Sinop’ta nükleer santral çalışması durdu: “Ağaçların kesildiği alanın beton yığınına dönüşmesinden endişe ediyoruz”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, G-20 Zirvesi öncesi Japonya’da Nikkei gazetesine verdiği mülakatta, “Hem maliyet, hem de takvim bakımından başlangıçtaki anlaşmamızla uyum içinde olmayan bir tabloyla karşılaştık. Japonya ile enerji işbirliğimizi sadece nükleer enerji alanıyla sınırlamıyoruz” dedi. Sinop’taki çalışmaların durması ise nükleer karşıtlarını tatmin etmedi.

Santral ilgili çalışmalara, geçen yıl Japon firmasının fizibilite raporunu sunmasının ardından ara verilmişti. Son süreç hakkında Sinop’ta Nükleer Karşıtı Platform Sözcüsü Zeki Karataş ile konuştuk. Karataş, “Nükleer belası henüz bitmedi, durdurulmuş olması bir şey ifade etmiyor, projeden tamamen vazgeçilmesi gerekir” dedi.

Bölgedeki çalışmaların geçen yıl durduğunu hatırlatan Karataş şöyle devam etti:

“Geçen yıl da Japon ortaklar bir fizibilite çalışması yaptı ve zaten bitirmeye çalışıyorlardı. Biz o zaman biliyorduk ki 22 milyar dolarlık rakam 44 milyon dolara çıkmıştı. Enerji Bakanlığı Japonlar’ın fizibilite çalışmasını inceledi ve o rakama çıkılmayacağı için çalışma durduruldu.”

Karataş, Erdoğan’ın Nikkei gazetesine verdiği mülakatta yaptığı açıklamaları sevindirici bulmadıklarını söyledi ve “Nükleer belası henüz bitmedi, durdurulmuş olması bir şey ifade etmiyor, projeden tamamen vazgeçilmesi gerekir” dedi.

Çalışmalar süresince oluşan ağaç ve orman tahribatından da bahseden Karataş, “Bu kadar ağaç kesildi, nükleer durdu, bu kadar ağaç ne olacak?” diye sordu.

Orman Bakanlığı’nın konuya ilişkin olarak, “Bir taraftan kesiyoruz bir taraftan dikiyoruz” dediğini belirten Karataş, kesilen ağaçların 40 yıllık olduğunu, bu ağaçların tıraşlama yöntemiyle kesildiğini ve dolayısıyla aslında yok edildiğini söyledi.

Karataş, ağaç tahribatının yapıldığı bölgelerle ilgili asıl kaygısını da şu sözlerle dile getirdi:

“Yarın bir gün bu ağaçların kesildiği yerler başka bir şeye de çevrilebilir, beton yığınına da dönüştürülebilir. Aklımıza bile getirmek istemiyoruz bu ihtimali ama olursa buna da müsaade etmeyeceğiz.”

Sinop’ta santralin kurulması planlanan bölgeler kamulaştırıldı ve bu alanlarda bulunan ağaçlar tıraşlama yöntemiyle kesildi. Enerji Bakanlığı’nın yanı sıra, burada Japon ortaklar tarafından da fizibilite çalışmaları yapıldı.

Karataş, bölgenin zemininin nükleer santral için uygun olmadığına da vurgu yaptı:

“Geçici olarak o bölgedeki 13 kilometrelik alanda, Enerji Bakanlığı tarafından teknik çalışma yapılıyordu. Hatırlayın, Akkuyu’da atılan temel iki defa çatladı. Burada da Boyabat fay hattı 90 kilometre öteden geçiyor. Dolayısıyla aynı şey burada da olabilir. Japonlar bunu da görüp çalışmayı durdurmuş olabilir. Yani tek sebep para olmayabilir.

Santralin kurulacağı zemin sağlam bir zemin değil, bozuk kayalıklar kümesi halinde o bölge. Dalga yukarıya çıkıyor, orada kalıyor, güneş vurunca tuzlu suyu kurutuyor ve bazalt kayalıkları oluşuyor. Yani kaya sağlam değil. Bunun üzerine santral kurulması da mantıklı değil. Japonlar’ın bunu görmemesi mümkün değil, bunu bizim bilim insanları da gördü fakat doğal yaşam sermaye sebebiyle göre göre tehlikeye atılıyor. Hatırlayalım, Çernobil olduğunda yapılan açıklamaları. ‘Radyasyonlu çaydan bir şey olmaz’, ‘Radyasyon kemiklere iyi geliyor’, ‘Tüp de patlayabilir’ diyorlardı.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus