San Francisco’da polisin yüz tanıma teknolojisini kullanması yasaklandı

Teknolojinin kalbi San Francisco, suistimale yol açabileceği gerekçesiyle polis ve diğer kurumların yüz tanıma teknolojisi kullanmasını yasakladı. 

Geçtiğimiz gün yapılan oylamada bire karşı sekiz oyla kabul edilen yasayla, San Francisco, polis yetkilerini kısıtlayan ABD’deki ilk eyalet oldu. Polis, yüz tanıma teknolojisini küçük suçlardan toplu katliamlara kadar birçok adli olayı aydınlatmak için kullanıyordu.  

Gelecek hafta yeni bir oylama yapılacak, fakat sonucun değişmesi beklenmiyor.

Yetkililer geçen haziran, Annapolis şehrindeki bir gazete bürosunu basarak beş kişiyi öldüren saldırganı tespit etmek için de bu teknolojiden yararlanmıştı.

Bazı sivil toplum kuruluşları yüz tanıma teknolojisinin kullanımının devlet tarafından suistimal edilebileceğini ve böylece aşırı baskıcı bir gözetim mekanizmasının önünün açılabileceğini iddia ediyor.

San Francisco’daki yüz tanıma teknolojisiyle ilgili yapılan tartışmaların çoğu şimdilik teorik düzeyde. Bu sistem genellikle pasaport kontrollerinde ve büyük stadyumlarda yapılan etkinliklerde kimlik tespiti için kullanılıyor. Suçlu tespitlerinde ise ancak uzun idari süreçler sonucunda kullanımına izin veriliyor.

New York Times gazetesine konuşan Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği avukatı Matt Cagle, konuyla ilgili olarak “Bu teknoloji devlete insanların günlük hayatlarını izlemek için eşi benzeri görülmemiş bir imkan sunuyor. Bu durum demokrasiyi sakatlayabilir” dedi. Avukat Cagle, San Francisco’da onaylanması beklenen yasayı ise “halkı teknolojiye karşı korumak için ileriye yönelik bir adım” olarak tanımladı.

Massachusetts eyaletinde de yüz tanıma ve diğer biyometrik tarama sistemlerinin kısıtlanmasıyla ilgili yasa tasarısı tartışılıyor.

Aktivistler, yüz tanıma teknolojisinin gelişerek günlük hayata entegre olması durumunda oluşabilecek insan hakları ihlallerine dikkat çekmeye çalışıyor.

IBM ve Microsoft’un geliştirdiği yüz tanıma teknolojisi üzerine yapılan araştırmalar, sistemin en iyi sonucu beyaz erkekleri tespit ederken verdiğini gösterdi. Bu da özellikle suçlu tespitinde kadınlar ve farklı ırklardan insanları risk altında bırakıyor.

Yüz tanıma teknolojisinin devlet tarafından kullanımının yol açtığı en kötü senaryolardan biri Çin’de yaşanıyor. Çin’de, Uygur Türklerini gözetim altında tutmak için, 200 milyon kameradan oluşan ulusal bir gözetim sistemi kurulduğu ortaya çıkmıştı.

Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği ve diğer kuruluşlar, Çin örneğinde de olduğu gibi bu durumun ABD’deki özellikle düşük gelirli göçmenlerin yaşadığı mahalleleri hedef haline getirebileceğini savunuyor.

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar