Salgın var söylentisi ortalığı karıştırdı. Türkiye’de son aylarda gizli-açık bir “uyuz salgını”ndan söz ediliyor. Ancak salgın var mı yok mu henüz anlaşılabilmiş değil! Peki bu endişe nereden çıktı?
Ocak ayının son günü, İstanbul-Sarıyer’deki Adile Sadullah Mermerci Polis Meslek Yüksekokulu’nda uyuz salgını nedeniyle eğitime 10 gün ara verildiğine dair haberler yayıldı. Okul yönetimi “Öğrencilerimize 2019-2020 eğitim öğretim yılı takvimine göre izin verilmiştir” açıklaması yapsa da haberler salgın endişesini güçlendirdi. Aynı sıralarda, uyuz tedavisinde kullanılan ilaçların piyasada bulunamaması, hastanelerin deri ve zührevi hastalıklar birimlerinde randevu alınamaması da endişelerin katlanarak artmasına sebep oldu.
Salgın var söylentisi: Herkes topunu birbirine attı
Konuya ilişkin görüşüne başvurduğumuz İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı’nın bir açıklama yapmasının daha doğru olacağını belirterek topu bakanlığa attı. Ama bu arada İstanbul’daki uyuz vakalarıyla ilgili herhangi bir araştırma yapılmadığını öğrendik.
Uyuz hastalığının tedavisinde kullanılması gereken ilaçların piyasada bulunmadığı söylentisini de İstanbul Eczacı Odası’na sorduk. Verdikleri bilgiye göre uyuz hastalığının tedavisinde kullanılan ilaçların bu kış daha fazla satıldığı doğru ama son günlerde vakaların azaldığı gözlemleniyor. Öte yandan şu sıralar sadece uyuz hastalığının ilaçlarında değil başka pek çok ilaçta stok sıkıntısı mevcut. Bunun sebebi ise ilaçların zamlanacak olması. Özellikle yılın bu zamanları, yani ilaç zammına az bir zaman kala tüketici pek çok ilaca erişemiyor.
Uyuz kış aylarında daha sık görülür
Uyuz salgını söylentilerine kaynaklık eden bir diğer iddia ise Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden deri ve zührevi hastalıklar için randevu alınamadığı. Ama bizim MHRS sisteminden randevu alma girişimlerimizde böyle bir “sürekli” sıkıntı görünmedi. Ancak bununla yetinmeyip konuyu bir de uzmanına sorduk. İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Osman Öztürk, randevu sisteminde genel olarak sorunlar olduğunu söyledi. Öztürk, uyuz hastalığı için ise yalnızca cildiye birimine başvurmak gerekmediğini, tıp fakültesinden yeni mezun olmuş hekimlerin bile uyuz hastalığı tedavisini uygulayabileceğini, uyuz şikayeti olan kişilerin herhangi bir birime, özellikle halk sağlığı birimlerine başvurabileceğini anlattı. Öztürk, salgın iddialarına ilişkin ise “Uyuz hastalığı kış aylarında daha sık görülür. Bu kış da vaka artışı oldu. Ama bu teknik olarak salgın şeklinde tanımlanamaz” dedi.
“Uyuz salgını” şüphesini tetikleyen bir diğer unsur ise Sağlık Bakanlığı’nın sessizliği. Bakanlık, CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer ile CHP İzmir Milletvekili Atilla Sertel’in Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na sunduğu “uyuz” ile ilgili soru önergelerine hâlâ bir cevap vermiş değil.
- TTB’den Sağlık Bakanlığı’na: “Randevu aralığının beş dakikaya düşürülmesi tıbbi hatalara ve sağlıkta şiddete neden olur”
- Sağlık Bakanı Koca’dan randevu çağrısı: “Gitmeyeceğiniz randevuyu iptal edin”
- ATO Başkanı Ali Karakoç, Sağlık Bakanlığı MHRS genelgesini değerlendirdi: “İdare baskısıyla muayene süreleri iki-üç dakikayı buluyor, bakanlık sömürü sürsün istiyor”
- Sağlık Bakanlığı’nın “onaylı randevu sistemi” fayda etmedi | Şikâyetler yüzde 165 arttı: “Doktorun da hastanın da suçu yok, tek suçlu Sağlık Bakanlığı”
- Türk Tabipleri Birliği ve tabip odaları eylemde: “5 dakikada hekimlik yapılmaz, sağlık 5 dakikaya sığmaz”








