BeşiBirYerde (35): Futbol tarihinde kaçan en unutulmaz beş penaltı

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Beşiktaş ile Galatasaray’ın Süper Lig’in 10. haftasında karşılaştığı derbide dramatik bir an yaşandı. Galatasaray’ın kazandığı penaltıda topun başına geçen Mostafa Mohamed, genç kaleci Ersin Destanoğlu engeline takılarak takımını bir puandan etti. Ancak Mısırlı santrfor, yaşadığı hayal kırıklığında yalnız değil. Roberto Baggio’sundan David Beckham’ına, Lionel Messi’sinden Cristiano Ronaldo’suna… Sayısız yıldız futbolcu, kaçırdıkları penaltılar ile taraftarlarını yasa boğdu. Medyascope Spor Servisi olarak futbol tarihinde kaçan en unutulmaz beş penaltıyı, sizin için derledik. 

5) Juan Roman Riquelme (Villarreal-Arsenal)

Manuel Pellegrini’nin Villarreal’i 2005-2006 sezonunda harikalar yarattı. Sarı-Denizaltılar; Josemi, Marcos Senna, Josico, Santi Cazorla, Diego Forlan ve Juan Roman Riquelme gibi isimlerin yer aldığı kadro ile UEFA Şampiyonlar Ligi’nde yarı finale kadar yükseldi. Grup aşamasından itibaren yalnızca üç galibiyet alarak bunu başaran Villarreal, yarı finalde dev bir kayaya tosladı. Rakip, “Yenilmezler” (The Invincibles) lakaplı Arsenal’den başkası değildi. Tabii ki kadro, 2003-2004 sezonunda İngiltere Premier Lig’ini kasıp kavuran kadro ile kıyaslanamazdı. Ancak yine de Arsene Wenger’in takımında kimler kimler yoktu? Jens Lehmann, Cesc Fabregas, Alyaksandr Hleb, Jose Antonio Reyes, Fredrik Ljungberg, Robert Pires ve Thierry Henry gibi yıldızlar, Arsenal’i Villarreal karşısında doğal favori haline getirmişti. 

İngiltere’deki ilk maç, ev sahibi ekibin 1-0 üstünlüğü ile sona erdi. Gözler, El Madrigal’e çevrildi. Tarihindeki en büyük başarıyı yarı finale çıkarak elde eden Villarreal, Arsenal’i iki farklı mağlup etmesi durumunda finale yükselecekti. Rüyanın gerçek olmasına yalnızca 90 dakika kalmıştı… Riquelme’nin önderliğinde Arsenal’i sahadan silen Villarreal, aradığı golü ise bir türlü atmayı başaramadı. Arsenal’in Alman file bekçisi Lehmann, Arsenal’i tek başına finale çıkarmaya adeta ant içmiş gibiydi. El Madrigal’de zaman tükeniyordu. Villarreal’e en azından karşılaşmayı uzatmaya taşıyabilmek adına bir gol lazımdı…

Karşılaşmanın son bölümünde iyiden iyiye tüm riskleri alan Villarreal, 90. dakikada Arsenal’in kapısını çaldı. Rus hakem Nikolai Ivanov, penaltı noktasını işaret ettiğinde stadyumdaki taraftarlar gol olmuşçasına sevindi. Sevincin sebebi ise çok netti: Juan Roman Riquelme. Arjantin futbol tarihinin en eşsiz bileklerinden Riquelme, tam anlamıyla bir duran top ustasıydı. Tangocu, aynı zamanda soğukkanlı tavırları ile ikonik bir karakterdi. Riquelme, penaltıyı atacak ve karşılaşma uzatma dakikalarına taşınacaktı. Ancak öyle olmadı… Lehmann, Riquelme’nin penaltısında doğru köşeyi tahmin ederek Arsenal’i finale taşımayı başardı. Villarreal taraftarları, hayal kırıklığına uğrasa da Juan Roman Riquelme onların gözünde kahraman olmaya devam ediyor. 

Jens Lehmann’ın Juan Roman Riquelme’nin penaltısını kurtardığı anlar:

Villarreal-Arsenal karşılaşmasının özet görüntüleri:

4) John Terry (Chelsea-Manchester United)

UEFA Şampiyonlar Ligi’nde 2007-2008 sezonu finali, İngiltere Premier Ligi’nin iki devi Chelsea ile Manchester United’a ev sahipliği yaptı. Rusya’nın başkenti Moskova’daki Lujniki Stadyumu’nda oynanan maçta Alex Ferguson’un Manchester’ı favori olarak gösteriliyordu. Ancak Avram Grant’ın Chelsea’si, kulübün sahibi Roman Abramovic’in rüyasını gerçekleştirebilmek için her şeyini vermeye hazırdı. 

21 Mayıs 2008 tarihinde oynanan karşılaşmanın ilk golünü, Manchester United kaydetti. Dönemin parlayan yıldızı Cristiano Ronaldo, 26. dakikada fileleri sarsarak takımını öne geçirdi. Ancak devre sonunda sahne alan Frank Lampard, skora eşitliği getirerek Chelsea’nin soyunma odasına moralli gitmesini sağladı. Ancak Maviler’in ikinci kaptanının attığı bu gol, takım kaptanının sonunu hazırladığını kim bilebilirdi ki? Nefesleri kesen karşılaşmada eşitlik, normal sürede bozulmayınca uzatma dakikalarına gidildi. Chelsea ve Manchester United taraftarları haricindeki futbolseverlerin dileği ise yarım saat sonra gerçek oldu. Kupanın kazananı, penaltı altışlarının ardından belli olacaktı…

Maçın yıldızı Cristiano Ronaldo, takımı adına ilk penaltıyı kullanan isimdi. Ancak Chelsea’nin tecrübeli file bekçisi Petr Cech, Portekizli yıldıza gol izni tanımadı. Maviler, henüz ilk penaltıda avantajı eline geçirmişti. Ashley Cole’un penaltısına Nani karşılık verdi. Penaltılarda da eşitlik vardı ama avantaj Chelsea’deydi. Londra temsilcisinde ikinci penaltı için topun başına bir efsane geçti: John Terry. Avram Grant’ın düşüncesinde ”Kaptan”, penaltıyı gole çevirecek ve avantaj devam edecekti. Ancak Terry, inanılması zor bir hataya imza attı. Yıldız stoperin penaltıyı kullanacağı esnada kramponu kaymıştı… Bu dakikadan sonra hiçbir şey Chelsea için istediği gibi gitmedi. Ryan Giggs attı, Nicola Anelka kaçırdı. Şampiyonluk kupası Manchester United’ın ellerinde yükselirken akıllarda, John Terry’nin kaçırdığı penaltı kaldı.

John Terry’nin kaçırdığı penaltı:

Chelsea-Manchester United karşılaşmasının özet görüntüleri:

https://www.youtube.com/watch?v=GieEKm5HI8o

3) David Beckham (Türkiye-İngiltere)

Şenol Güneş yönetiminde 2002 FIFA Dünya Kupası’nda üçüncülük elde ederek tarihinin en büyük başarısına imza atan Türkiye, gözünü Avrupa Şampiyonası’na dikmişti. Elemelerde İngiltere, Slovakya, Makedonya ve Lihtenştayn ile mücadele eden Ay-Yıldızlılar, grubunda harika bir peformansa imza attı. Ancak Türkiye, liderlik için çekiştiği İngiltere’ye deplasmanda 1-0 yenildi. Kadıköy’deki rövanş maçı, bu yüzden önemli hale geldi. Hedef belliydi: İngiltere’yi mağlup et ve gruptan lider çık!

İngiltere, karşılıklı gol pozisyonlarına sahne olan maçın ilk yarısında penaltı kazandı. Ceza sahasına çalımlar ile giren Steven Gerrard, Tugay Kerimoğlu tarafından düşürülmüştü. Kadıköy, bir anda buz kesti. Yıldızlar topluluğu İngiltere, penaltıyı gole çevirmesi durumunda farkı daha da artırabilirdi. Penaltı noktasının başına ise bir efsane geçti… Karizması ve oynadığı futbolun dışında duran topları da harika kullanan David Beckham, meşin yuvarlağı beyaz noktaya koydu. Temenniler, Rüştü Reçber’in penaltıyı çıkarması yönündeydi. Ancak Kadıköy’de daha önce eşi benzerine rastlanmamış bir olay yaşandı. Ayağı kayan Beckham, topu adeta dağlara taşlara attı. Tribünler gol olmuşçasına kaçan penaltıya sevinirken bir isim ise İngiliz yıldıza doğru koşuyordu. Milli takım stoperi Alpay Özalan, kaçırdığı penaltının üzüntüsünü yaşayan Beckham’a doğru hızla koştu ve yıldız futbolcuya bir şeyler söyleyip fiziksel temasta bulundu. O dönem İngiltere’de Aston Villa forması giyen Alpay’a yaptığı bu hareket daha sonra pahalıya patlayacaktı… 

Karşılaşma, golsüz eşitlik ile sona erdi. İngiltere, grup lideri olarak Avrupa Şampiyonası’na katılmaya hak kazanırken Türkiye ise playoff’larda Letonya’ya elenerek hayal kırıklığı yarattı. David Beckham’a yönelik tavrı yüzünden İngiltere’de ”istenmeyen kişi” ilan edilen Alpay, kısa süre sonra Aston Villa ile yollarını ayırmak zorunda kaldı. 

David Beckham’ın kaçırdığı penaltı:

Türkiye-İngiltere karşılaşmasının özet görüntüleri:

2) Asamoah Gyan (Gana-Uruguay)

2010 FIFA Dünya Kupası çeyrek finali… Futboldan daha fazlası ve belki de bir dönüm noktası… Gana ile Uruguay, Güney Afrika’da düzenlenen FIFA Dünya Kupası çeyrek finalinde kozlarını paylaştı. Maçın favorisi Uruguay’dı. Ancak Gana’nın Dünya Kupası tarihinde ilk yarı final oynayan Afrika ülkesi olma hayali vardı. Kısacası sahada sadece futbol oynanmadı.

Diego Godin’den yoksun olarak Gana karşısına çıkan Uruguay, 38. dakikada bir diğer yıldız stoperi Diego Lugano’yu sakatlığa kurban verdi. Milovan Rajevac’in öğrencileri, Lugano’nun oyundan çıkmasının ardından temposunu artırdı ve 45. dakikada Sulley Muntari’nin yaklaşık 35 metreden attığı nefis gol ile öne geçti. Ancak Dünya Kupası’nın resmi topu ”Jabulani” ve turnuvanın gol kralı Diego Forlan’ın söyleyecekleri henüz bitmemişti. Forlan’ın 55. dakikada kullandığı serbest vuruşta top, akıl almaz şekilde falso alarak kaleci Richard Kingson’ı avladı. Hem Jabulani hem de Uruguaylı yıldız, turnuva boyunca bunu hep yaptı. Uruguay, Forlan’ın golünün ardından oyunu rakip kaleye yıktı fakat galibiyet golünü bulmayı başaramadı. Dev maç, uzatma dakikalarına taşındı. 

Her iki ülke de uzatma dakikalarında gol yememek adına risk almadı. Tempo düşüktü. Tribündeki taraftarlar, maçın penaltılara gitmesini iple çekmekteydi. Ancak 120. dakikada yaşananacakların futbol tarihine geçeceğini tabii ki de bilmiyorlardı… Gana, son dakikada sağ kanattan duran top şansı yakaladı. Paintsil’in ortasında son olarak Adiyiah, kafasını vurdu. Ama o da ne? Bir sihirli el, topun ağlara gitmesine izin vermemişti. Bu sihirli elin sahibi, Fernando Muslera değildi. Uruguay’ın yıldız santraforu Luis Suarez, meşin yuvarlağı kale çizgisinden eliyle uzaklaştırmıştı. Kırmızı kart görerek oyun dışında kalan Suarez, gözyaşları içerisinde soyunma odasının yolunu tuttu fakat bir gözü de Gana’nın kullanacağı penaltıdaydı. Gana’da topun başına, turnuvanın yıldızlarından Asamoah Gyan geçti. Gyan’ın golü atması durumunda Gana, Dünya Kupası tarihinde ilk yarı final oynayan Afrika ülkesi olacaktı. Ancak turnuva boyunca iki penaltı golü bulunan Gyan’ın vuruşunda top üst direkten dışarı çıktı. Maç penaltılara gitti ama artık netice belliydi. Formaları, futbolları ve gol sevinçleri ile taraflı tarafsız herkesin beğenisini kazanan Gana, penaltı vuruşlarında Dünya Kupası’na veda etti. Seri penaltı atışlarında topu ağlara yollayan Gyan, neden daha önce bunu başaramadığını sorgularken Suarez ise çoktan halk kahramanı olmuştu. 

Asamoah Gyan’ın kaçırdığı penaltı: 

Gana-Uruguay karşılaşmasının özet görüntüleri:

https://www.youtube.com/watch?v=tDpx9GGH79I

1) Roberto Baggio (İtalya-Brezilya)

FIFA Dünyada Yılın Futbolcusu, Ballon d’Or, iki Serie A Şampiyonluğu, İtalya Kupası, UEFA Kupası, UEFA Kupa Galipleri Kupası Gol Krallığı… Hiçbirisi hatırlanmıyor. Karşısınızda Roberto Baggio, namıdiğer ”İlahi at kuyruğu.”

1994 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlenen FIFA Dünya Kupası’na Roberto Baggio damgasını vurdu. İkinci tur, çeyrek final ve yarı finalde İtalya’nın attığı altı golün beşinde imzası bulunan Baggio, ülkesini adeta tek başına finale taşıdı. Finalde rakip, Carlos Alberto Parreira’nın Brezilya’sından başkası değildi. Karşılaşma, oldukça düşük bir tempoda geçti. Gianluca Pagliuca ve Claudio Taffarel, eldivenlerini kirletmeden 90 dakikayı tamamladı. Denk güçlerin mücadelesinde uzatma dakikalarında da gol sesi çıkmadı. Dünya Kupası tarihinde ilk kez şampiyon, penaltı atışlarıyla belirlenecekti…

Gök Maviler’de penaltı atışlarında topun başına geçen Baresi ve Massaro, taraftarlarını hayal kırıklığına uğrattı. Sambacılar’da ise Marcio Santos penaltı atışından faydalanamamıştı. İtalya’da dördüncü penaltı için beyaz noktaya Roberto Baggio yürüyordu. Stadyumda sessizlik hakimdi. Bir tarafta Baggio, diğer tarafta Taffarel… Roberto Baggio’nun şutunda top, direğin üstünden dışarı çıktı. İtalya’yı finale çıkartan “İlahi at kuyruğu”, futbol tarihinin en ikonik anlarından birisine imza atarken Brezilya’da sevinç hakimdi. Sambacılar, Dünya Kupası tarihinde penaltılar ile şampiyonluğa ulaşan ilk takım olarak tarihe geçti.

Roberto Baggio, kaçırdığı penaltı vuruşunu ilerleyen yıllarda kaleme aldığı otobiyografisinde şöyle anlattı: “Daha önce de penaltı kaçırmıştım ama onlarda kaleciler kurtarmıştı. Bu, ilk kez başıma geliyordu. Oysaki planladığım olmuş ve Taffarel bir köşeye yatmıştı. Ama insanlar şunu unutuyor. Benden önce Baresi ve Massaro da kaçırmıştı. Ben golü atsam bile Brezilya, atacağı bir penaltıyla kupayı alacaktı.” 

Roberto Baggio’nun kaçırdığı penaltı:

Yazan: Kubilayhan Kavrazlı

Editör: Doğa Üründül

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus