Batılı istihbaratçıların gözünden IŞİD’in geleceği

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Fransız Mediapart sitesinde, “Gizli servislerin gözünden IŞİD” başlıklı, Matthieu Suc imzalı bir analiz yayınlandı. Yazıda yer alan iddiaların kaynağını, Suc’un üç aylık bir zaman diliminde bölgede bulunan Batılı istihbarat servisleriyle yapmış olduğu görüşmeler oluşturuyor.

Yazıda, örgütün ayakta kalmak adına önümüzdeki yıl başvuracağı öngörülen muhtemel taktik değişikliklere yer verildi. İstihbarat uzmanlarına göre, örgütün izleyebileceği üç muhtemel yol görülüyor: Sahayı koruma, üçüncü bir ülkede yeniden yapılanma ve Avrupa’ya dönüş.

Fransız istihbaratının en olası bulduğu seçenek ise bunlardan ilki.

IŞİD’in gizli servisi Fırat Vadisi’nde

Uzmanlar, elinde tuttuğu toprakların büyük bir kısmında hakimiyetini tamamen yitiren IŞİD’in, yeniden yapılanmaya gittiğini ve örgütün üst düzey kadrolarının büyük ölçüde yer değiştirdiğini belirtiliyor. IŞİD karşıtı mücadelede önemli roller üstlenen bir uzmana dayandırılan iddiaya göre, sahayı tamamen terk ederek Fırat Vadisi’ne geçen kadrolar arasında örgütün gizli servisi ‘Amniyat’ da var. Yazının devamında ise İsrail gizli servisi Mossad’ın; IŞİD’in, Musul ve Rakka’nın düşüşünün ardından, 2017 başında yer değiştirmiş olduğu bilgisini Fransız istihbaratıyla paylaşmış olduğu hatırlatılıyor ve Amniyat’ın, ‘yurtdışı operasyonların planlanmasından sorumlu’ kadrolarının, savaş bölgelerinden kaçarak Mayadin çevresine yerleştikleri belirtiliyor.

Bunun yanı sıra, yazıda örgütü yalnızca uluslararası koalisyonla girdiği çatışmaların değil, ‘örgütü destelemeyen Müslümanların eylemlerde hedef alınıp alınamayacağı’ gibi tartışmalar ekseninde yaşanan örgüt içi anlaşmazlıkların da zayıflatmış olduğu belirtiliyor. İddialara göre, 2016 sonbaharından bu yana ön cephede savaşmayı reddettiği için ‘döneklik’le suçlanarak idama mahkum edilen örgüt üyelerinin sayısı 175’i buluyor.

Bugün meselenin cephede ya da cephe gerisinde savaşmaktan ziyade örgütün yeniden canlandırılması için mücadele etmek olduğu yorumunda bulunan Suc, Bağdat’a sızmayı başaran IŞİD’in burada, gelecekte çok sayıda kişiyi hedef alan eylemler düzenlemek üzere bekleyen pek çok hücresinin bulunduğunu aktarıyor. Gizli sevrisler ise örgütün bunun gibi büyük çaplı eylemeleri Şam’da yapma kapasitesine erişmiş olmasından endişeli.

IŞİD mali krizde

Yazıda, halifeliğin yıkılmasından, örgütün yeniden toparlanmasına kadar geçecek olan süre zarfında yabancı savaşçıların durumunun ne olacağı üzerinde özellikle duruluyor. 1000’e yakınının sonradan girdiği çatışmalarda öldürüldüğü tahmin edilen 2.100 civarında yabancı savaşçının bölgede bulunduğu iddiaları farklı istihbarat uzmanları tarafından dile getirilirken, bir istihbarat örgütünün, Kürt savaşçılara, öldürdükleri IŞİD mensuplarının şecerelerini tespit etmeleri için DNA test kitleri dağıtıldığı şeklinde bir ayrıntıya da yer veriliyor.

Örgütün maddi olarak da krizde olduğu ve üyelerin, daha fazla mali yardım yapmaları yolunda yakınlarına baskı yaptığı iddialarına da yer verilen yazıda, mücahitlere verilen aylığın da azaltıldığı belirtiliyor. IŞİD’in 29 Haziran 2014’te halifelik ilan etmesinden bu yana Fransa’dan örgüte gönderilen paranın 650.000 dolar değerinde olduğu kaydedilirken, örgütün bu yardımlardan yalnızca kısa bir süre için faydalanabildiği belirtiliyor.

“Göç ve İkmal Komitesi” hala çalışıyor

Yazıda dile getirilen bir diğer iddia ise, IŞİD’in girdiği çıkmazda, ne Fransa’ya dönebilecek, ne de örgütle ‘sonuna kadar gidebilecek’ kişiler için Heyet Tahrir El Şam’ın giderek bir alternatif olarak ufukta belirmesi. Buna göre, 2018’de örgütten kopmalar yaşanabileceği ve Avrupa kökenli üyelerin, Fransız menşeli Fırkatul Gurba benzeri örgütlere geçişlerinin söz konusu olabileceği öngörülüyor.

Yazıda üçüncü bir ülkeye gitme seçeneğinin çeşitli nedenlerle muhtemel görünmediği yorumu yapılırken, Fransız cihatçıların Türkiye üzerinden Avrupa’ya dönmesinin ise ancak operasyonlar neticesinde Türkiye üzerinden, Fransa’ya gönderilmek üzere sınır dışı edilmesiyle ya da bu kişilerin teslim olmasıyla mümkün olabileceği belirtiliyor. 2017 yılında teslim olmak üzere Fransa’ya dönenlerin sayılarının onlarla ifade edildiği bilgisi verilirken, IŞİD’in Fırat Vadisi’ndeki kalesinin de düşmesiyle bu sayının artabileceği öngörülüyor.

Birden fazla kaynağa dayandırılan bir başka iddia ise Amniyat’a bağlı olan ve tüm Batılı istihbarat servislerinin odağını teşkil ettiği belirtilen, ‘Göç ve İkmal Komitesi’ adlı bir hücreyle ilgili. Suc’un ‘cihatçıların yasadışı turizm ajansı’ diye andığı söz konusu oluşum, örgütün, farklı ülkelere göndereceği üyelerinin seyahat belgelerinin ve kalacak yerlerinin ayarlanması, yol masraflarının hesaplanması ve kaçak cihatçıların güvenliğinin sağlanması gibi işlerden sorumlu bir birim olarak işliyor.

“Yazıda ayrıca, IŞİD’in bölgedeki fiili halifeliğinin yıkılmasıyla birlikte Fransa toprağında terör riskinin azaldığı yönündeki yaygın kanının aksine, örgütün Irak ve Suriye’de yaşadığı toprak kaybına paralel olarak Avrupa’daki saldırılarını arttırdığı tespitine yer veriliyor. Tespit şu şekilde : Bunların çoğu (…) ‘düşük yoğunluklu’ diye tabir edilen, çoğunlukla kesici aletlerle gerçekleştirilen, gelişigüzel saldırılar ve halifeliğin hiçbir zaman parçası olmamış, ellerindeki imkanları kullanarak yaşadıkları ülkeyi tedirgin etmek isteyen yerel aktörler tarafından gerçekleştiriliyor.”

 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus