New York Times gazetesi köşe yazarlarından Wajahat Ali, Yeni Zelanda’da Müslümanlara yönelik düzenlen terör saldırılarına ilişkin Twitter’da bir zincir yayınladı. Ali, “Aşırı sağcı beyaz ırkçıların IŞİD’i ile karşı karşıyayız” dedi.
Wajahat Ali zincirinde, Yeni Zelanda’daki saldırıdan sadece Müslümanların değil, tüm dünyanın endişe duyması gerektiğini vurguladı ve saldırganın internet üzerinden radikalleştiğini yazdı.

Saldırganın internette yayınlanan yazısına değinen Ali, bu yazının Norveçli katil Anders Breivik’inkiyle benzerlik taşıdığını vurguladı (Breivik 2011 yılında Norveç’te Sosyalist Parti gençlik kampını basmış ve 70’ten fazla genci öldürmüştü).
Hem Yeni Zelanda’daki saldırgan hem de Breivik, söz konusu “manifestolarında” 1863’teki Viyana Kuşatması’na atıfta bulunuyorlar. Her ikisine göre de bu savaş, Avrupa’nın İslam’ın genişlemesine “dur” dediği tarih.

Ali, hem Breivik hem de Yeni Zelanda’daki saldırganın Müslümanları ve göçmenleri “bizim toprakları işgal” sebebiyle cezalandırmak istediğini yazdı ve bu söylem ile ABD’de Kasım 2018’de yapılan ara seçimlerde aşırı sağın söyleminin aynı olduğunu belirtti.
Wajahat Ali, Yeni Zeland’daki saldırganın “kahraman” olmak istediğini ve “Batı Medeniyeti”ni kurtarmak için ne yapılması gerektiğini gösterdiğini yazdı. Ali, Yeni Zelanda’daki saldırı ile Kanada ve ABD’de son yıllarda Müslümanlara ve Yahudilere düzenlenen saldırılar arasında benzerlikler olduğunu vurguladı.

Ali’ye göre bu aşrı sağcı, beyaz üstünlükçü, ırkçı ideoloji, “Müslümanlar ve Yahudiler bizim yerimize geçmek istiyor, buna izin vermeyeceğiz” söylemi üzerine kurulu.
Ali bunun IŞİD’den herhangi bir farkının olmadığını belirtiyor.
Let me quickly explain why the Christchurch mosque shooting affects many of us, not just Muslim communities. If the shooter's manifesto and social media feed are accurate, he was inspired by a right wing ideological infrastructure that thrives, recruits and radicalizes online 1/
— Wajahat "Social Distance Yourself" Ali (@WajahatAli) March 15, 2019








