Türkiye ile Mısır arasında sekiz yıl sonra yüz yüze diplomatik görüşme yapılacak – Ankara-Kahire hattında “yeni normal” mümkün mü?

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türkiye ile Mısır arasındaki siyasi istişareler kapsamında Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Sedat Önal ve beraberindeki heyet, 5-6 Mayıs tarihlerinde Mısır’ın başkenti Kahire’de temaslarda bulunacak. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, söz konusu “istikşafi” görüşmelerde iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesine yönelik atılması gereken adımlar üzerinde durulacak. Peki, Türkiye ve Mısır yan yana gelir mi? Sekiz sene önce neler olmuştu, şimdi ne oluyor? Türk dış politikasının en keskin dönüşlerinden biri olarak yorumlanan Mısır ile ilişkilerde normalleşme mümkün mü? Türkiye son dönemde Ortadoğu ülkelerine yönelik hangi adımları atıyor? Medyascope bu soruların cevaplarını sizler için derledi.

Türkiye ile Mısır arasında sekiz yıl sonra ilk defa yüz yüze üst düzey diplomatik temaslar yapılacak. Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Sedat Önal başkanlığında Türk heyeti bugün Kahire’ye gidiyor. 

Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Türkiye ile Mısır arasında siyasi istişareler Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Sedat Önal ile Mısır Dışişleri Bakan Yardımcısı Hamdi Sana Loza’nın başkanlıklarında 5-6 Mayıs tarihlerinde Kahire’de gerçekleştirilecektir” denildi. 

Açıklamada söz konusu istikşafi görüşmelerde, iki ülke arasındaki ilişkilerin ikili ve bölgesel bağlamda normalleştirilmesine yönelik atılması gereken adımların üzerinde durulacağı belirtildi.

Mısır Dışişleri Bakanlığı da yaptığı açıklamada, Türk heyeti ile Kahire’de yapılacak olan görüşmeleri “istikşafi” olarak nitelendirdi. Görüşmelerde ikili ilişkilerin ve bölgesel konuların üzerinde durulacağının altı çizilen açıklamada, “Türk tarafı ile görüşmelerde ilişkilerin normalleşmesini sağlayabilecek gerekli adımlar üzerinde durulacak” denildi. 

Normalleşme sinyalleri mart ayında verilmeye başlandı

Türkiye ile Mısır arasındaki diplomatik ilişkiler 2013 yılından beri maslahatgüzar seviyesinde sürdürülürken iki ülkenin dışişleri bakanları çeşitli vesileler ile görüşmeler yapıyordu. Bu süreçte Mısır’ın Ankara Büyükelçiliği ile İstanbul Başkonsolosluğu ve Türkiye’nin Kahire Büyükelçiliği ile İskenderiye Başkonsolosluğu faaliyetlerine devam ediyordu.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye ile Mısır arasındaki diplomatik ilişkilerin başladığını 12 Mart günü duyurmuştu. İki ülke arasında istihbarat birimleri düzeyinde devam eden ilişkilere ek olarak diplomatik düzeyde de temaslara başladıklarını belirten Çavuşoğlu, “Mısır ile hem istihbarat hem de dışişleri düzeyinde temaslarımız var. Diplomatik düzeyde de temaslarımız başladı” demişti.  

Diplomatik temasların “önkoşulsuz” bir şekilde başladığını duyuran Çavuşoğlu, “Herhangi bir önkoşul Mısır tarafından gelmedi. Bizden de herhangi bir önkoşul şu anda gitmedi. Bağlar yıllarca kopuk olunca bir günde hiçbir şey olmamış gibi hareket etmek de o kadar kolay olmuyor” açıklamasını yapmıştı. 

Çavuşoğlu’nun, Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkilerde kopukluk olduğu için temasları aşama aşama yürütmenin öneminden bahsettiği açıklamasından sonra bir açıklama da Cumhurbaşkanı ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan gelmişti. Erdoğan, 12 Mart günü Mısır ile ikili ilişkiler hakkında, “Mısır ile istihbari, diplomatik, ekonomik olarak zaten işbirliği sürecimiz devam ediyor. Bu en üst düzeyde değil de bu düzeyin şöyle bir tık altında devam ediyor. Gönlümüz ister ki Mısır ile olan bu süreci çok daha güçlü bir şekilde devam ettirelim. Onun için bu istihbari, diplomatik ve siyasi görüşmeler netice verici olduktan sonra biz bunu daha ileri kademelere taşırız” diye konuşmuştu.

Mısır Dışişleri Bakanlığı’ndan bir yetkili ise Erdoğan ile Çavuşoğlu’nun, Mısır ve Körfez ülkeleri ile diplomatik bağların yeniden tesis edilmesine ilişkin yaptığı açıklamalara, “Diplomatik temaslara yeniden başlamak gibi bir durum söz konusu değil” cevabını vermişti. Daha sonra yapılan açıklamada ise Mısır Dışişleri Bakanı, “İkili ilişkilerin normalleşmesi, Türkiye’nin politikasında gerçek bir değişim yapılıp yapılacağına bağlı” demişti.

Sekiz yıl sonra gelen ilk telefon görüşmesi 

Nisan ayında ise Ankara-Kahire hattında bir dizi önemli gelişme yaşandı. Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli, çevrimiçi olarak düzenlenen D-8 (Gelişen Sekiz Ülke) Teşkilatı’nın 10. Zirve Toplantısı’na katıldı ve Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi’yi temsilen bir konuşma yaptı.  

Konuşmasında Mısır’ın ortak çıkar ve hedeflere ulaşmak için D-8 Teşkilatı ile işbirliğini güçlendirmek istediğini belirten Medbuli, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a şöyle teşekkür etti: “Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, ülkesinin D-8 dönem başkanlığında ortaya koyduğu çabalardan ötürü teşekkür ederim.”

12 Nisan’da ise Türkiye ile Mısır arasındaki normalleşme adımlarına bir yenisi daha eklendi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Mısırlı mevkidaşı Semih Şukri ile bir görüşme yaptı. Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Sayın Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu, ramazan ayını karşılıklı tebrik amacıyla Mısır Dışişleri Bakanı Semih Şukri’yle görüşmüştür” denildi.

Mısır Dışişleri Bakanı Semih Şukri ise Çavuşoğlu ile yaptığı telefon görüşmesinden sonra Mısır’ın yerel bir televizyon kanalında, Türkiye’nin son dönemdeki açıklamalarının ve jestlerinin takdir edildiğini belirtti. Şukri, Çavuşoğlu ile yaptıkları telefon görüşmesinin, Türkiye’nin Mısır’ın önemi hakkında yaptığı açıklamalar ve verdiği sinyaller üzerine gerçekleştiğini söyledi.  

İlişkiler neden kopma noktasına gelmişti?

Türkiye, 2013 yılının Temmuz ayında dönemin Mısır Genelkurmay Başkanı Abdülfettah es-Sisi’nin, dönemin Devlet Başkanı Muhammed Mursi’yi darbe ile devirmesine en sert tepki gösteren ülkelerden biri olmuş ve Mısır ile ikili temaslarını en alt düzeye indirmişti. Türkiye’nin Mısır’daki darbeyi ve Sisi’yi ağır bir dil ile eleştirmesi, yeni Kahire yönetiminin en büyük destekçileri Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tarafından da olumsuz karşılanmış ve Ankara’nın bu ülkelerle ilişkilerini de olumsuz etkilemişti.

Türkiye, Mısır’da yaşanan bu darbeye karşı sert bir tepki göstermişti. Dönemin Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, Mısır’daki darbenin dış destekli olduğunu söylemişti. Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan da Mursi’nin devrilmesini darbe olarak nitelendirmediği için Avrupa Birliği’ni (AB) eleştirmiş ve “Ben şu anda Batı’ya şaşırıyorum. Batı hâlâ bu olaya ‘darbe’ diyememiştir. Ama Afrika Birliği’ni tebrik ediyorum. Afrika Birliği de Mısır’ın üyeliğini askıya almıştır. Duruş budur” demişti. 

Mısır’da yaşananlara karşı, AKP ve bazı sivil toplum örgütlerinin çağrısı ile Türkiye’de de destek gösterileri düzenlenmişti. Ankara ve İstanbul’daki Mısır Büyükelçiliği ve Mısır Konsolosluğu’nun önü başta olmak üzere Konya, Malatya, Kocaeli ve Adana gibi çok sayıda kentte düzenlenen protestolarda, “Ankara’dan Mısır’a, kardeşlere bin selam” ve “Dik dur eğilme, bu ümmet seninle” sloganları atılmıştı. 

Sekiz yıl sonra ilişkiler neden yumuşama seviyesine geldi?

Cumhurbaşkanı Erdoğan 2020 yılının Ağustos ayında yaptığı bir açıklamada, Türkiye ile Mısır arasında istihbarat servisleri arasında bir görüşme yapıldığını duyurmuş ve Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu da Mısır ile ikili ilişkilerin normalleşmesi için bazı girişimlerde bulunduklarını belirtmişti. Art arda gelen temaslar sonucunda Türkiye ve Mısır, birbirlerini uluslararası örgütler bazında engellemekten vazgeçmiş ve Türkiye, Mısır’ın NATO toplantılarına katılımına koyduğu vetoyu kaldırmıştı.

Açıklamalardan önce atılan en somut adım ise Mısır’ın Doğu Akdeniz’de hidrokarbon faaliyetleri için çıktığı ihalede ilan ettiği alanı, Türkiye’nin 2019 yılında Birleşmiş Milletler’e (BM) bildirdiği Türk kıta sahanlığının güney sınırında sınırlandırmış olmasıydı. Çavuşoğlu atılan bu adımı, “Doğu Akdeniz’de en uzun karası ve kıyıları olan iki ülke olarak ilişkilerimizin seyrine göre, biz de yarın deniz yetki alanları konusunu Mısır ile müzakere edebilir ve kendi aramızda ileriye dönük bir anlaşma imzalayabiliriz” diyerek yorumlamış ve Kahire ile ilişkilere “yeşil ışık” yakmıştı. 

Türkiye’nin Ortadoğu ülkeleri ile ilişkileri geliştirme çabası

Türkiye’nin, Ortadoğu’daki ülkeler ile ilişkilerin iyileştirilmesine yönelik attığı adımlar hızlanıyor. Uzmanlar önce Libya’da atılan adımların, sonra Suudi Arabistan Kralı ile yapılan görüşmenin ve akabinde Mısır’a düzenlenecek olan ziyaretin birbirinden bağımsız düşünülemeyeceği görüşünde.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve beraberindeki heyet resmi temaslarda bulunmak üzere 3 Mayıs günü Libya’ya gitmişti. Libyalı mevkidaşı Necla el-Menguş ile bir araya gelen Çavuşoğlu, görüşmeden sonra “Kardeş Libya’ya desteğimizi göstermek, stratejik ortaklığımızı geliştirmek ve ikili ilişkilerimizi ele almak üzere Trablus’tayız” demişti. Libya Dışişleri Bakanı el-Menguş ise ülkesindeki 20 bin kadar yabancı güç ve paralı askerin varlığının sonlandırılması için Türkiye’ye işbirliği çağrısında bulunmuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz El Suud ile telefonda görüşmüştü. Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamada telefon görüşmesinde, Türkiye ile Suudi Arabistan ilişkilerinin ele alındığı belirtilmişti.  

Erdoğan, Kadir Gecesi ve yaklaşmakta olan Ramazan Bayramı vesilesi ile Suudi Arabistan Kralı Selman’a tebriklerini iletmiş ve görüşmede işbirliğini ilerletecek adımlar değerlendirilmişti.

İlişkiler normalleşebilir mi? 

Türkiye ile Mısır arasındaki normalleşmenin temelinde birçok önemli gelişme bulunuyor. Bu sorunların temelinde de Libya var. Ankara, Libya’da Mısır’ın aksine Birleşmiş Milletler’in (BM) tanıdığı Ulusal Mutabakat Hükümeti’ni (UMH) desteklemiş, UMH’nin desteği ile bölgeye Türk Silahlı Kuvvetleri’ni (TSK) yollamıştı. Türkiye, attığı bu adım ile Mısır destekli Hafter güçlerinden tepki görmüştü. Bu yüzden Türkiye ile Mısır arasındaki normalleşme dönemindeki sorunlardan birinin Libya olması bekleniyor.

Bir diğer sorun ise Müslüman Kardeşler örgütü. AKP hükümeti Mursi’nin de dahil olduğu Müslüman Kardeşler’e yakınlığı ile dikkatleri üzerine çekiyor. Sisi ise Müslüman Kardeşler’i bir terör örgütü olarak nitelendiriyor ve İhvan üyelerinin Türkiye’de bulunmasını büyük bir problem olarak görüyor. 

Temel sorunlardan biri de Doğu Akdeniz meselesi. Doğu Akdeniz’de en uzun karası ve kıyıları olan Türkiye ile Mısır’ın, deniz yetki alanlarını nasıl müzakere edeceği bilinmiyor. Sisi yönetiminin Doğu Akdeniz’de Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve Yunanistan ile yakın işbirliğini sürdürmesi ilişkilerin normalleşmesinin önünde büyük bir engel olarak yorumlanıyor.

Derleyen: Senem Görür

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus