MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: “HDP, PKK’nın giriş kapısı, bagaj kapağıdır”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu. Gara operasyona değinen Bahçeli, Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) kapatılması tartışmalarına dair “HDP, PKK’nın giriş kapısı, bagaj kapağıdır. HDP, PKK’nın ta kendisidir. HDP’nin kapatılması için zaman kaybetmek devletimizin egemenlik haklarına zarardır” dedi.

MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki grup toplantısında, Gara operasyonuna dair açıklamalarda bulundu. Konuşmasına “Bölücülük sorununu örtbas etmek isteyen, beka sorununu küçümseyen kim varsa eli silahlı terörist kadar alçaktır” diye başlayan Bahçeli şöyle devam etti: “Terörü hileli ve hilafsız kınamayan, zevahiri kurtarabilmek amacıyla kanlı örgütün adını anmaktan imtina edenler sadece korkak ve kokuşmuş değil, terörün koçbaşlarıdır. 10 Şubat 2021’de Irak’ın kuzeyinde Gara bölgesine yapılan Pençe Kartal-2 Harekâtı cumartesi günü tamamlanmıştır. Harekat süresince teröristlere ait barınak, sığınak ve mühimmat deposu ile sözde karargâh olarak kullanılan pek çok yer tahrip edilmiştir, çok sayıda terörist ihanetlerinin bedelini canları ile ödemiştir. Dileğimiz teröristlerin peşinin bırakılmaması. Kandil’e bir şafak vakti, Türklüğün şanlı bayrağı dikilmeli. Terör kampları yıkılıp yakılmalıdır. Sincar’ın yerle bir edilmesi artık hayat memat konusudur.”

“Bizleri derinden üzen şehadetler yaşanmıştır. Millet ve vatan bu kahraman şehitlerimize minnettardır” diyen Bahçeli şunları söyledi:

“Şehitlerimizin naaşları Ankara’da dualar eşliğinde vatan toprağına emanet edildi. Aldığımız bir başka kara haber yürekleri adeta kasıp kavurdu. PKK terör örgütü tarafından kaçırılan 13 kahraman kardeşimiz bir mağara deliğinde baş bölgelerine yakın mesafeden ateş edilerek şehit edildiler. Bu katliam yeryüzünde çok nadir görülen bir canavarlık örneğidir. Suçsuz günahsız, üstelik savunmasız insanlarımıza kurşun sıkmak terörizmin ilkel yüzünü tekrar deşifre etmiştir. Bu kadar mı alçaldınız? PKK/YPG’ye kol kanat geren sözde insan hakları savunucuları, şimdi ne diyeceksiniz? Gara’da akan kan alayınızı boğacak, biliyor musunuz? Bundan sonra terörle mücadele stratejisinde Gara öncesi ile sonrası aynı olmayacak, inanıyorum. PKK ile saf tutan kim varsa tepeden tırnağa tutuşturulacak. PKK terör örgütü ya silahları ile ve son teröriste kadar güvenlik güçlerine teslim olup adalet önünde hesap verecektir ya da azdan az çoktan çok gidecek, hainlerin kafaları koparılacak. O mağarada aslında Türk Milleti’nin tamamına ateş açılmıştır. Biz göreceğimizi gördük, çekeceğimiz çileyi çektik. Bundan böyle gerisini bölücüler, yardım ve yataklık yapan işbirlikçiler, teröristler düşünmelidir. Başımız sağolsun, vatanımız sağolsun, milletimiz varolsun. Sonsuza kadar tanrı Türk’ü korusun ve yüceltsin.”

“Sabır taşı çatladı, bıçak kemiğe dayandı”

“Ön şartsız şekilde, devletimize ve hükümetimize bu mücadelede desteğimiz tamdır ve tartışmasızdır. Bu vatandan bu ülkeden hainlerin tamamını söküp atmalıyız. Bu ülkeyi seveni severiz, sevmeyene ‘cehenneme kadar yolun var’ deriz. Artık bir karar arifesindeyiz. Cumhuriyetin 100. yıldönümüne terörü bitirmiş şekilde ulaşmak durumundayız. Biliyorum bu zor ve zahmetli bir süreçtir ancak Gara’daki barbarlık bir kırılma anıdır. Evlatlarımızın kurşun yediği mahalde terörün elebaşıları birer birer sallandırılmazsa yüreklerimiz soğumayacak. Herkes tarafını ve tercihini yapmak mecburiyetindedir. Teröre sessiz kalarak her gün bir yerimizden mi koparılacağız? Herkes nerede durduğunu gözden geçirmelidir. Pozisyonunu, niyetini, ilişki ağlarını yeni baştan kontrol etmelidir.

Türk Devleti’nin ekmeğini yiyip havasını soluyan, hazinesinden geçinen, sonra da dönüp devletin varlığına diş bileyenlerin yakasından tutumak her muhterem milletvekili için namus meselesidir. Bebek katiline ‘sayın’ diyen milletvekili istemiyoruz. Teröriste ‘gerilla’ diyen milletvekiline katlanamıyoruz. Yeter artık, sabır taşı çatladı, bıçak kemiğe dayandı. Bu mesele varoluş yok oluş meselesidir. İp inceldiği kadar incelmiştir, kopacağı varsa zaten kopacaktır.”

“HDP’nin kapatılması için zaman kaybetmek devletimizin egemenlik haklarına zarardır”

Bahçeli, HDP’nin kapatılması talebini de yineledi:

“Gara’da evlatlarımızın kafalarına kurşun sıkan şerefsizlere sempati besleyenlerle aynı yerde nasıl buluşacağız? Hak mıdır bu, reva mıdır bu, adalet midir bu? Onların demokrasi mücadelesi içinde oldukları iddia ediliyorsa, bizim yaptığımız nedir? Bir HDP milletvekili, üstelik bayan, aynen şöyle diyor; ‘Biz barış dedikçe saldırdılar, kampı Türkiye bombaladı.’ Be hey milletvekili müsveddesi. Siz kimsiniz, saldıran kim? Esir kampı nerede, esir ne demek? Hiç mi vicdan yok sende? Bu kadar mı insanlıktan koptunuz? Bir başkası da ‘Mesele kim olursa olsun insanı yaşatmak olmalıydı’ diyor. Bu sözlerde PKK’ya bir tepki var mı? HDP’li bir yöneticiden Gara katliamını kınayan cılız da olsa bir itiraz duyanınız oldu mu? Ben duymadım.

HDP geçmişteki sözde diplomatik çabalardan bahsediyor. Neyin diplomasisi? ‘İktidar kayıpların ailelerine hesap vermelidir’ diyor HDP. Utanmazlar, yüzsüzler, PKK’nın değil iktidarın hesap vermesi gerektiğini ileri sürüyorlar. HDP, PKK’nın giriş kapısı, bagaj kapağıdır. HDP, PKK’nın ta kendisidir.

HDP’nin kapatılmasına yönelik, üç maymunu oynayan kimdir? HDP kapatılmadan PKK’nın ayağını TBMM’den kesmenin bir başka formülünü bilen aslan parçası bir demokrat var mıdır? HDP’lilerin milletin vergileri ile aldığı maaş haramdır. HDP’nin kapatılması için zaman kaybetmek devletimizin egemenlik haklarına zarardır.

HDP’nin dostu olan CHP’ye ne demeli? PKK’yı afişe etmeden, yalnızca terör örgütü sözleri ile saldırıyı kınamak kurnaz bir taktiktir. Akıllarınca ittifak ortaklarını rahatsız etmek istemiyorlar. Şehitlerimizin kemiklerini sızlatmaktan da gocunmuyorlar. HDP’ye ve bölücü terör örgütüne verilmiş bir sözünüz yoksa, PKK’ya katil demek, eşkıya demek size ancak onur, şeref, millet nezdinde de itibar kazandıracaktır. CHP ile birlikte terörist Demirtaş’ı neredeyse demokrasi kahramanı haline getiren sözde aydınlar merak içindeyiz. Nasıl, manzara güzel mi oralarda, martılar uçuşuyor mu?”

“Anayasa Mahkemesi Türkiye’nin mahkemesi olmayacaksa kendini feshetsin”

MHP lideri, CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun Meclis’e dönmesinin yolunu açan kararı üzerinden Anayasa Mahkemesi’ne yüklendi:

“Bu Anayasa Mahkemesi kime hizmet etmektedir? Anayasa Mahkemesi Türkiye’nin mahkemesi olmayacaksa derhal kendisini feshetsin. Bir kez daha diyorum ki CHP milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılmasıyla ilgili konu Karma Komisyona ve Meclis Genel Kurulu’na geldiği takdirde tutarlı davranacak ve dokunulmazlığın kaldırılması yönünde oyunu kullanarak tarafını gösterecek. İşte 48 milletvekili buna hazırdır.

“İlk dört maddeyi tartışacak babayiğit henüz doğmadı”

Bahçeli, anayasanın ilk dört maddesinin tartışılabileceğini söyleyen DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’a da şu sözlerle tepki gösterdi:

“Milletvekilleri kimin devası olduğu, kimlere deva olacağı az çok belli olan ipotekli bir partinin başkanı, anayasanın ilk dört maddesinin tartışılabileceğini söylemiştir. Anayasanın ilk dört maddesini tartışmaya hazır olan şahsa cevabım sen git önce kendini tartışmayı dene. Sicilini ve siyasi dönekliğini tartışmayı iste. Anayasanın ilk dört maddesi Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuki kimliği, kuruluşunun ve kurtuluşunun simgesidir. Bu kimliği tahrip etmeyi hayal edenler veya aklından geçirenler ya HDP’ye kapağı atsınlar ya PKK’nın dağ kadrosuna katılsınlar ya da Pensilvanya’da soluğu alsınlar. İlk dört maddeyi tartışacak babayiğit henüz doğmadı. Tartışmaya hazırlanan buna meyleden Babacan’ı da uyarıyorum, böyle giderse tarihin ve milletin hışmından asla kurtulamaz.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus