“MEB bir tercih yapıyor, tüm süreç sermaye gruplarının ihtiyacına göre yürütülüyor” – Eğitim-Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan ile koronavirüs salgınında okulların durumu hakkında söyleşi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Koronavirüs vakalarının sayısı giderek artıyor. Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre, günlük vaka ve ölüm sayıları, birçok işyerinin, kamusal alanın kapatıldığı, vatandaşların evlerinden çıkmadığı, sokağa çıkma yasaklarının olduğu “karantina günleri”ndekine yakın. Buna rağmen normalleşme tüm hızıyla devam ediyor. Normalleşme sürecinde en çok tartışılan konulardan biri ise okulların açılıp açılmayacağı.

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, koronavirüs salgını sürerken okulların durumunu değerlendirdi. Aytekin, okullar açılmadan önce öğrenci ve öğretmenler için ücretsiz ve düzenli koronavirüs testi yapılması için bir düzenleme yapılması gerektiğini vurguladı.

İlk ve orta dereceli okullar, bu yıl bahar dönemini uzaktan eğitimle kapattı. Çevrimiçi eğitime geçildiği ilk günden beri, uzaktan eğitimin kalitesi ve birçok öğrencinin uzaktan eğitime ulaşabilmek için yeterli imkanlardan yoksun olduğu konuşuluyor. Okulların kapalı olduğu süreçte, Milli Eğitim Bakanlığı‘nın (MEB) EBA TV üzerinden yayınladığı derslerin kalitesi kadar içeriği de tartışmalara yol açmış, bakanlığın süreci yönetme performansı eleştirilmişti.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, okulların en kısa sürede açılması için çalıştıklarını ve gerekli önlemlerin alınacağını söylüyor. Bugün, 31 Ağustos’ta uzaktan eğitimle birlikte okul dönemi tekrar başladı. 21 Eylül’de ise aşamalı olarak okullara dönüş planlanıyor.

“MEB, şeffaf davranmıyor”

Eğitim-Sen, uzaktan eğitimin öğrenciler arasındaki fırsat eşitsizliğini derinleştirdiğini ve öğrencilerin yeterli bilgiye ulaşamadığını vurgulayarak yüz yüze eğitimin olabilecek en kısa sürede başlaması gerektiği konusunda MEB ile hemfikir olduklarını fakat önlemlerin yeterli olmadığını, MEB’in bu süreçte şeffaf davranmadığını söylüyor.

Önceki günlerde Eğitim-Sen, koronavirüs tanılı eğitimcilerin çalıştığı okulların isimlerini vermeye başladı. Son açıklamaya göre en az 176 okulda, koronavirüs tanısı olan veya temaslı eğitimci vardı. Eğitim-Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan bu rakamları şöyle güncelledi: “Bu sayı giderek artıyor, şu an 200’ü aşmış durumda. Biz, okuları kayıt altına almaya devam edeceğiz.”

Bakan Ziya Selçuk, önceki gün düzenlenen basın toplantısında Eğitim-Sen’in raporlarının sorulması üzerine, kurumu “istismar zemini” yaratmakla ve “dedikodu” yapmakla suçladı. Aytekin ise iktidarın düzgün bir stratejisi olmadığı için böyle bir üslup kullandığını söyledi.

24 Ağustos’ta öğretmenler mesleki eğitim çalışmaları için okullara çağrılmadan önce, gerekli önlemlerin alınması konusunda taleplerini MEB’e ilettiklerini belirten Aytekin, yaptıkları saha çalışmalarından elde ettikleri sonuçların, okulların açılmasıyla ilgili endişelerini artırdığını anlattı. Salgından önceki eğitim-öğretim süreçlerinde dahi okullarda yeterli hijyenin sağlanamadığını söyleyen Aytekin, okullara ve eğitim kurumlarına ek bütçe ayrılması, fazladan eğitim ve temizlik görevlisi alınması gerektiğini belirtti. Eğitim-Sen’in MEB’e ilettiği taleplerin içinde öğrenci ve öğretmenler için düzenli ve ücretsiz koronavirüs testi yapılmasının da olduğunu hatırlatan Aytekin, taleplerinin MEB tarafından ciddiye alınmadığını da sözlerine ekledi.

24 Haziran’da başlayan mesleki eğitim çalışmaları sırasında okulların yüz yüze eğitime hazır olmadığının anlaşıldığını aktaran Aytekin, önceki gün MEB tarafından düzenlenen basın toplantısında, gerekli önlemlerin alındığına dair şeffaf bir bilgilendirmenin yapılmadığını vurguladı: “Maalesef hiçbir açıklama yapılmadı. Hâlâ eğitim kurumlarından gelen vaka sayısının artışı endişelerimizi artıyor. Eğitim-Sen olarak il il, okul okul koronavirüs tanılı veya temaslı arkadaşlarımızı tespit ediyoruz, tutanak tutuyoruz. Gerekli birimleri uyarıyoruz.”

“MEB, bilimsel verileri esas almıyor”

Aytekin, önceki dönemin uzaktan eğitimle geçtiğini hatırlattı ve uzaktan eğitimle birlikte öğrencilerin eğitimden kopuş sürecinin hızlandığını, yapılan araştırmalara göre uzaktan eğitim süreçlerinden sonra eğitimden tamamen uzaklaşmanın yaşandığını ve çocuk işçiliğinin arttığını belirtti: “Yüz yüze eğitimin yeri tutulamaz. Öğrencilerin bilişsel, ruhsal, sosyal gelişimi yüz yüze eğitim olmadan sağlanamaz. Yüz yüze eğitimin başlamasını en çok biz eğitim ve bilim emekçileri istiyoruz fakat görüyoruz ki MEB hâlâ, yüz yüze eğitim için etkili ve uygulanabilir bir planlama yapmıyor. Ek bütçe açıklaması gündeminde bile değil. Okulların hazırlanması yönünde bilimsel verilerin esas alınmadığı bir süreç var.”

Aytekin, uzaktan eğitimin eğitimde fırsat eşitsizliğini derinleştirdiğine de dikkat çekti. Türkiye’deki öğrencilerin neredeyse üçte birinin uzaktan eğitime erişim imkanının olmadığını ancak MEB’in bu sayıyı 1,5 milyon olarak açıkladığını beelirten Aytekin, “Uzaktan eğitim için gereken cihazlar, devlet tarafından karşılanmıyor” dedi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus