İSTANBUL (Medyascope, The Guardian) – ABD, Ebola virüsüne maruz kalan vatandaşları için Kenya’da bir karantina merkezi açmayı planlıyor. Nanyuki kentindeki askeri üste kurulması planlanan merkez nedeniyle çıkan protestolarda iki kişi hayatını kaybetti. Kenya Yüksek Mahkemesi projeyi geçici olarak durdurdu.
Haber özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- ABD, Kenya’nın Nanyuki kentinde ebola virüsüne maruz kalan vatandaşlar için bir karantina merkezi açmayı planlıyor, ancak bu plan protestolara yol açtı.
- Kenya Yüksek Mahkemesi, projeyi geçici olarak durdurdu ve hükümete belgeleri açıklaması için yedi gün süre verdi.
- Nanyuki halkı, ABD’nin ebola merkezini kendi ülkesinde kurmaması ve Kenya’ya göndermesi nedeniyle endişe duyuyor.
- ABD Dışişleri Bakanı, ebola vakalarının ABD’ye girmesine izin vermeyeceklerini belirtirken, Kenya Cumhurbaşkanı planın sağlık acil durumlarının bir parçası olduğunu savundu.
- Son ebola salgını, Kongo ve Uganda’da Bundibugyo türü virüs nedeniyle yaşanıyor ve etkili bir tedavi ya da aşı bulunmuyor.

ABD, Kenya’da doğrulanmış bir Ebola virüs vakası olmamasına rağmen, virüse maruz kalan Amerikan vatandaşlarını kendi topraklarına sokmamak için Kenya’nın Nanyuki kentindeki Laikipia Hava Üssü’nde 50 yataklı bir karantina tesisi kurmak istiyor. Kenya Cumhurbaşkanı William Ruto planın “siyasallaştığını” söylerek planı savunuyor. Halk ise ABD’nin ülkeyi bir “karantina sömürgesi” olarak gördüğünü belirterek karara direniyor. Direniş sırasında iki kişi hayatını kaybetti, Kenya Yüksek Mahkemesi projeyi geçici olarak durdurma kararı aldı.
Mahkeme projeyi durdurdu, hükümete yedi gün süre verdi
Sivil toplum kuruluşu Katiba Enstitüsü’nün başvurusu üzerine Nairobi Yüksek Mahkemesi, tesisin kurulumunu ve Ebola’ya maruz kalmış kişilerin ülkeye girişini geçici olarak durdurdu. Yüksek Mahkeme hakimi Patricia Nyaundi, Kenya hükümetinin dava sonuçlanana kadar projeyi ilerletmesini yasakladı.
Hakim Nyaundi, hükümete ABD ile imzalanan tüm gizli anlaşmaları ve belgeleri yedi gün içinde kamuoyuna açıklama talimatı verdi. Kenya Tabipler, Eczacılar ve Diş Hekimleri Birliği’nden Dr. Davji Atellah da yaptığı açıklamada, Kenya’nın bir tecrit kolonisi olarak kullanılmasına izin vermeyeceklerini söyledi ve “Amerika için çok tehlikeliyse, Kenya için de çok tehlikelidir” dedi.
Bir sonraki duruşma 23 Haziran’da yapılacak.
“Bizi daha değersiz canlılar olarak görüyorlar”
Nanyuki halkı “Gelişmiş sağlık altyapısına sahip ABD bu tesisi neden kendi topraklarında kurmuyor?” diyerek ABD’nin planını eleştiriyor.
Hava üssünün yakınında yaşayan taksi şoförü Charles Mathenge, “Herkes kendi ülkesinde karantinaya alınmalı” dedi.
Hediyelik eşya satıcısı David Mulinge ise ABD’nin planına şu sözlerle tepki gösterdi:
“Amerikalılar enfekte vatandaşlarının kendi ülkelerine adım atmasını istemiyor ama Kenya’ya gelmelerini istiyor. Bu bize daha değersiz canlılar gibi davranmaktır.”
Sokak yemekleri satan Fauzia Isiche de virüsün yayılması halinde koronavirüs dönemindeki gibi sokağa çıkma yasaklarının geri dönmesinden ve geçim kaynağını kaybetmekten korktuğunu belirtti.
ABD ve Kenya yönetimlerinin pozisyonu
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, kabine toplantısında yaptığı açıklamada Ebola vakalarının ABD’ye girmesine kesinlikle izin vermeyeceklerini belirtti. Mayıs’ta Ebola virüsüne yakalanan Amerikalı bir doktor, tedavi için Almanya’ya götürüldü.
ABD Dış Yardım, İnsani İşler ve Dini Özgürlüklerden Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Jeremy Lewin, Kenya makamlarıyla iletişimde olduklarını ve sorunu çözeceklerini açıkladı. Kenya Cumhurbaşkanı William Ruto, planın siyasallaştırıldığını söyleyerek şöyle dedi:
“Bu önlemler yalnızca halk sağlığını korumayı ve sağlık acil durumlarına etkili bir şekilde müdahale etme kapasitemizi güçlendirmeyi amaçlamaktadır.”
Son Ebola virüs salgını neden endişe yaratıyor?
Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Uganda’daki son salgına Bundibugyo türü Ebola virüsü neden oluyor. Bu tür, Ebola’nın daha nadir görülen türlerinden biri. Daha önce yalnızca 2007 ve 2012’de iki salgına yol açmıştı. Bu salgınlarda enfekte kişilerin yaklaşık yüzde 30’u hayatını kaybetmişti.
Bundibugyo türünü daha riskli hale getiren nedenlerden biri, bu türe karşı onaylı bir aşı ya da özel bir ilaç tedavisinin bulunmaması. Ebola’nın bazı türleri için geliştirilen aşı ve tedaviler olsa da bunlar Bundibugyo için doğrudan kullanılabilecek onaylı araçlar değil.

Salgının geç fark edilmesi de endişeyi artırıyor. İlk bilinen vakanın 24 Nisan’da belirti gösterdiği, salgının doğrulanmasının ise yaklaşık üç hafta sürdüğü belirtiliyor. Bu gecikme, virüsün kimlere bulaştığını tespit etmeyi ve temaslıları izlemeyi zorlaştırıyor.
Ituri’deki koşullar da salgınla mücadeleyi zorlaştırıyor. Bölge, çatışmalar, yerinden edilmeler ve yoğun nüfus hareketliliğiyle karşı karşıya. Salgının görüldüğü bazı yerlerin madencilik bölgeleri olması, insanların topluluklar ve sınırlar arasında sık hareket etmesi nedeniyle yayılma riskini artırıyor.
Dünya Sağlık Örgütü Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde şu ana kadar 60 kişinin hayatını kaybettiğini ve 344 vakanın doğrulandığını açıkladı, Uganda’da ise 1 kişi hayatını kaybetti ve 9 vaka doğrulandı.








