Şiddet, tehdit, baskı: Alman eğitimciler okullardaki Yahudi karşıtı vakaların artışından endişeli

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Alman toplumunda ve özellikle okullarda son aylarda artışa geçen anti-Semitizm bağlantılı şiddet vakaları başta Yahudi öğretmenler olmak üzere eğitimcileri kaygılandırıyor. Alman eğitimciler şimdilerde, okullardaki artan Anti-Semitizm eğiliminin önüne geçmenin yollarını arıyor.

Washington Post gazetesinde Rick Noack ve Luisa Beck imzasıyla yayınlanan habere göre; Almanya’daki okullarda görev yapan Yahudi kökenli öğretmenler, Yahudi olduklarını okullarda açıkça dile getirip getirmeme arasında kalmış durumda.

Yükselişe geçen bu anti-Semitizm vakaları Yahudi kökenli olsun olmasın, Alman okullarındaki öğretmenleri endişeye sevkediyor. Zira öğretmenler benzer durumlarla karşılaştıklarında nasıl davranacaklarını tam olarak bilmiyorlar. Bazı öğretmenler bu konuda özel dersler alıyor. Michall Schwartze ve Anna Furer da bunlardan ikisi.

Frankfurt’ta yaşayan 41 yaşındaki tarih ve siyaset öğretmeni Michal Schwartze, kimliğini açıklamak konusunda uzun süre düşünmüş ve sonunda açıklamaya karar vermiş. “Tarih ve siyaset öğrettiğim için öğrenciler benim taraflı olduğumu düşünebilirdi” diyen Schwartze, ancak ırkçılık ve ayrımcılık konusunda taraf olmanın daha önemli olduğunu düşündüm” şeklinde konuşuyor.

Başkent Berlin’de öğretmenlik yapan 32 yaşındaki Anna Furer ise daha çekimser. Hitler’i öven öğrencilerle de karşılaşan Furer, Yahudi kimliğini gizlemeye devam ediyor. Furer daha önce de okul koridorlarındaki çeşitli ulusların bayrakları arasında bulunan bir İsrail bayrağının yırtılmasına şahit olmuş.

Almanya’da yaklaşık 200 bin Yahudi yaşıyor. Alman Hükümeti’nin dün (8 Ağustos) açıkladığı rakamlara göre; 2018 yılının ilk yarısında anti-Semitizm bağlantılı suçlarda yüzde 11’lik artış görüldü. Bu suçların beşte biri ise başkent Berlin’de işlenirken yüzde 80’den fazlasının faili aşırı sağcılar.

Okullarda da Yahudi karşıtlığı arttı

Yahudi aleyhtarı suçlardaki bu artış Almanya’daki okullara da yansıyor. Geçtiğimiz Aralık ayında Berlin’deki bir devlet lisesindeki Yahudi bir öğrencinin, Yahudi kimliğinden dolayı okul arkadaşları tarafından ölümle tehdit edildiği basına yansımıştı. Özel okullarda da benzeri olaylar yaşanmış, yine Berlin’deki elit bir uluslararası özel okuldaki Yahudi bir öğrenci, arkadaşları tarafından hırpalanmıştı.

Berlin’de ayrımcılık karşıtlığıyla ilgili konularla ilgilenen resmi bir dairenin şefi olan Saraya Gomis, konunun zorluğuna dikkat çekiyor. “Anti-Semitizm çeşitli şekillerde ortaya çıkıyor. Bazı durumlarda konuyla ilgili meşru bir soruyla pür bir nefreti ayırmak oldukça zor” diye konuşan Gomis, “tam bir Yahudi karşıtı olan nefret dolu insanlar da var, sadece konuyla ilgili hiçbirşey bilmeyen cahil insanlar da var” diyor.

Saraya Gomis
Saraya Gomis

Aynı zamanda bir eyalet olan Berlin şehrinin yerel hükümetiyle işbirliği halinde çalışan Almanya Amerikan Yahudi Komitesi’nin (AJC) Berlin Direktörü Deidre Berger, “şu ana kadar bildiğimiz tek şey, bu konuyla nasıl başa çıkacağımız” diyor. Berger; “ilk tespitlerimiz bize komplo teorilerinin toplumda oldukça yaygın olduğunu gösteriyor ve öğretmenler bunlara nasıl karşılık vereceğini bilmiyor” şeklinde konuşuyor. Berger; öğrencilerden bazılarının dini liderlerine olan sadakatlerinin öğretmenlerin sınıflarındaki otoritesinin altını oyduğunu söylerken şu örneği veriyor: “Örneğin bir öğrenciye öğretmeni bir şey söylediğinde; ‘şey, buna inanmıyorum, bunu gidip imama sormam lazım’ şeklinde cevap veriyor”.

Anti-Semitizm’in kaynakları konusunda tartışma var

Konuyla ilgili yeterli bilimsel veri bulunmuyor. Bu yüzden kimi gözlemciler Yahudi karşıtlığının artmasıyla göçmen sayısının artmasını doğru orantılı bulurken, kimileri bunu doğru bulmayarak Alman toplumuna içkin bir Yahudi karşıtlığının su yüzüne çıkmaya başladığını savunuyor.

Deidre Berger
Deidre Berger

Deidre Berger, başta Başbakan Angela Merkel olmak üzere hükümetin çabalarının yetersiz olduğunu ve öğretmenlerin kendilerini yalnız hissettiğini söylüyor. Almanya’nın federal yapısı gereği 16 eyaletin birbirinden bağımsız eğitim uygulamalarına sahip olmaları da ulusal çapta bir çözüm bulunması yönünde engel teşkil ediyor.  

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus