Gazeteciler İstanbul, Ankara ve İzmir’de sokağa çıktı, polis şiddetini protesto etti: “Basının nefesini kesemezsiniz”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İstanbul’da 26 Haziran’da düzenlenen LGBTİ+ Onur Yürüyüşü’nde gözaltına alınan Agence France Presse (AFP) muhabiri Bülent Kılıç’a uygulanan polis şiddetine karşı 14 basın meslek kuruluşu açıklama yayımlayarak gazetecileri bugün (29 Haziran) yapılacak eyleme çağırmıştı. Çok sayıda gazeteci bugün İstanbul, Ankara ve İzmir valilikleri önünde toplandı.

Haber: Zeynep Timurlenk Pozut (İstanbul) / Zelal Direkçi (Ankara) / Aytuğ Özçolak (İzmir)

Basın Konseyi, Çağdaş Gazeteciler Derneği, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği, Diplomasi Muhabirleri Derneği, DİSK Basın-İş, Ekonomi Muhabirleri Derneği, Gazeteciler Cemiyeti, Haber-Sen, İzmir Gazeteciler Cemiyeti, Parlamento Muhabirleri Derneği, Samsun Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Foto Muhabirleri Derneği, Türkiye Gazeteciler Sendikası ve Türkiye Haber Kameramanları Derneği, gazetecileri bugün eyleme çağırdı.

Gazeteciler bu çağrı üzerine bugün (29 Haziran) Ankara Valiliği önünde de saat 11:30’da, İstanbul ve İzmir valilikleri önünde saat 14:00’te toplandı. 

İstanbul’da gazetecilerin buluşma noktası Cağaloğlu’ndaki Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) binasının önüydü. Burada toplanan gazeteciler hazırladıkları “Nefes alamıyoruz, gazetecilik boğulamaz” yazılı pankartlarla ve Bülent Kılıç’ın boynuna polisin baskı uyguladığı anın fotoğraf baskıları ile sloganlar atarak İstanbul Valiliği’ne yürüdü.

“Bu mesleki bir sorun, bunun siyaseti yok”

AFP Muhabiri Bülent Kılıç İstanbul Valiliği önünde düzenlenen eyleme katıldı ve bir konuşma yaptı. Kılıç, yaşadığı şiddeti “vahşet” olarak tanımladı ve olayın ardından yaşadıklarının boyutunu görüntüleri izlediğinde anladığını belirtti. Kılıç şunları söyledi:

“Beni Anadolu Ajansı, NTV, CNN Türk gibi çeşitli kanallardan arkadaşlarım aradı sağolsunlar, çok teşekkür ediyorum çünkü birbirimizi sokaktan tanıyoruz. Yıllardır beraberiz. Ama nedense bazı televizyonlar, gazeteler bu olayı görmedi bile, buna çok üzülüyorum. Bu mesleki bir sorun, bunun siyaseti, ötesi berisi yok. Beni arayan arkadaşlarım kanallarında yayınlatamadılar bu olayı. Çok üzücü bir şey bu.”

Bülent Kılıç

“Boynuma basan polis hâlâ görevde”

Bülent Kılıç kendisine şiddet uygulayan polisin hâlâ görevde olduğunu belirterek, “Hanginiz kendinizi güvende hissediyorsunuz? Bu bir daha başımıza gelebilir. Gelmemesi için bu cezasızlık durumunun artık kırılması gerekiyor. Ciddi bir soruşturma ve bizi bu ülkede hukukun olduğuna inandırmaları gerekiyor” dedi.

Bülent Kılıç’ın konuşmasının ardından ortak basın açıklaması okundu. Gazeteci Filiz Gazi’nin okuduğu, Türkiye’de haklarını aramak için sokağa çıkanları takip edip haberleştirmenin gazetecinin kamusal görevi olduğu hatırlatılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Meslektaşlarımız son günlerde tüm toplum adına bu görevlerini yürütürken ağır şiddetle karşı karşıya kalmaya başladı. Yaşananlar çok tehlikeli bir boyuta ulaştı. Taksim’de yapılmak istenen eylemi izlemeye çalışan çok sayıda gazeteci darp edildi, gözaltına alınmak istendi, görüntü almaları engellendi, makinelerindeki görüntüler silinmek istendi. Ama artık gazeteciler görevlerini yaparken ölümle de yüz yüze kalıyor. Bunun son örneği Taksim’deki protestoları takip eden Bülent Kılıç’ın uğradığı şiddettir. Haksız ve hukuksuz şekilde Kılıç’ın görev yapmasını engelleyen polis, yere yatırdığı meslektaşımızın boynuna diziyle bastırarak ölümle sonuçlanabilecek bir şiddet sergiledi.”

Filiz Gazi

Bülent Kılıç’a uygulanan polis şiddetinin, Amerika’da bir polis tarafından boğazına basılarak öldürülen George Floyd’un görüntüleri ile karşılaştırıldığı açıklamada, “Emniyet güçleri bu hareketleri ile halkın gerçekleri öğrenme hakkını engellemektedir, nefessiz bıraktıkları yalnız meslektaşımız değil, halkın bu hakkıdır. Gösterileri izleyen gazetecilerin görüntü almasını engellemeye yönelik İçişleri Bakanlığı genelgesi hukuka ayrılıktan davalıktır. Tüm basın meslek örgütleri bu genelgeye tepkilerini gösterdi, Danıştay’da dava açıldı. Bu şiddet uygulamasının amacı basını bezdirmek ve görevini yapmaktan uzak tutmak ise, bu amaca ulaşmanın mümkün olmadığını bir kez daha gür bir sesle haykırıyoruz. Bu kabul edilemez anlayışı şiddetle kınıyoruz. Tepkimizi dile getirmek için tüm meslektaşlarımızı üç ilde valilik önüne kameralarımızı, fotoğraf makinelerimizi, not defterlerimizi bırakarak, şiddeti barışçıl şekilde protesto etmeye çağırıyoruz. Gazetecilere şiddet uygulanmasını kanıksamayacağız, asla kabul etmeyeceğiz! Ellerinizi gazetecilerin üzerinden çekin! Bu ablukayı dayanışma ile kıracağız!” denildi.

Gazeteciler açıklamanın okunmasının ardından İstanbul Valiliği önüne fotoğraf makinelerini, kameralarını ve mikrofonlarını bırakarak eylemi sonlandırdı.

“Özgür basın susturulamaz”

Ankara Valiliği’nin önünde polisin basına uyguladığı şiddeti protesto etmek için bir araya gelen basın meslek örgütleri ise polisin müdahalesiyle karşılaştı. 

Polis, basın meslek örgütlerinin valilik önünde basın açıklaması yapmasına izin vermedi. Yaşanan kısa süreli tartışma sonrası basın meslek örgütleri, Ankara Valiliği binasının ilerisindeki Abdi İpekçi Parkı’na geçerek “Özgür basın susturulamaz” ve “Gazeteciliği boğmanıza izin vermeyeceğiz” sloganları attı. Ardından İstanbul’da da olduğu gibi ortak bildiri okundu.

“Görevimiz halkın haber alma hakkı doğrultusunda gerçekleri ortaya çıkarmak”

Medyacope’a konuşan Türkiye Gazeteciler Sendikası Ankara Şube Yöneticisi Gazeteci Sultan Özer, “Şu ‘Nefes alamıyoruz’ ifadesi o kadar çok şey anlatıyor ki sadece yere yatırılıp boğazımıza basılması anlamına gelmiyor. Biz haber yapmak istiyoruz, bizim görevimiz halkın haber alma hakkı doğrultusunda gerçekleri ortaya çıkarmak. Hepimiz her yerde darp ediliyoruz. Kurumlara girmemiz yasaklanıyor, haber almamız yasaklanıyor. Basın kartını meslek örgütlerinin vermesi gerekiyor ama şimdi sadece İletişim Başkanlığı adı altında tek bir kişinin ya da sarayın kart vermesi söz konusu. Sadece gazetecilik yapmak istiyoruz. Ne öldürülmek ne baskı görmek ne de yerlerde sürüklenmek istiyoruz” dedi.

“Son yıllarda gazetecilik kadar yıpratılmaya çalışılan başka bir sektör yok”

Gazetecilere karşı şiddeti protesto eylemlerinden biri de İzmir’de yapıldı. İzmir Valiliği önünde toplanan gazeteciler sloganlar attı. Ardından İstanbul ve Ankara’da olduğu gibi ortak basın açıklaması okundu. 

Basın açıklamasının ardından Medyascope’a konuşan İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, “Biz sadece fiziki şiddete maruz kalmıyoruz. Son yıllarda gazetecilik kadar yıpratılmaya çalışılan başka bir sektör yoktur. Bunun üzerine fiziki şiddet de yaşıyoruz. Bu baskılara artık yeter deme zamanı geldi. Sesimizi daha fazla duyuracağız, haklarımızı daha fazla arayacağız ve basın hakkının aslında halkın hakkı olduğunu çok daha iyi anlatacağız” dedi.

Eylem, gazetecilerin kamera ve mikrofonlarını yere bırakarak polis şiddetini protesto etmesiyle sona erdi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus