Babülmendep Boğazı neden önemli?

Babülmendep Boğazı

İSTANBUL (Medyascope) – Kızıldeniz’i Aden Körfezi ve Hint Okyanusu’na bağlayan Babülmendep Boğazı, petrol, doğalgaz, tahıl ve konteyner taşımacılığının en kritik geçişlerinden biri.

Hürmüz Boğazı çevresinde ABD ile İran arasındaki çatışmalar sürerken, küresel ticaret açısından kritik bir başka geçiş noktası daha yeniden gündemde: Babülmendep Boğazı.

Yemen ile Afrika Boynuzu’ndaki Cibuti ve Eritre arasında bulunan boğaz, Kızıldeniz’i Aden Körfezi ve Arap Denizi’ne bağlıyor. En dar noktasında yaklaşık 29 kilometre genişliğindeki geçit, Basra Körfezi’nden çıkan enerji ürünlerinin Süveyş Kanalı üzerinden Avrupa’ya ve diğer pazarlara ulaşmasında kilit rol oynuyor.

Babülmendep’in önemi, Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıklar nedeniyle daha da arttı. Suudi Arabistan’ın Hürmüz’den geçemeyen petrolün bir bölümünü Doğu-Batı Boru Hattı aracılığıyla Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı’na yönlendirmesi, boğazı küresel enerji arzının başlıca alternatiflerinden biri haline getirdi.

Ancak Yemen’deki İran destekli Husilerin Suudi Arabistan’a deniz ablukası ilan etmesi ve gemilerle enerji altyapısını hedef alması, bu alternatif güzergâhı da risk altına soktu. TEPAV Enerji ve İklim Değişikliği Çalışmaları Merkezi Direktörü Dr. Mühdan Sağlam’a göre artık tek bir boğaz krizinden değil, birbirini besleyen iki deniz geçidi riskinden söz etmek gerekiyor.

İçindekiler:

Babülmendep Boğazı nerede?

Babülmendep, Kızıldeniz’in güney çıkışında, Yemen ile Cibuti ve Eritre arasında.

Babülmendep Boğazı

Boğaz, kuzeyde Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı üzerinden Akdeniz’e; güneyde ise Aden Körfezi ve Hint Okyanusu’na açılıyor. Bu nedenle Avrupa ile Asya arasındaki en kısa deniz yollarından birinin vazgeçilmez parçası.

Arapça adı “Gözyaşı Kapısı” ya da “keder kapısı” anlamına gelen boğaz, dar yapısı ve zorlu seyir koşullarıyla da biliniyor.

Babülmendep’ten yalnızca petrol tankerleri geçmiyor. LNG ve LPG taşıyan gemilerin yanı sıra tahıl, çelik, gübre, giyim, oyuncak ve diğer tüketim ürünlerini taşıyan dökme yük ve konteyner gemileri de bu hattı kullanıyor.

Ne kadar petrol ve doğalgaz geçiyor?

ABD Enerji Enformasyon İdaresi verilerine göre Babülmendep’ten geçen ham petrol ve petrol ürünleri 2020’de günlük 5,7 milyon varilken 2023’te 9,3 milyon varile kadar yükseldi.

Husilerin ticari gemilere yönelik saldırılarının ardından bu miktar 2024’te günlük 4,1 milyon varile geriledi. 2025’in ilk çeyreğinde 3,7 milyon varil olan ham petrol ve kondensat geçişi, Hürmüz krizinin ardından 2026’nın ilk çeyreğinde 5,4 milyon varile çıktı.

Sıvılaştırılmış doğal gaz geçişleri de 2025’in ikinci çeyreğinde durma noktasına geldikten sonra 2026’nın ilk çeyreğinde günlük 2,9 milyar fit küpe yükseldi.

Bu artış, Babülmendep’in Hürmüz’e alternatif olarak üstlendiği yeni rolü gösteriyor.

Hürmüz krizi Babülmendep’in önemini nasıl artırdı?

Hürmüz Boğazı’nın kapanması veya geçişlerin ciddi biçimde azalması, Körfez ülkelerinin enerji ihracatını alternatif güzergâhlara yöneltmesine neden oldu. Suudi Arabistan, doğudaki petrol sahalarından çıkardığı petrolün bir bölümünü Doğu-Batı Boru Hattı üzerinden Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı’na taşımaya başladı.

Sağlam’ın değerlendirmesine göre Yanbu’nun günlük petrol ihracatı kriz öncesindeki yaklaşık 763 bin varilden 3,8 milyon varile çıktı. Bazı tahminler akışın 5,9 milyon varile kadar yükseldiğini gösteriyor.

Bu yüklerin önemli bölümü Babülmendep üzerinden Çin, Hindistan, Güney Kore ve diğer Asya pazarlarına gönderiliyor. Böylece boğaz, Hürmüz’deki kayıpları telafi eden başlıca “tampon mekanizmalardan” biri haline geldi.

Ancak Suudi Arabistan’ı hedef alan Husi saldırıları Yanbu hattını da güvensizleştiriyor. Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz terminallerinden yapılan haftalık ham petrol yüklemeleri, 29 Haziran’daki 9,5 milyon varilden 13 Temmuz haftasında 6,1 milyon varile geriledi. Bu, iki haftada yüzde 36’lık düşüş anlamına geliyor.

Husiler Babülmendep’i kapatabilir mi?

Husilerin modern bir donanmaya sahip Suudi Arabistan’a karşı boğazı tamamen kapatması kolay görünmüyor. Ancak bir deniz geçidini etkisiz hale getirmek için bütün gemi trafiğini fiziksel olarak durdurmak gerekmiyor. Ticari gemilere yönelik füze ve İHA saldırıları, sigorta ve navlun maliyetlerini yükselterek taşımacılığı ekonomik açıdan sürdürülemez hale getirebilir.

TEPAV raporunda da vurgulandığı üzere, düşük maliyetli dron ve füze sistemleri milyarlarca dolarlık deniz ticaretini aksatabilecek kapasiteye ulaştı.

Temmuz ayında Husiler Suudi Arabistan bayraklı üç tankere saldırdı; ayrıca Jizan rafinerisi ile Yanbu ihracat terminalini balistik füzeler ve dronlarla hedef aldığını duyurdu. Deniz sigortacılarının Kızıldeniz’de “Suudi teması” bulunan gemileri savaş riski teminatı dışında bırakmaya başlaması da tehdidin ekonomik sonuçlarını büyüttü.

Babülmendep kapanırsa gemiler hangi yolu kullanacak?

Babülmendep’ten geçemeyen ve Avrupa’ya ulaşmak isteyen gemilerin temel alternatifi Afrika kıtasının güneyindeki Ümit Burnu. Bu rota, Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı güzergâhına göre çok daha uzun ve pahalı.

Suudi petrolünün Yanbu’dan kuzeye, Süveyş Kanalı ve SUMED Boru Hattı üzerinden Akdeniz’e taşınması da mümkün. Ancak SUMED’in günlük 2,5 milyon varillik kapasitesi ve Süveyş Kanalı’nın tam yüklü dev petrol tankerlerine yönelik operasyonel kısıtlamaları, bu seçeneğin bütün sevkiyatı karşılamasını engelliyor.

İsrail’deki Eylat-Aşkelon hattı teorik bir başka seçenek olsa da Suudi Arabistan ile İsrail arasındaki siyasi normalleşme şartına bağlı olduğu için kısa vadede uygulanabilir görünmüyor.

Bu nedenle Babülmendep’in devre dışı kalması halinde kaybın tamamını karşılayabilecek kolay ve hızlı bir alternatif bulunmuyor.

İki boğazın aynı anda aksaması ne anlama geliyor?

Hürmüz, dünya petrol ticaretinin en büyük arterlerinden biri. Babülmendep ise Hürmüz’den kaçınmak için kullanılan en önemli alternatif güzergâhlardan biri haline geldi.

Bu nedenle iki boğazdaki krizin aynı anda derinleşmesi, yalnızca petrol fiyatlarında kısa süreli artış anlamına gelmiyor.

TEPAV raporuna göre asıl tehlike, art arda gelen şokların stratejik ve ticari petrol stoklarını eritmesi. OECD ülkelerindeki ticari stokların 2026 sonunda 2003’ten bu yana en düşük seviyeye gerilemesi bekleniyor.

Hürmüz’de 400 milyon varilden fazla petrolün sıkışması, üretim kesintileri ve tedarik gecikmeleri yaratmış durumda. Babülmendep’in de bu tabloya eklenmesi, enerjiden gübreye, ilaçtan tekstile uzanan küresel tedarik zincirlerini etkileyebilir.

Türkiye bu tablodan nasıl etkilenebilir?

Mühdan Sağlam’a göre kriz, Türkiye açısından da alternatif enerji koridorlarının önemini yeniden hatırlatıyor.

Kerkük-Ceyhan Petrol Boru Hattı’nın yeniden tam kapasiteyle devreye alınması ve Bakü-Tiflis-Ceyhan hattının Kazakistan’dan ilave petrol akışıyla daha verimli kullanılması, küresel enerji arzına alternatif çıkışlar sağlayabilir.

Raporda ayrıca Suudi Arabistan petrolünü Ürdün, Suriye ve Türkiye üzerinden Ceyhan’a ulaştıracak yeni bir kuzey hattı; Suudi Arabistan ve Kuveyt petrolünü Irak üzerinden Kerkük-Ceyhan hattına bağlayacak seçenekler de orta vadeli senaryolar arasında gösteriliyor.

Kaynak: TIME

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş