Gazetecilerden SETA hakkında suç duyurusu: “Gazetecilik adına itham ediyoruz”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Gazeteci Dayanışma Ağı, SETA Vakfı’nın uluslararası basın kuruluşlarının Türkiye muhabirlerini fişleyici nitelikteki raporunu hazırlayanlar ve vakfın yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulundu. 

Gazeteci Dayanışma Ağı’nın üyesi gazeteciler, suç duyurusunda bulunmak üzere bugün Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne geldi. Binanın önündeki meydanda basın açıklaması yapıldı. Açıklamayı grup adına gazeteci Rıfat Doğan okudu. Açıklama şöyle:

Fişleme belgesi”

“Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) adlı, iktidarla yakın ilişkilere sahip kuruluş tarafından 5 Temmuz 2019’da yayımlanan ‘Uluslararası Medya Kuruluşlarının Türkiye Uzantıları’ başlıklı rapor; gazetecilerin mesleklerini yapmalarını, ifade özgürlüğünü ve halkın haber alma hürriyetini engellemek amacıyla hazırlanmış bir fişleme belgesidir. Tarihe kara bir sayfa olarak geçecek bu rapor, gazeteciliğe ve en temel hürriyetlere yapılmış ayrımcı bir saldırı niteliğindedir.

Basın özgürlüğüne saldırının failleri”

Bu fişleme belgesi, Türkiye’de basın özgürlüğüne saldırının failini bir kez daha gözler önüne sermiştir. En üst düzey devlet kadrolarına geçiş için ön basamak gibi kullanılan SETA’nın kurucu başkanı Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’dır. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, göreve gelmeden önce SETA İstanbul Genel Koordinatörlüğü ve SETA Genel Koordinatör Yardımcılığı yapmıştır. Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Üyesi Burhanettin Duran, halihazırda SETA’nın genel koordinatörüdür. Bu fişleme belgesi, devletin üst düzey yetkililerinin çeşitli kademelerinde bulunan bir vakıf tarafından hazırlanmıştır ve bu haliyle bir andıç niteliğindedir.

Medyaya gözdağı

İtham ediyoruz! Uluslararası kuruluşlarda çalışan gazeteciler başta olmak üzere birçok meslektaşımıza karşı kin ve düşmanlığa tahrik ile ayımcılık ve nefret suçları işlenmiştir.

Gazetecilere ve gazetecilerin çalıştığı medya kuruluşlarının sahiplerine gözdağı verilmek istenmiştir. Bununla birlikte, iktidarın yabancı basın kuruluşları üzerinde de baskı kurmaya çalışarak, ‘zararlı’ gördüğü gazetecileri mesleklerini yapamaz hale getirmeyi amaçladığı da açıktır. Mesleğimiz ve onurumuz adına kabul etmiyoruz. Gazetecilikte ısrar edeceğiz. İlan ediyoruz. Biz gazeteciler, dünya görüşümüz, çalışmak zorunda olduğumuz kurum, inançlarımız, tâbiyetimiz ne olursa olsun, gerçeğin tarafında olmaya, mesleğimizin gereklerini yerine getirmeye devam edeceğiz.”

Suç duyurusu dilekçesinde, raporun yazarları İsmail Çağlar, Kevser Hülya Akdemir, Seca Toker, SETA Genel Koordinatörü Burhanettin Duran, SETA Genel Müdürü Abdulkadir Çay’ın “özel hayatın gizliliğini ihlal”, “kişisel verilerin kaydedilmesi”, “verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme”, “nefret ve ayrımcılık”, “inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme”, “iş ve çalışma hürriyetinin ihlali” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçlarını işledikleri öne sürüldü.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus