Cambridge Üniversitesi araştırması: “Aşırılık yanlısı” kişiler karmaşık zihinsel görevlerde daha başarısız oluyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Cambridge Üniversitesi araştırmacıları tarafından yapılan bir araştırmaya göre, aşırılık yanlısı kişiler karmaşık zihinsel görevlerde daha başarısız oluyor. Araştırma bulgularına göre insan beyni, hayatını devam ettirmek için seçtiği ideolojiler özelinde önemli ipuçları taşıyor. 

İngiltere’de bulunan Cambridge Üniversitesi’ndeki araştırmacılar tarafından yapılan ve Royal Society B’nin Felsefi İşler dergisinde yayımlanan araştırma, ideolojik tutumların bilişsel karar verme sürecindeki etkisini ortaya koydu. Araştırmacıların bilişsel eğilim, bilginin algılanma ve işlenme biçimi, görüş farklılıkları, siyasi, milliyetçi ve dogmatik inançlar gibi ideolojik dünya görüşlerinin yaş, ırk ve cinsiyet gibi geleneksel faktörlerin etkisinin ötesinde nasıl şekillendiğini değerlendirdikleri araştırmaya göre, ideolojik olarak aşırılık yanlısı tutum gösteren bireyler, karmaşık zihinsel görevlerde daha başarısız oluyor. 

The Guardian’ın haberine göre, Cambridge Üniversitesi’nin araştırması, 16 farklı ideolojik yönelimden 22 ile 63 yaş arası 330 ABD vatandaşına uygulanan 37 nöropsikolojik ve 22 kişilik anketiyle gerçekleştirildi. Nöropsikolojik testler ve kişilik anketlerinin duygusal veya politik değil, tarafsız olacak şekilde tasarlandığını belirten araştırmacılar, katılımcılardan elde edilen verilerle katılımcıların algı ve öğrenme kapasiteleriyle birlikte karmaşık-stratejik zihinsel işlem yetenekleri hakkında daha net verilere ulaşabilmek için bazı hesaplamalı modelleme yöntemleri kullandı. 

Araştırmanın yazarlarından biri olan Cambridge Üniversitesi Psikoloji Bölümü profesörü Dr. Leor Zmigrod, elde ettikleri en önemli bulguların aşırılık yanlısı tutumlara sahip insanların dünyayı siyah-beyaz düşünme eğiliminde olduklarınının ve karmaşık zihinsel adımlar gerektiren testlerde daha fazla zaman harcadıklarının tespit edilmesi olduğunu söyledi. 

Zmigrod, aşırıcılığa eğilimli insanların aynı zamanda duygularını kontrol etmek konusunda başarısız ve aynı zamanda olayların arkasında duygusal çağrışımlar aramaya yatkın olduklarını belirterek, “Bu, bireyin masum birine karşı şiddet uygulamaya ne denli istekli olabileceğini anlamamıza yardımcı oluyor” dedi.

Katılımcılardan kendilerine gösterilen bazı noktaların sağa mı yoksa sola mı hareket ettiğini belirlemeleri istediklerinde aşırıcılık eğilimi olan bireylerin bu bilgiyi işlemelerinin ve bir karara varmalarının diğer katılımcılara oranla daha uzun sürdüğünü belirten Zmigrod, “Bazı bilişsel görevlerde, katılımcılardan olabildiğince hızlı ve doğru yanıt vermeleri istendi. Politik olarak muhafazakâr eğilimli insanlar yavaş ve istikrarlı bir yaklaşım benimserken liberal görüştekiler biraz daha hızlı ve agresif bir yaklaşım benimsedi” diye konuştu. 

Araştırmacılar, elde edilen bulgulara göre aşırılığın muhafazakâr ve dogmatik görüşlerin bir karışımı olduğunu tespit ettiklerini belirtirken Zmigrod, şu değerlendirmeyi yaptı: “Bu büyüleyici çünkü muhafazakârlık neredeyse ihtiyatla eşanlamlı. Kendilerini muhafazakâr olarak sınıflandıranlar, karşılaştıkları her uyarıcı etmene oldukça dikkatli bir şekilde davranıyor.”

Derleyen: Meryem Zelal Direkçi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus