Kamera/Kurgu: Egemen Gök
Ekrem İmamoğlu, CHP İstanbul 2. Bölge Seçim Koordinasyon Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. İmamoğlu, Bahçeli ve Erdoğan’a çağrıda bulundu ve 1994 seçimlerinde Erbakan’ın, Nurettin Sözen ve Tayyip Erdoğan’ın elini kaldırdığı fotoğrafı göstererek “25 yıl sonra kazananın elini kaldırmak bu kadar zor mu? Gelin elimizi kaldırın” dedi.

1994 seçimleriyle bugünü karşılaştıran İmamoğlu, “Nereye geldik biz? Hangi dönemde yaşıyoruz? 21. yüzyıldayız. Bu fotoğraf 1994 yılından, 25 yıl önce. 25 yıl sonra kazananın elini kaldırmak bu kadar zor mu? Gelin elimizi kaldırın, biz de bu cennet vatanın saygın bir vatandaşı olarak ve 16 milyon saygın insanın yaşadığı cennet İstanbul’un belediye başkanlığını en güzel şekilde yapmaya başlayalım, normalleşelim. Ben adalet istiyorum” diye konuştu.
İmamoğlu ayrıca, MHP lideri Devlet Bahçeli ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da seslendi: “Dün yapmıştım. Bugün de yapıyorum. Sayın Devlet Bahçeli’ye seslenmek istiyorum. ‘Seçim bir oyla da kazanılır’ demişti. Bu sürece dair katkılarını talep ediyorum. Bu sürece katkı sunmalılar. Bu süreci kişisel kaygıları, hataları, kendi aralarındaki kavgaları olan insanların önünde Bahçeli’nin set kurmasını talep ediyorum. Bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu olarak talep ediyorum. Sayın Erdoğan’dan da bunu talep ediyorum. Toplumun bu ıstırabı çekmemesi, vicdanlara sığmayan bu durumun Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan tarafından da bu sürecin noktalaması için adım atmasını talep ediyorum. Birbirimiz kutlamayı, birlikte çalışmayı, normalleşmeyi, bir arada milli meselelerde nasıl yan yana durabileceğimizi gösterecek bir atmosferi sağlama görevimiz var. Bu anlamda kendilerine süreci takip etme çağrısı yapıyorum. Bu çağrıyı her gün yapacağım.”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde yaşananlara dair ihbarların ötesinde tespitleri olduğunu söyleyen İmamoğlu şunları kaydetti: “Zaman kazanılıyor olabilir. İstanbullunun kaybedecek bir dakikası yok. Yani İBB içinde bu süreçte neler olabileceğine dair birtakım elbette duyum ve tespitlerimiz var. Somut tespitlerimiz var. Bazı kuruluşlara başvurup iptal edemedikleri dijital verilerin silinmesi için neler yaptıklarını biliyoruz. Bunları günü geldiğinde, yetkiyi alıp oraya gittiğimizde neler olduğunu paylaşacağız. İSPARK’ta neler döndüğünü biliyoruz. Personelin nasıl baskı altına alındığını biliyoruz. Bizler seçilmişleriz, bizler geçiciyiz. Orada çalışanlar ise daimi unsurlar. Kendilerine yaptırılmak istenen usulsüz iş ve işlemlere, ‘Dur’ desinler. 16 milyonun vicdanı onların elinde.”








