalifler arasında süregelen “bariz derecede mezhepsel” bir çatışma olduğunu bildirmiş, fakat hem muhalefet, hem de hükûmet bunu reddetmiştir.

İç savaş, zamanla çok taraflı bir vekâlet savaşına evrildi. 2014 yılında Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD), Doğu Suriye ve Batı Irak’ın kontrolünü ele geçirdi ve bu durum, ABD’yi IŞİD’e karşı hava bombardımanı başlatmaya yöneltti. ABD, YPG liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) kara desteği ve malzeme sağladı. 2014’te ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyon, SDG’yi sahadaki kara gücü olarak kullanarak askerî operasyonlara başladı. IŞİD, Rakka ve Deyrizor harekâtlarında yenilgiye uğratıldı. İran, Rusya ve Hizbullah, Baas rejimini askerî olarak destekledi; İran, 2013’te; Rusya ise Eylül 2015’te doğrudan müdahalede bulundu. Muhalif güçler Katar ve Türkiye’den silah aldı. 2013’te Rakka’yı ve 2015’te İdlib’i ele geçirerek Suriye Geçici Hükûmeti’ni kurdular. Türkiye, 2016’dan itibaren Suriye Millî Ordusu ile birlikte YPG ve IŞİD’e askerî harekâtlar düzenledi; Suriye’nin Halep Vilayetinin kuzey kırsalındaki bazı bölgeleri kontrol altına aldı. İdlib Vilayetinde, Hey’et-i Tahrîrü’ş-Şâm, 2017’den 2024’e kadar bölgeyi yöneten teknokrat bir yönetim olan Suriye Kurtuluş Hükûmeti’ni kurdu.

2015’te başlayan Rus askerî müdahalesi Suriye muhalefetinin toprak hakimiyetini istikrarlı bir şekilde geriletti. Aralık 2016’da rejim yanlısı güçlerin dört yıllık Halep Muharebesi’nde elde ettiği zafer ile savaştan önce Suriye’nin en büyük şehri olan Halep’i geri alması savaşın seyrinde büyük bir kırılma noktası idi. Aralık 2019’a gelindiğinde Baas/Rus güçleri, muhaliflerin elindeki kalan tek il olan ve yurt içinde yerinden edilen kişiler ile birlikte 5 milyon nüfusa ulaşan İdlib’i ele geçirerek Suriye İç Savaşı’nı kesin zafer ile sonuçlandırmak amacıyla bir taarruz başlattı. Bu taarruz ile gelişen Baas/Rus ilerleyişi sırasında 27 Şubat 2020’de 34 Türk askerinin ölümüne yol açan rejim saldırısı yaşandı. Türkiye, karşılık olarak Bahar Kalkanı Harekâtı’nı başlatarak Baas rejimi güçlerine ağır kayıplar yaşattı ve Baas-Rus güçlerinin muhalif Suriyeli sivil halkı Türkiye’ye “sürme” projesini engelledi.

6 Mart 2020’de Türkiye cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya cumhurbaşkanı Vladimir Putin arasında İdlib ateşkesine ilişkin anlaşma imzalandı. Bu süreçte, Türk Silahlı Kuvvetleri İdlib’in çevresinde çok sayıda gözlem noktası kurarak muhaliflerin kontrolündeki son şehri rejim taarruzuna karşı güvence altına aldı. Mart 2020 İdlib ateşkesinin ardından Esad rejimi ile muhalifler arasındaki cephe çatışmaları büyük ölçüde azaldı ve Suriye iç savaşı toprak kontrolünün neredeyse hiç değişmediği uzun süren bir sönümlenme dönemine girdi. 2023’e gelindiğinde iç savaş büyük ölçüde çıkmaza girmişti; rejim değişikliği umutları tükenmiş, barış görüşmeleri sonuçsuz kalmıştı. Bölgedeki bazı hükûmetler Esad ile diyaloğa girme konusundaki tutumlarını değiştirmeye başladı. Ülkenin yaklaşık üçte ikisini kontrol eden Esad’ın iktidarı güvence altına alınmış gibi görünüyordu.

27 Kasım 2024’te Hey’et-i Tahrîrü’ş-Şâm (HTŞ) liderliğinde ve Türkiye destekli silahlı grupların da katıldığı Suriye muhalif gruplarından oluşan bir koalisyon, Suriye hükûmetine karşı beklenmedik bir taarruz başlattı. Saldırı, Esad hükûmetinin kilit müttefikleri olan Rusya, İran ve Hizbullah’ın diğer çatışmalar (Şubat 2022’de başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı ve Ekim 2023’te patlak veren Orta Doğu krizi) nedeniyle zayıflamasının ardından gerçekleşti. Üç gün içinde Halep’in ele geçirilmesi ülke genelindeki devrimcilere ivme kazandırdı. Ardından Hama, 5 Aralık’ta ve Humus, 7 Aralık’ta devrimcilerin eline geçti. Güney Operasyonları Odası, Deraa’da hükûmete bir taarruz başlattı ve Şam’ın güney banliyölerine doğru ilerlemeye başladı, Palmira’yı ele geçiren Suriye Özgür Ordusu ise doğudan Şam’a yaklaştı. Şam, 8 Aralık’ta isyancıların eline geçti ve HTŞ, Esad’ın Moskova’ya kaçmasıyla birlikte 61 yıllık Baas rejiminin sonunu ilan etti. HTŞ lideri Ahmed Şara (Colani), Suriye’nin fiili lideri oldu.

Raporlara göre savaş boyunca on binlerce muhalif devlet hapishanelerinde hapsedilmiş, bu göstericiler sistematik işkenceye ve teröre maruz bırakılmıştır. Savaşta %88’i Esed rejimi ve müttefikleri tarafından olmak üzere 219-306 bin sivil öldürüldü. Sivil ve savaşçı toplam can kaybı 470-610 bine ulaştı ve bu, Suriye iç savaşını 21. yüzyılın en ölümcül savaşlarından biri hâline getirdi. Ayrıca, milyonlarca insanın Türkiye, Lübnan, Ürdün, Irak ve Almanya’ya sığınması büyük bir mülteci krizine yol açtı.

Medyascope'u destekle

Birlikte büyüdük, birlikte direndik. Şimdi birlikte sürdürelim. Bize katıl ve hikayenin parçası ol.

Haber akışı