Türk Tabipleri Birliği’nden koronavirüs salgınında sekizinci ay raporu: “İstanbul için kapanma vakti”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türk Tabipleri Birliği (TTB) tarafından bugün çevrimiçi düzenlenen toplantıda açıklanan COVID-19 İzleme Grubu 8. Ay Değerlendirme Raporu‘nda, “çalışma yaşamında koronavirüs” konusu ele alındı. Raporda koronavirüsün meslek hastalığı sayılması için bir yasa tasarısı önerisi sunulduğu belirtilirken İstanbul’daki günlük koronavirüs vaka sayısının da ekim ayı sonu itibarıyla 10 bini aştığının altı çizilerek şehirde önlemlerin derhal artırılması gerektiği vurgulandı.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) tarafından bugün çevrimiçi düzenlenen toplantıda açıklanan ve koronavirüs salgınıyla geçen sekizinci ay olan ekim ayına ilişkin COVID-19 İzleme Grubu 8. Ay Değerlendirme Raporu’nda, “çalışma yaşamında koronavirüs” konusu ele alındı.

Toplantıda konuşan TTB Merkez Konsey Üyesi ve göğüs hastalıkları uzmanı Prof. Dr. İbrahim Akkurt, koronavirüs sayılarında bu denli artışın yaşandığı bir dönemde çalışanlar için birtakım önlemler alınması gerektiğini söyledi.

Akkurt ayrıca, 10 Kasım Salı günü itibarıyla koronavirüs nedeniyle 66’sı hekim olmak üzere toplam 152 sağlık çalışanının hayatını kaybettiğini ve TTB’nin bundan dolayı yedi maddelik bir yasa tasarısı önerisi hazırlayarak koronavirüsün meslek hastalığı sayılması için bir girişim başlattığını belirtti.

Akkurt, toplantıda sunumunu yaptığı etkinlik piramidinde koronavirüs kümelerini azaltmadaki en etkin yöntemlerin birinci adımının, vazgeçilmez olmayan işyerlerini kapatarak ve özlük haklarında herhangi bir kayıp yaşamamalarını sağlayarak çalışanları ücretsiz izne çıkarmak olacağını söyledi. İkinci adımın “ikame edebilme” olduğunu söyleyen Akkurt, teması azaltmanın ve mümkünse evden çalışabilmenin gerekli olduğunu anlattı. Üçüncü adımın “mühendislik tedbirleri” olduğunu belirten Akkurt, işyerlerinde daha iyi havalandırma ve filtreleme sistemleri, fiziksel bariyerler ve sensörler kullanılması gerektiğini söyledi. Dördüncü adım olarak “idari tedbirleri” yani temizlik, sosyal mesafe ve sınırlı çalışma süresini sayan Akkurt, beşinci ve en az etkili olan yöntemin ise “kişisel koruyucu ekipman” olduğunu belirtti.

Sağlık Bakanlığı tarafından her gün açıklanan günlük koronavirüs verilerini içeren tabloya da değinen Akkurt, “Tablo tamamen kuşkulu” dedi. Tablodaki en sorunlu verilerin hastalardaki zatürre oranına dair paylaşılan veriler olduğunu söyleyen Akkurt, “Zatürre oranı hep yüzde 4’ler, 5’ler, 6’lar, 7’ler civarında gidiyor. 35 yıllık bir göğüs hastalıkları uzmanıyım ben. Mart ayından beri de sahada çalışan bir hekimim. Koronavirüs tanısı konulmuş olan bir kişi eğer virüs aşağıya inmemişse, karaciğer etkilenmemişse yani zatürre olmamışsa, o kişi hastaneye yatmaz” diye konuştu. Akkurt, günlük verilerde “hasta sayısı” ile kastedilenin o gün hastaneye yatırılan kişi sayısı olup olmadığının bilinmediğini de aktardı. 

Tablodaki verilerin sahadaki verilerle örtüşmediğini belirten Akkurt, farklı illerdeki TTB kollarının il il açıkladığı verileri gösterdi. TTB’nin 24 Ekim’de düzenlediği toplantıda paylaşılan verilere göre İstanbul’da ortalama günlük vaka sayısının 10 bin, Ankara’da 4 bin, Kahramanmaraş’ta bin ve Diyarbakır’da 400 olduğunu vurgulayan Akkurt, şöyle devam etti: “İstanbul şu anda kaynıyor. Dün İstanbul’daki arkadaşlarımızın düzenlediği basın toplantısında hastaların hastaneye nakilleri için ambülans bulunamadığı belirtildi.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus