ANKARA (Medyascope) – YENİ Parti, siyaseti yurttaşa geri vermek amacıyla hazırladığı yeni örgütlenme modeliyle parti içindeki karar alma ve katılım mekanizmalarını yeniden düzenlemeyi hedefliyor. Model; meclislerin güçlendirilmesi, siyasal katılımın üyelik sınırlarını aşması, yöneticiliğin süreli ve hesap verebilir hale gelmesi, doğrudan seçimler ve tematik örgütlenme olmak üzere beş temel dönüşüm üzerine kuruluyor.

YENİ Parti hayata geçirmek istediği yeni örgütlenme modelini “Siyaseti yurttaşa geri vermek” sloganıyla oluşturdu. Genel Sekreteri Yunus Emre, bu modeli anlattı.
Emre bu yeniliklerin başında gelenleri, siyasetin profesyonel uğraş olmaktan çıkması, toplumun siyasi kararların alınmasına katılması, STK’lar ve meslek örgütleriyle daha iç içe bir siyasi işleyiş, siyasetçinin birtakım ayrıcalıklara haiz kişi olmaktan çıkması, siyasetin toplumsal bir görev olarak görülmesi gibi temel ilkeler olduğunu belirtti.
Temel ilkeler
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in 4 Ağustos’taki grup toplantısında ilçe ve il meclislerine dayanan bu örgütlenme modeline dair açıklamalarını hatırlatan Emre; raporu hazırlamak için yarısı siyasi tecrübesi olan, örgütlenme konularında geçmişte aktif görevler üstlenmiş kişilerden, diğer yarısı ise partide görevi olmayan akademisyenlerle siyasi parti sosyolojisi alanında deneyimli isimlerden oluşan bir heyetin çalıştığını kaydetti.
Heyetin bir ayı bulan çalışmaları sonucunda oluşturduğu “Siyaseti Yurttaşa Geri Vermek: YENİ Parti’nin Örgütlenme, Katılım ve Yönetici Seçme Modeli Üzerine Rapor” başlıklı rapor, Merkez Yönetim Kurulu’na (MYK) sunuldu. Partinin resmi dokümanı niteliğindeki bu rapor, milletvekillerine ve il başkanlarına gönderildi.
Yeni bir siyasi katılım ve örgütlenme modelini ortaya koyabilmek amacıyla yürütülen bir çalışmayı Emre “Çünkü bir yandan mevcut otoriter koşullarda iktidara gelmeyi, demokratik dönüşümü gerçekleştirmeyi hedefleyen bir parti olarak toplumsal ve örgütsel kapasite üretmemiz gerekiyor. Kuruluş ve geçiş dönemi içinde birtakım mekanizmaları tanımlamamız gerekiyor” diye tarif etti.
Bu örgütlenme modeliyle üyelerin yalnızca seçimlerde oy kullanan veya yöneticiler tarafından harekete geçirilen pasif kimseler olmaktan çıkarılması, karar süreçlerinin doğrudan parçası haline getirilmesi hedefleniyor. Buna göre mahalle, ilçe, il meclislerinin siyasetin temel zemini olması sağlanacak ve yöneticilerin bütün üyeler tarafından seçilmesi, dönem sınırlaması ve mali şeffaflık ilkelerinin uygulanması gibi temel faaliyetler olacak.
Geçici örgütlenmeden kalıcı modele
YENİ Parti’nin kuruluş ve geçiş dönemi örgütlenmesiyle nihai örgütlenme modeli birbirinden ayrılıyor. İlk aşamada güvenilir ve denetlenebilir bir üyelik sisteminin kurulması, il ve ilçe örgütlerinin oluşturulması ve mevcut siyasi birikimin yeni yapıya aktarılması hedefleniyor.
Kalıcı modele ise pilot uygulamalarla geçilecek. Bu uygulamalardan elde edilen deneyime göre tüzük, yönetmelik ve uygulamalarda değişiklik yapılabilecek. Emre’nin aktardığına göre geçiş döneminin sonunda geçici görevlendirme mekanizmalarının yerini “doğrudan üye iradesi, açık yurttaş katılımı, hesap verebilirlik ve kurumsal işleyişe” dayalı kalıcı örgütlenme modeli alacak.
Beş temel dönüşüm
YENİ Parti’nin hazırladığı raporda modelin hedeflediği değişim beş başlıkta özetleniyor:
⁃ İl ve ilçe başkanlıklarının tek başına siyasal karar merkezi olmaktan çıkarılması.
⁃ Siyasal katılımın parti üyeliğinin ötesine taşınması.
⁃ Yöneticiliğin süreli ve hesap verebilir bir koordinasyon görevine dönüştürülmesi.
⁃ Doğrudan ve eşitlikçi seçimlerin uygulanması.
⁃ Örgütlenmenin coğrafi birimlerin yanı sıra meslekler, toplumsal hareketler ve tematik alanlar üzerinden de kurulması.
Emre, raporun temel amacını, “geçmiş örgütsel deneyimi bütünüyle kaybetmeden fakat eski tahakküm ve patronaj biçimlerini yeniden üretmeden kısa vadede seçim kazanabilecek ve toplumu harekete geçirebilecek; uzun vadede ise yurttaşı siyasetin gerçek öznesi haline getirecek bir parti kurma programı” olarak tanımladı.
YENİ Parti’nin yeni örgütlenme modelinde böylece parti örgütünün karar merkezinin yöneticilerden meclislere, siyasal katılımın ise yalnızca üyelerden daha geniş bir yurttaş kitlesine doğru taşınması hedefleniyor. Rapora başlığını veren “Siyaseti yurttaşa geri vermek” bütün bu dönüşümleri bir araya getiriyor.
Kuruluş ve geçiş döneminden kalıcı modele

YENİ Parti’nin örgütlenme modeli iki ayrı dönem üzerinden tasarlanıyor. Kuruluş ve geçiş dönemi; seçimlere hazırlık, mevcut örgütlerin dönüşümü, hızlı mobilizasyon, üyeliklerin doğrulanması ve ilk kongrelere kadar uygulanacak mekanizmaları kapsıyor. Kalıcı örgütlenme modelinde ise mahalle, ilçe ve il meclisleri, tematik ağlar, sürekli katılım ve doğrudan demokrasi araçlarının çeşitlendirilmesi öngörülüyor.
Genel Sekreter Yunus Emre, modelin yalnızca kurumsal düzenlemelerden ibaret olmadığını, partinin mevcut siyasal alışkanlıklarının ve çalışma biçimlerinin de dönüştürülmesi gerektiğini belirtti. Bu kapsamda eğitim ve uyum programlarının da örgütlenme modelinin parçaları olacağını söyledi.
Partinin dört temel işlev üzerinden çalışması gerektiğini belirten Emre, bunları “temsil, üretim, hareket ve dayanışma” olarak sıraladı. Buna göre temsil, toplumun farklı kesimlerinin parti içinde görünür ve etkili olmasını; üretim, yerel ve ulusal sorunlara ilişkin bilgi ve politika üretilmesini; hareket, üretilen politikaların sahaya, seçmene ve toplumsal mücadele alanlarına taşınmasını; dayanışma ise yurttaşların sosyal ve yerel sorunlarıyla kolektif, kurumsal ve hak temelli bir ilişki kurulmasını ifade ediyor.
Emre, modelin stratejik amacını ise “demokratik dönüşüm için toplumsal çoğunluğu örgütlemek ve seçim kazanabilecek siyasi bir kapasite yaratmak” olarak tanımladı.
“Siyaseti yurttaşa geri vermek”
Modelin temel yeniliklerinden biri, parti yöneticilerinin doğrudan üyeler tarafından seçilmesi. Genel başkan dahil, il ve ilçe başkanlarının delege sistemi yerine üyelerin oylarıyla belirlenmesi planlanıyor.
Emre’ye göre amaç yalnızca seçim yöntemini değiştirmek değil, parti yöneticiliğinin niteliğini de dönüştürmek. Yönetici, üyeler üzerinde hakimiyet kuran bir makam olmaktan çıkarılarak ortak aklın oluşumunu kolaylaştıran, çalışmaları koordine eden ve hesap veren bir görev haline getirilecek. Emre, “Artık YENİ Parti’de illerde, ilçelerde, genel merkezde yönetici olacak kişiler, daha çok koordinatör olacak” diyerek bunu açıkladı.
Bu anlayış, raporun temel sloganı olan “Siyaseti yurttaşa geri vermek” hedefinin de merkezinde yer alıyor. Parti üyelerinin seçim dönemlerinde oy kullanan veya yöneticilerin çağrısıyla harekete geçen pasif unsurlar olmaktan çıkarılması, karar süreçlerinin doğrudan parçası haline getirilmesi amaçlanıyor.
Üyelerin eşit kuruculuğu
Modelin temel ilkelerinden biri “üyelerin eşit kuruculuğu”. Buna göre yeni üye-eski üye ayrımı yapılmayacak; bir üyenin geçmiş siyasi konumu kendiliğinden görev veya ayrıcalık hakkı doğurmayacak. Yeni üyelerin uzun bekleme ve tanınma süreçlerine tabi tutulmayacağını belirten Emre, her üyenin bilgi ve yeteneğine göre parti çalışmalarına katkı sunabilmesinin hedeflendiğini söyledi. Geçmiş siyasi deneyimler yok sayılmayacak, farklı birikimler korunarak “eşit kuruculuk” benimsenecek.
Modelin bir diğer temel başlığı ise “yurttaşa açık siyasi katılım”. YENİ Parti, siyasal katılımı yalnızca parti üyeliği üzerinden tanımlamıyor. Parti içi seçimlerde oy kullanma ve parti organlarını belirleme hakkı üyeliğe bağlı kalacak. Ancak parti politikalarının oluşumuna katkı sunma, yerel ve ulusal sorunlara ilişkin öneriler geliştirme, açık istişarelere katılma, tematik ve mesleki çalışma ağlarında yer alma, kampanya ve gönüllülük faaliyetlerine katılma gibi alanlar bütün yurttaşlara açık olacak.
Mahalleden il meclisine yeni örgütlenme

Özgür Özel’in grup toplantısında da değindiği örgütsel yapının ilk basamağını mahalle meclisleri oluşturacak. Mahalle meclisleri, partinin yurttaşa en yakın siyasal birimi olacak. Mahallenin sorunlarını ve toplumsal yapısını izleyecek, yerel sorunlara ilişkin öneriler geliştirecek, üyelerin katılımını sağlayacak ve gündemleri ilçe meclisine taşıyacak. Belediye hizmetleri ve kamu yatırımlarının izlenmesi de mahalle meclislerinin görevleri arasında olacak.
Bir üst basamakta ise ilçe meclisleri bulunacak. İlçelerde siyasetin temel organının ilçe başkanı veya ilçe yönetim kurulu değil, üyelerin oluşturduğu ilçe meclisleri olması planlanıyor. İlçe meclisleri ilçe politikalarını ve yıllık çalışma programını belirleyecek, ilçe yöneticilerini denetleyecek, belediye ve kamu hizmetlerine ilişkin izleme çalışmaları yapacak ve adaylık süreçlerinde görüş oluşturacak. İlçe başkanı ve yönetim kurulu ise ilçe meclisinin yerine geçen bir siyasal karar merkezi olmayacak; meclisin aldığı kararları uygulayan yürütme organı olarak çalışacak.
Üçüncü basamakta il meclisleri yer alacak. Bu meclislerde ilçelerin yanı sıra kadınların, gençlerin, işçilerin, çiftçilerin, esnafın, iş dünyasının, üniversitelerin, meslek örgütlerinin, sivil toplumun ve farklı toplumsal kesimlerin temsil edilmesi hedefleniyor. Bu hangi organın hangi kararı alacağı, hangi kararların bağlayıcı olacağı ve organlar arasında uyuşmazlık çıkması halinde izlenecek yöntem ise tüzükte düzenlenecek.
Coğrafyanın yanında tematik örgütlenme
YENİ Parti, bütün il ve ilçelerde aynı çalışma biçiminin uygulanmasını da öngörmüyor. Emre, farklı bölgelerin toplumsal, ekonomik ve kültürel yapılarının birbirinden ayrıldığını belirterek, örgütlenme ilkelerinin ülke genelinde ortak olacağını ancak çalışma biçimlerinin yerel gerçekliğe göre farklılaşacağını söyledi.
Bu nedenle örgütlerin bulundukları il ve ilçelerde bir “haritalandırma” çalışması yapması planlanıyor. Örgütler, bulundukları yerdeki toplumsal yapıya ve farklılıklarına göre çalışma alanlarını belirleyecek.
Örgütlenme yalnızca mahalle, ilçe ve il gibi coğrafi birimlerle sınırlı tutulmayacak. Eğitim, sağlık, ekonomi, tarım, spor, teknoloji, hukuk, dış politika, çevre, kültür, engelli hakları, gençlik, kadın politikaları ve yerel yönetimler gibi alanlarda çalışma toplulukları oluşturulacak.
Bu ağlar parti üyeleriyle sınırlı olmayacak. Parti üyesi olmayan yurttaşların da tematik çalışmalara katılabilmesi sağlanacak. Emre’nin aktardıklarına göre amaç, yalnızca seçim dönemlerinde çalışan bir örgütlenme yerine, sürekli politika üreten ve toplumsal kesimlerle ilişki kuran bir parti yapısı oluşturmak.
“Profesyonel siyaset tekelleri” önlenecek
Modelin bir diğer temel ilkesi “profesyonel siyaset tekellerinin önlenmesi”. Aynı kişilerin parti makamlarını uzun yıllar elinde tutmasının, parti görevleri üzerinden ekonomik veya mesleki çıkar elde edilmesinin ve yakın akrabalık ya da ticari ilişkilerin siyasete hâkim olmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.
Bu kapsamda yöneticiler ve adaylardan mal varlığı, çıkar çatışması ve etik beyanları alınacak. Parti kaynaklarının kişisel tanıtım veya adaylık amacıyla kullanılmasına izin verilmeyecek. Parti içerisinde etik kuralların uygulanmasını denetlemek üzere bağımsız bir etik kurul oluşturulması da planlanıyor.
YENİ Parti, belediyeler ile parti örgütleri arasındaki ilişkiyi de belirli sınırlar üzerinden tanımlıyor. Buna göre belediye başkanı parti örgütünün yöneticilerini belirleyemeyecek, parti örgütü de belediye yönetiminin hukuki ve icrai yetkilerine müdahale edemeyecek. Bununla birlikte belediye faaliyetlerinin parti adına ve şeffaflık ilkesi çerçevesinde izlenmesi için ayrı bir mekanizma kurulacak.
Adaylık, propaganda ve finansmanda da eşitlik
Genel başkan, il ve ilçe başkanlarının doğrudan üyeler tarafından seçilmesiyle birlikte adaylık ve seçim süreçlerinin de yeniden düzenlenmesi planlanıyor. Emre, yalnızca sandığın bütün üyelere açılmasının yeterli olmadığını belirterek adaylık, propaganda ve finansman süreçlerinin de eşitlikçi olması gerektiğini söyledi.
Yönetici adaylarının parti ilkelerini ve etik kuralları kabul etmesi, mal varlığı ve çıkar çatışması beyanında bulunması, görev için çalışma programı sunması ve parti içi eğitim programını tamamlaması öngörülüyor.
Yöneticilerin görevi de ölçülebilir hedefler üzerinden değerlendirilecek. Üye sayısının yanı sıra üyelerin aktif katılımı, toplumsal kesimlerle kurulan ilişkiler, üretilen politika ve saha çalışmaları, sandık mobilizasyonu ve yerel sorunlarda elde edilen sonuçlar dikkate alınacak. Yöneticilerin en az altı ayda bir faaliyet ve mali raporlarını meclislere sunması planlanıyor.
Model yalnızca parti yöneticilerini değil, seçilmişleri de kapsıyor. Milletvekilleri, belediye başkanları ve belediye meclis üyelerinin seçim sonrasında da yurttaşlarla düzenli ilişki kurması hedefleniyor. Seçilmişlerin açık yurttaş toplantıları düzenlemesi, bölgenin sorunları hakkında istişare yapması, kendilerine iletilen sorunların takibini gerçekleştirmesi ve faaliyetleri hakkında düzenli bilgi vermesi öngörülüyor. Emre, görevden almanın istisna olması gerektiğini belirterek, esas olanın demokratik geri çağırma mekanizmaları olacağını söyledi.







