Kanal İstanbul Projesi’yle ilgili rapor hazırlandı: Proje için toplam 75 milyar lira maliyet inandırıcı değil, projenin sadece kazı ve nakliye maliyeti 69 milyar lira

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Maden Mühendisleri Odası (MMO), Kanal İstanbul Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporunda verilen bilgiler doğrultusunda teknik değerlendirme raporu hazırladı. Raporda sadece kazı, nakliye ve depolama maliyetlerinin 69 milyar liraya ulaşabileceği, dolayısıyla projenin bütünü için belirlenen 75 milyar lira maliyetin inandırıcı olmadığı açıklandı. Bunun yanı sıra, ÇED raporundaki çelişkili, yanlış ifadeler de raporda yer aldı. 

Kanal İstanbul projesi için ÇED raporuna göre 1,1 milyar metreküplük bir kazı yapılması, kazıların büyük kısmının yükleyici iş makineleriyle, sadece yüzde 3,8’inin patlatmalı kazı ile yapılması, kazı sonrası ortaya çıkan malzemenin 200 metreküplük maden tipi kaya kamyonları ile taşınması planlanıyor. 

Maden Mühendisleri Odası (MMO) ise ÇED raporunda belirtilen planlamaların ve hesapların yanlış yapıldığını, özensiz bir şekilde hazırlanan raporda çelişkili ifadelerin bulunduğunu açıkladı. MMO öncelikle sürenin yetersiz olduğu ve kazı süresinin belirtilen dört yılı aşacağı, 200 metreküplük 400 adet kaya kamyonunun temin edilmesinin dahi üç-dört yıl sürebileceğini paylaştı. 

Kanal İstanbul ÇED raporuna göre, 45 kilometrelik güzergâhta toplam 1 milyar 79 milyon 252 bin metreküp kazı yapılacağı, hafriyat miktarının da 2 milyar 700 milyon ton olacağı belirtiliyor. Saatlik hafriyat miktarı ise 72 bin 500 ton. Bu hafriyat Karadeniz kıyısındaki dolgu alana dökülecek. 

MMO tarafından yapılan açıklamada, Kanal İstanbul için hazırlanan ÇED raporunun içinde yanlış ve çelişkili ifadeler olduğu örneklerle anlatılarak, kazı, patlatma ve nakliye kısımlarında ciddi hatalar olduğu belirtildi. “Kanal İstanbul Projesi tekil olarak ve sadece teknik olarak değerlendirilecek bir konu değildir” denilen raporun sonuç kısmında ise şu ifadelere yer verildi:

“Konunun ekonomik, politik, ekolojik ve teknik yönden bütüncül bir şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir. 3. Köprü, 3. Havalimanı ve Kanal İstanbul Projesi’nin birlikte değerlendirilerek, İstanbul’a yaşam sağlayan kuzey aksında ve kanal güzergâhı bölgesinde yapılmak istenen ‘Yenişehir’ ve bu projeler ile yaratılacak rantın, AKP iktidarı ve sermayesini beslemek için yapılan projeler olduğu açık bir şekilde ortadır. Kanal İstanbul güzergâhında yapılan plan değişiklikleri, arazi el değiştirmeleri ve Kanal ÇED raporunda belirtilen en büyük gelir kaleminin gayrimenkul olması, kanalın neye hizmet edeceğini, ne amaçla yapılmak istendiğini açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Kanal İstanbul, halkın ihtiyaçlarıyla ve bilimsel teknik doğrularla örtüşmeyen; doğaya, kente ve İstanbul’un yıkımına neden olacak bir kent suçudur. Kanal’a değil halkın ihtiyaçlarına bütçe ayrılmalıdır. Kanal İstanbul Projesi ve ÇED Raporu iptal edilmelidir.”

Maden Mühendisleri Odası’nın açıkladığı çelişkili sonuçlar ve değerlendirmeler ise şöyle:

  • Kazılacak alanın jeolojik birimleri tek tek belirlenerek hangi jeolojik birimden ne kadar kazı yapılacağı belirtilmeli ve buna göre bir plan oluşturulmalıdır. ÇED raporunda detaylı bir bilgi olmadığı gibi nasıl hesaplandığı bilgisi de paylaşılmamıştır.
  • Kazı miktarı 1,1 milyar metreküp verilmiş olup bu miktarın nasıl hesaplandığı verilmemiştir. Böylesi büyük bir projede parametrelerinin açık bir şekilde paylaşılması gerekirken, ÇED raporunda kanal kazısının x,y koordinatları verilmiş ancak kanal kazı üçüncü boyutu, kazı derinlikleri ve farklı jeolojik formasyonlara ait kazı bilgileri net biçimde paylaşılmamıştır.
  • Yapımda toplam dört yıl boyunca yılda 300 gün günde 16 saat çalışılacağı belirtmiş ama patlatma işlerinin toplam beş yıl boyunca yılda 12 ay, ayda 30 gün, günde 24 saat yapılacağı yazılmıştır. ÇED raporunda kazı, patlatma, kamyon çalışma süreleri kendi içinde çelişiyor.
  • Hafriyat miktarı 1,76 milyar metreküp ile 1,43 milyar metreküp arasında değişecektir. Hafriyat miktarının artması süreyi uzatacak, maliyeti artıracaktır. 
  • Nakliye maliyeti hesaplanırken, taşınacak malzeme miktarı kazı miktarı olan 1,1 milyar metreküp baz alınarak yanlış hesaplanmıştır. Kazı sonrası kabarma faktörü dikkate alınarak hesaplanmış olan toplam malzeme miktarı baz alınmalıdır. Hafriyat miktarı 1,76 milyar metreküp ile 1,43 milyar metreküp arasında değişecektir. Bu da maliyet hesaplarına 1,98 milyar dolar ile 990 milyon dolar arasında bir maliyetin eklenmesi demektir. 
  • ÇED raporunda Kanal İstanbul projesinin maliyeti toplamda 75 milyar lira olarak belirtilmiştir. Kanal İstanbul’un sadece kazı, nakliye ve depolama maliyetleri yaklaşık 69 milyar lira tutmaktadır. 
  • Kepçe ve kamyonların üretim ve teminleri en iyi ihtimalle yaklaşık üç-dört yıl arasında sürecektir. Ancak kanalın kazı, nakliye ve dolgu çalışmalarının dört yıl içinde tamamlanacağı belirtilmiştir. 
  • ÇED Raporu’nda kanal güzergâhında belirtilen jeolojik formasyonlar ve kayaçlar ile Kuzey Marmara Otoyolu projesi ve 3. Havalimanı projesinde yapılan patlatmalı kazılar dikkate alındığında ve maden mühendisliği bilimi ve tekniğine göre bu veriler yorumlandığında, bu büyüklükte bir kazı için patlatmalı kazı miktarı ÇED raporunda belirtilen yüzde 3,8’den çok daha fazla olacaktır. Dolayısıyla raporda hesaplanan çevresel etki değerleri belirtilenden çok daha farklı çıkacaktır.
  • Patlatma planları ve hesapları birbiri ile uyuşmamaktadır ve alelacele hazırlanmış olan bu rapor bilimsellikten uzaktır. 
  • Çevrede bulunan hasar risk noktalarında oluşacak sarsıntı miktarının hesaplanması için sahanın özgün titreşim yayılım denkleminin bilinmesi gerekmektedir. Ancak ÇED raporunda ABD tarafından geliştirilen ve taşocakları için kullanılması öngörülen yüzde 50 güvenilirlikli olduğu belirtilen formül kullanılmıştır.
  • Kanal projesi için yapılması hedeflenen patlatmalarda, tüm deliklerin kuru olduğu düşünülerek bütün hesaplamalar ANFO üzerinden yapılmıştır. Ancak kanal güzergâhında, sulu deliklerin ve su tutan zeminlerin bulunduğu bilinmektedir.
  • Raporda bir delikten 90 metreküp malzeme çıkacağı belirtilmesine rağmen emisyon kaynağı hesaplarında delik başına 75 metreküp malzeme çıkacağı belirtilmiştir. Raporda belirtilen parametreler birbiri ile çelişmektedir ve yanlıştır.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus