Erişim engellerine karşı “sesi kısılanlardan” ortak eylem, AYM’ye yürütmeyi durdurma çağrısı

ANKARA (Medyascope) – Erişim engellerine karşı Anayasa Mahkemesi önünde YENİ Parti’nin açıklama düzenlendi. Kurulan açık kürsüde hesapları engellenen kişiler, kurumlar ve siyasi parti temsilcileri konuştu. YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, BTK yetkilerinin Siber Güvenlik Başkanlığı’na devredilmesine yönelik kanun değişikliğinin iptali için başvurularının değerlendirilmesi ve AYM’nin yürütmeyi durdurma kararı vermesi çağrısında bulundu.

Erişim engellerine karşı “sesi kısılanlardan” ortak eylem, AYM’ye yürütmeyi durdurma çağrısı
Erişim engellerine karşı “sesi kısılanlardan” ortak eylem, AYM’ye yürütmeyi durdurma çağrısı

Anayasa Mahkemesi (AYM) önünde erişim engellerine karşı açık kürsü kuruldu. YENİ Parti’nin çağrısıyla yapılan açıklamada, siyasi partilerin temsilcileri, sendikacılar, gazeteciler, erişim engellerine muhatap olan dernek ve kurum temsilcileri de söz aldı.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) yetkilerinin Siber Güvenlik Başkanlığı’na devredilmesiyle ilgili temmuz ayında yapılan yasa değişikliğini AYM’ye taşıyan YENİ Parti, “Ailem Güvende” operasyonlarıyla başlayan ve hızlanan sosyal medya hesaplarına yönelik kısıtlamaların ardından başvurunun değerlendirilmesini istedi. Yaklaşık bir buçuk saat boyunca açık kürsüde konuşmalarda da AYM’ye yürütmeyi durdurma kararı vermesi çağrısı yapıldı.

Açıklama, AYM’nin karşısında bulunan Ahlatlıbel Atatürk Parkı’nda gerçekleştirildi. Parkın demirlerine, hesapları engellenen basın kurumları ve sivil toplum örgütlerinin isimlerinin yazıldığı kâğıtlar asıldı. İfade Özgürlüğü Derneği, Türkiye Gazeteciler Sendikası, DİSK Basın-İş, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği, EŞİK Platformu, KESK, Türk Tabipleri Birliği, KAOS GL, Tüm Emekliler Sendikası’nın yanı sıra DEVA Partisi, Saadet Partisi, DEM Parti temsilcileri açıklamada yer aldı.

AYM’ye yürütmeyi durdurma çağrısı

YENİ Parti Medyadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Utku Çakırözer açılış konuşmasında, “Anayasa Mahkemesi önünde bir utanç tablosu ile karşı karşıyız, gazetecilerin ve tüm sivil toplum örgütlerinin seslerinin kısıldığı bir tablo bu” derken artan sansür ve baskının mağdurlarının seslerinin duyulması için bir araya geldiklerini vurguladı.

İlk konuşmacı 21 Eylül’de ilgili kanun değişikliği için AYM’ye başvuruyu yapan YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın oldu. Medyaya “yandaşlaştırma operasyonu” yapıldığını söyleyen Günaydın, “Siber Güvenlik Kurumu Başkanı, bir içeriğin engellenmesi, bir sitenin engellenmesi, bir içeriğin çıkartılması kararını tek başına verebiliyor ve bunu muhataplarına tebliğ ettiği andan itibaren dört saat içerisinde gereği yapılmak zorunda kalınıyor. Bunu bize hukuk diye yutturmaya çalışıyorlar” dedi.

Erişim engelinin 24 saat içinde sulh ceza hâkimliğine gideceği ve 48 saat içinde hâkimliklerin karar vereceği şeklinde düzenleme yapıldığını hatırlatan Günaydın, “Bunun gerçek bir tarafsız, bağımsız mahkeme teminatı olmadığını hepimiz biliyoruz. Sulh ceza hâkimleri Siber Güvenlik Kurumu Başkanlığından gelen talepleri onaylama merciine dönüşmüş durumda” ifadelerini kullandı.

AYM’nin yaklaşık 14 yıldır yürütmeyi durdurma kararı vermediğini söyleyen Günaydın, “AYM yürütmeyi durdurma kararı vermeyerek Anayasa’yı koruma ve hatta kendi varlığını muhafaza etme gücünü önemli ölçüde kaybediyor. Biz burada AYM’ye sesleniyoruz: Öncelikle burayı, bu konuyu ele al, yürürlüğünün durdurulmasına karar ver ve gecikmeksizin de iptal et. Çünkü basın özgürlüğü yoksa, ifade özgürlüğü yoksa geriye hiçbir şey kalmaz. Türkiye’yi sansürle susturamazsınız” diye konuştu.

“Gazeteciler bilginin gizlenmesi için engelleniyor”

İfade Özgürlüğü Derneği adına konuşan avukat Kerem Altıparmak, sansüre karşı yıllardır sürdürdükleri mücadelede binden fazla başvuruda bulunduklarını belirterek artık AYM’nin etkili bir hukuk birimi olmadığını söyledi. “Herkes EngelliWeb’ten dolayı İfade Özgürlüğü Derneği’ni biliyor, çünkü erişim engellemelerini ve içerik çıkarmalarını raporluyoruz” diyen Altıparmak, engellenen hesapların beş sene sonra açılmasının bir anlamı olmadığını vurguladı.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi gazeteci Özlem Akarsu Çelik, kamu yararına iş yaptıkları ve kamuya ulaşamamaları istendiği için AYM önünde olduklarını belirtti. Kendi hesabı da erişimi engellenen Akarsu Çelik, “Biz aynı zamanda toplumun hafızasıyız. Hem bizim sesimizi duyurmamızı hem de yan yana gelmemizi engelliyorlar. Gazeteci tarafsız olamaz, insan haklarından, temel özgürlüklerden yana olmak zorundadır. Biz sözlerimizin arkasındayız” diye konuştu.

TGS Ankara Şube Başkanı Sinan Tartanoğlu, emeklilerin seyyanen zam talebiyle yaptığı eylem sırasında kendisini vurarak hayatını kaybeden Ali Şekeroğlu’nu hatırlattı. Tartanoğlu, “Daha geçen hafta AYM önünde bir kişi hak aramak için intihar etti. Gazeteciler eğer o kişinin intihar ettiğini bildirmeselerdi o anda hiç kimse bilmeyecekti. Gazetecilerin hesapları engellenirken yapılmak istenen bilginin gizlenmesi. Halkın, insanların sorgulama yeteneklerinin köreltilmesidir” dedi. Ankara’da gözaltına alınıp İstanbul’a götürülen ve tutuklanan gazeteci Derya Okatan için de yarın (8 Ekim) saat 12.00’de Adalet Bakanlığı önünde olacaklarını duyuran Tartanoğlu, “Bir kere daha söylüyoruz, gazetecilik suç değildir. Biz bu işi hem kendimiz hem toplum için yapıyoruz” dedi.

Erişim engellerine karşı “sesi kısılanlardan” ortak eylem, AYM’ye yürütmeyi durdurma çağrısı
Erişim engellerine karşı “sesi kısılanlardan” ortak eylem, AYM’ye yürütmeyi durdurma çağrısı

“Gökkuşağından kimseye zarar gelmez”

KAOS GL Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar, web sitelerinin üç kez, sosyal medya hesaplarının ise çok kez engellendiğini belirtti. “LGBT propagandası” gerekçesiyle engellendiklerini söyleyen Tar, “Biz kimseyi LGBTİ+ yapmaya çalışmıyoruz, zaten bu mümkün değil. Biz doğduğumuz gibi, olduğumuz gibi insan hayatına yaraşır bir hayat için mücadele ediyoruz” ifadelerini kullandı. Öldürülen trans kadın Hande Buse Şeker’in arkadaşı olduğunu anlatan Tar, “Onun ölüm haberini yapmak zorunda kaldım. Bir polis memuru tarafından öldürüldü, ardından tecavüz etti, sonra tekrar kurşunladı. Biz bunu yazdığımız için engellendik” dedi.

“Ailem Güvende” operasyonları kapsamında KAOS GL Derneği Yönetim Kurulu üyelerinin tutuklandığını hatırlatan Tar, konuşurken gökkuşağı bayrağını açarak, “Kimseye bu renklerden zarar gelmez. Bu renkler siyasi iktidarın en çok korktuğu renklere dönüştü çünkü kendi çevirdikleri fon dalavereleri, iş cinayetleri, MESEM’lerdeki çocuk işçileriyle ilgili bütün başarısızlıklarının suç ortaklarını örtmek için bizi günah keçisi yapmaya çalışıyorlar. Ama biz kimsenin günah keçisi değiliz” diye konuştu.

Dicle Fırat Gazeteciler Derneği’nden Selman Güleryüz de Mezopotamya Ajansı’nın Ankara temsilcisi olduğunu ve 44 defa engellendiğini belirterek, erişim engellerinin toplumun haber alma hakkına yönelik temel bir engel olduğunu söyledi.

Erişim engellerine karşı “sesi kısılanlardan” ortak eylem, AYM’ye yürütmeyi durdurma çağrısı
Erişim engellerine karşı “sesi kısılanlardan” ortak eylem, AYM’ye yürütmeyi durdurma çağrısı

“Devlet ‘Makbul vatandaş değilsen sus’ diyor”

Hesabı engellenen Prof. Dr. Barış Övgün, “Ben de binlerce mağdurdan biriyim. Ama neden engellendiğimi bilmiyorum. Mahkeme kararına ulaşamadım” dedi. AKP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın katılacağının sinyalini verdiği videoya atıfla Övgün, “Eğer bir ülkede çiçekler açsın istiyorsanız bu yaptığınız yapay zekâ videolarıyla olmaz. Bu düşünce ve ifade özgürlüğünü, kamudaki herkesin, gazetecinin, akademisyenin, siyasetçinin konuşabildiği bir ortamı yaratmakla olur” diye konuştu.

Hesabı “müstehcenlik” gerekçesiyle engellenen psikolog Kıvılcım Kuran, “LGBTİ+’ların da aileleri var diye yazdım sadece” dedi. İnsanların da kendisinin de iyi ve güvende hissetmediğini söyleyen Kuran, eyleme katılacağı için yakınlarının endişelendiğini, “‘Oraya gitme, başına iş açarsın, seninle uğraşırlar’ dediler. Yakınlarımın haksız çıkması için, bugün bunun değişmesi için buradayım” diye anlattı.

Kuran bireyin ve toplumun ruh sağlığı, Soma’dan Kartalkaya’ya yaşanan acılar, denetimsizlik ve cezasızlık üzerine yazılarının dışında, son dönemde gündemden düşmeyen fon krizinin “toplumsal çöküş” olduğuna dair paylaşımlar yaptığını söyledi. “Siyasiler, bürokratlar ifadeye dahi çağrılmıyor. Ben kendimi güvende hissetmiyorum” yazdığını söyleyen Kuran, “Konuşamıyorsunuz, anlatamıyorsunuz, duyulmuyorsunuz. Sanki devlet bize diyor ki makbul vatandaş değilsen sus. Bu böyle olmaz. Bu toplumsal sağlık için iyi değil” dedi.

“Cinsel kimlik Netflix’te film seyretmekle değişmez”

Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK) adına konuşan Nezahat Demiray, kadın örgütleri, gazeteciler, hak savunucuları ve Türkiye’deki büyük haber platformlarından birinin sayfasının kapatılmasına dikkat çekti. Nafaka hakkı elinden alınan kadınlardan yaşam hakları elinden alınan kadınlara, öldürülen çocuk işçilere ve Kaz Dağları’nda çevreyi, suyu savunanlara kadar farklı kesimlerin sesinin kesilmesine karşı çıktıklarını söyleyen Demiray, “Erişim engeli sansür demektir. Bu yapısal bir ihlal demektir ve demokrasi için çok ağır bir hasardır” dedi.

Hesapları “müstehcenlik” gerekçesiyle engellenen Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) Genel Başkanı Selçuk Candansayar, “İnsanların cinselliklerinin onların hakları olduğunu, onların özel hayatlarının olduğunu, onların kimliklerinin bir parçası ve onuru olduğunu söylüyoruz. Ruh sağlığı ya da cinselliğin kendisinin müstehcen bulunduğu bir toplumda yaşamak isteyip istemediğimiz sorusunu kendimize sormamız gerek” diye konuştu. LGBTİ+’ların hasta insanlar olmadığını söyledikleri için müstehcen bulunduklarını belirten Candansayar, “İnsanların cinsel kimliği tedaviyle, baskıyla, özendirmeyle, Netflix’te film seyretmekle değişmez, değiştirilemez” dedi.

Tüm Emeklilerin Sendikası adına konuşan Halil Yıldızhan da Ali Şekeroğlu’nu anarak, “Hiçbir emeklinin, hiçbir arkadaşımızın çaresizce canına kıymasını asla kabul etmiyorum” dedi. Bilgisayar Mühendisleri Odası Başkanı Hülya Küçükaras ise “Biz bu ülkenin yönetiminden, Wikipedia’yı yıllarca yasaklamış olan, bir deprem anında bant daraltmış olan bu yönetimin yargısından hiçbir şey beklemiyoruz” diyerek sansüre tepki gösterdi.

Erişim engellerine karşı “sesi kısılanlardan” ortak eylem, AYM’ye yürütmeyi durdurma çağrısı
Erişim engellerine karşı “sesi kısılanlardan” ortak eylem, AYM’ye yürütmeyi durdurma çağrısı

ALİKEV mesaj gönderdi

Gezi Parkı eylemleri sırasında Eskişehir’de öldürülen Ali İsmail Korkmaz adına kurulan Ali İsmail Korkmaz Vakfı (ALİKEV) de hesabı erişime engellenen kurumlar arasında. Vakıf adına Gürkan Korkmaz AYM önüne mesaj gönderdi, mesajı YENİ Partili Utku Çakırözer okudu. ALİKEV mesajında şunlar kaydedildi:

“Sivil toplum örgütlerinin faaliyetlerinin kriminalize edilmesini ve hak savunucularının baskı altına alınmasını kabul etmiyoruz. ALİKEV olarak gençler başta olmak üzere herkes için özgür ve eşit yaşam alanlarını desteklemeye devam edeceğiz. LGBTİ+’ların ifade ve örgütlenme özgürlüğünün güvence altına alındığı, sivil toplum örgütlerinin haklarının güvence altına alındığı toplum, herkesin hakkıdır.”

“AYM bir an önce karar vermeli”

Türk Tabipleri Birliği Genel Sekreteri Ali Karakoç, KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak, Sol Parti Sözcüsü İlknur Başer, DEVA Partisi Milletvekili Sadullah Kısacık, Saadet Partisi Milletvekili Necmettin Çalışkan, DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli ve YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir de AYM önünde konuştu.

İlknur Başer, asıl kamu zararının halkın zararına politikalar üreten politikalar olduğunu söyledi. Sadullah Kısacık ise fon krizi konuşulmasın diye dün Meclis’in kapatıldığını söyleyerek, “Artık iş daha da büyüyüp TBMM’de milletvekillerinin sesi dahi kısılmaya çalışılıyor. Hep birlikte mücadele etmeliyiz, bunun başka bir yolu yok” dedi. Necmettin Çalışkan, Filistin gönüllüsü hesapların da engellendiğini söyleyerek yönetimin muhalifler arasında ayrım gözetmediğini savundu.

Sezai Temelli, iktidarı “tekçi” olmakla suçladı. En güçlü muhalefetin medya olduğunu söyleyen Temelli, “Medyanın sesini kısarlarsa toplumsal muhalefetin de sesini kısacağını zannediyorlar” dedi. Murat Emir ise AYM’nin önündeki dilekçenin Türkiye’de kamu düzeni, anayasal düzen, siyasal rejim ve ifade hürriyetinin olup olmayacağıyla doğrudan bağlantılı olduğunu söyleyerek, “Bu nedenle bu kararı bir an önce vermeliler. Aylar sonra vereceklerse geçmiş olsun” dedi.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş