Sulukule’de İBB’nin yıktığı, iki bölgeyi ayıran kapının ardından: “Sanki orası İsrail, burası da Filistin gibiydi”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İstanbul’un Fatih ilçesinin yoksul mahallesi Sulukule, 2006’daki Bakanlar Kurulu kararıyla kentsel dönüşüm kapsamına alındı ve iki yıl sonra mahallede yıkımlar başladı. Yıkılan evlerin yerine lüks konutlar inşa edilirken lüks konutların bulunduğu yer ile Sulukule’nin eski evlerinin bulunduğu bölge arasında demir kapılar örüldü, güvenlik konuldu. Yıllardır örülen bu duvar, dört gün önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ekipleri tarafından yıkıldı. Sulukule’nin yaklaşık 15 yılda yaşadığı dönüşümü, kapının mahalleliler üzerinde yarattığı duyguları anlamak için kendimizi Sulukule’ye attık. Hem ikiye ayrılmış mahallenin sokaklarında dolaştık hem de mahalleliyi dinledik.

Kamera-Kurgu: Fırat Fıstık ve Sedat Elbasan

Fotoğraflar: Sedat Elbasan

Sulukule’deki kentsel dönüşüm, Tarlabaşı ile birlikte İstanbul’un en tartışmalı dönüşüm projelerinden biriydi. Öyle ki tartışma ülke sınırlarını aştı, Avrupa Parlamentosu, projenin tarihi dokuyu bozduğu ve hukuksuz olduğu kararına vardı. Sulukule’deki evleri yıkılan ve TOKİ tarafından yapılan Arnavutköy Taşoluk’taki evlere taşınmaya zorlanan Romanlar, Sulukule’deki kültürlerini eskisi gibi koruyamıyor. Zaten Arnavutköy’e taşınmak zorunda kalanların çoğu da şu an orada yaşamıyor. 

Sulukule’ye girer girmez mahallenin en işlek kıraathanesi Ado’nun Yeri’nde duruyoruz. Sulukule Roman Kültürünü Geliştirme ve Dayanışma Derneği Başkanı Şükrü Pündük ve mahalleli karşılıyor bizi. 15 yıl geçmesine rağmen mahallelinin gündemi, dönüşüm ve lüks konutlarla kendi evlerinin aynı sokakta yer almasına rağmen ayrılması. 

“İnsanlar evlerini satmak zorunda kaldılar ve sürüldüler”

Şükrü Pündük, 1968 doğumlu ve ailesinin Sulukule’ye gelmesi 1480’lere dayanıyor. “Bizim gidecek kasabamız, köyümüz, yerimiz de yok” diyen Pündük, kentsel dönüşümün mahalleyi nasıl dönüştürdüğünü anlatmaya başlıyor: “2005 yılında kentsel dönüşüm yasası çıktı ve mahallemizde kentsel dönüşüm yapıldı. Burada bir rantsal dönüşüm yapıldı. Kimileri evlerini satmak zorunda kaldı, acele kamulaştırmayla. ‘Kime şikayet ederseniz edin, satmazsanız evlerinizi yıkarız’ dendi. İnsanların geleceğiyle, yaşantısıyla, kültürüyle oynandı ve insanlar buradan 40-45 kilometre uzağa sürüldüler. Kiracıyı hak sahibi yapıyorsanız, bulunduğu yerde yapmanız lazım. Hakkımı nerede kullanacağımı sen belirleyemezsin.”

Sulukule için suç oranının yüksek olduğuna dair iddialara da yanıt veren Pündük, “Ben şunu soruyorum, bana suç oranı olmayan bir yer söylesinler? Sulukule’de mi daha fazla suç oranı Aksaray’da mı daha fazla? Örnek veriyorum sadece, başka yer de olabilir. Deprem riski dendi. İstanbul’un en sağlam yerlerinden biri Kuledibi ve Sulukule’dir. Deprem riski en az olan yerdir burası” diyor.

Doğma büyüme Sulukuleli olan Osman Hergünkoşar’ın söyledikleri ise dönüşümü, yerinden etmeyi özetliyor: “İnsanların elinden 7-10 bin liraya evlerini aldılar, şimdi 300-500 bin liraya satıyorlar. Bu hak mı hukuk mu?”

Filistin-İsrail benzetmesi

Sarmaşık Sokak’tan lüks konutların olduğu bölüme doğru yürümeye başlıyoruz. Bir sonraki durağımız 45 yıldır mahallede yaşayan bakkal Cemal Şakar. Şakar, iki taraf arasındaki farkı Filistin-İsrail arasındaki farka benzetiyor: “Bu kapı varken ötekileştirilme hissediyordum. Filistin-İsrail gibi görüyordum. Burası sokak, bir yol. Kapatmanın anlamı yok.”

Camiye geldiğimizde ise araçla yanımızdan geçen bir mahalleli kamerayı görüp duruyor ve Bakkal Cemal Şakar’ın söylediklerinin aynısını tekrarlıyor: “Aynı Filistin gibi olduk. 1893’te geldik buraya, kovulduk. 1926 doğumlu dedem burada büyüdü ama biz ne olduk? Buranın yabancısı olduk. Sanki orası İsrail, biz de Filistin gibi olduk” 

Dernek Başkanı Pündük, İBB’nin kapıyı kaldırmasının ardından mahallelinin çok şaşırdığını ve sevindiğini söylüyor: “Bize kapıyı koyarken güvenlik amaçlı dediler. ‘Siz kimi kimden koruyorsunuz’ dedik. Camiye gidemedi insanlar. İmzalar topladık ama Fatih Belediyesi bunu hiç kaale almadı. İBB’ye müracaat ettik ve Ekrem İmamoğlu, hemen gelip konuyu görüştü ve kapıları kaldırttı.” 

“Cenazemiz bile aşağıdaki camiden kaldırılmıyordu”

Lüks konutlarda ağırlıklı olarak Türkiye’ye yeni gelen Araplar kalıyor. Öyle ki mahallenin alt tarafındaki tüm dükkanlarda Türkçe’nin yanı sıra Arapça tabelalar var. Eskiden lüks konutların olduğu bölgede evi olan ve dönüşümle birlikte yıkılan 58 yaşındaki Nilgün Kumaç, mahallenin üst kısmına taşınmış. Kaldırımda, ayakkabı tezgahının önünde hem demir kapıyla ilgili hem de dönüşümle ilgili sorularımızı yanıtlıyor: “Burada doğduk büyüdük, ama camimize bile giremiyorduk. Cenazemiz oluyor buradan kalkmıyordu, Edirnekapı’dan kalkıyordu. Kendi evim vardı orada, tapum, kağıtlarım, evrakım hepsi duruyordu ama hiçbir şey alamadık. Zengin olanlar satın aldılar evleri, benim evimi lağım basıyor. Temizliğini bile yapamıyorum evin.”

Sulukule’nin hem kültürü hem evleri değişime uğradı. Öyle ki 600-700 metre uzunluğundaki sokaklar demir kapılarla kapatılmış. Mahalleli, demir kapının kaldırılmasının yolun aşağısında yaşayanlarla kaynaşma yaratabileceğinden umutlu. 15 yıl önce alınan dönüşüm kararı ise hâlâ mahallelinin kanayan yarası.

Osmanlı’nın ve Cumhuriyet’in eğlence merkezi: Sulukule

Fatih Sultan Mehmet’in, 1453’te İstanbul’u aldıktan sonra farklı bölgelerde yaşayanları İstanbul’a davet etmesiyle, şehre gelen Romanlar’ın bir kısmı Ayvansaray’da Lonca Mahallesi’ni kurarken bir kısmı da Sulukule’ye yerleşti.

Bazı araştırmalara göre ilk Romanlar, Sulukule’ye 1054’te Hindistan’dan geldi. Semt, Osmanlı ve Cumhuriyet tarihi boyunca hep eğlence merkezi oldu. En parlak dönemini ise 1960’lı yıllarda yaşadı. Bu yıllarda Sulukule’deki eğlence yerleri tüm İstanbullular’ın uğrak yeriydi. Zeki Müren ve Müzeyyen Senar gibi birçok ünlü sanatçı eğlenmek amacıyla Sulukule’yi tercih ederdi. Sibel Can, Adnan Şenses, Kibariye, Hüsnü Şenlendirici gibi müzisyenler de Sulukule’deki eğlence evlerinde sahne almışlardı.

Sulukule’deki ilk yıkımlar Menderes döneminde gerçekleşirken 1990’a gelindiğinde Saadettin Tantan’ın Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu İstanbul Bölge Başkanlığı’na gelmesiyle Sulukule’deki eğlence evlerine baskınlar yapımaya başlandı. 2005’te sürekli gündemde olan kentsel dönüşümle ilgili karar alınırken, yıkımlar 2011 yılında tamamlandı. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus