Adalet Bakanı Abdulhamit Gül: “Ancak bağımsız ve tarafsız yargı ‘millet adına’ karar verebilir, yargı ele geçirilecek bir mevzi değil, el değmeyecek bir mercidir”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, bakanlığının 2022 yılı bütçesinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmesi sırasında bir konuşma yaptı. “Hukuk devletinin nihai amacı adaletin tecellisidir. Adalet, devletin varlık sebebi, geleceğe güvenle yürümesinin de özkaynağıdır” diyen Gül, 15 Temmuz darbe girişimi sürecinde yargıda yaşananları anlattı ve “Ancak bağımsız ve tarafsız yargı millet adına karar verebilir, yargı ele geçirilecek bir mevzi değil, el değmeyecek bir mercidir” dedi.

Adalet Bakanlığı bütçesinin görüşmelerinde, Halkların Demokrasi Partisi (HDP) milletvekilleri ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) aldığı kararların bakanlık tarafından uygulanmamasını protesto etti ve “AİHM KARARLARI UYGULANSIN” yazılı dövizlerini masalarına koyarak, konuya dikkat çekti.

Komisyonda yaptığı konuşmada, “Adalet, hakkı yerine koymaktır. Bu nedenle adalet, sadece adliye binalarına veya duruşma salonlarına tahsisli bir kavram olarak anlaşılmamalıdır” diyen Gül’ün 114 sayfalık konuşmasının öne çıkan kısımları şöyle:

“Adalet yalnızca mahkemelerde değil, hayatın her alanında, devletin tüm görevlerinde aranmalı ve titizlikle yerine getirilmelidir. Bu açıdan adil davranma yükümlülüğü; her kurum, her fert, yani hepimiz için geçerli bir yükümlülüktür. Yargısal adalet, adaletin önemli bir boyutudur. Vatandaşımızın hakkını aradığı, mağduriyetini gidermek için son çare olarak kapısını çaldığı, en güvenilir liman yargısal adalettir.”

“Bu bağlamda, iyi işleyen bir yargı sistemi, hukukun üstünlüğünün ve demokrasinin vazgeçilmez koşuludur. Toplumsal yaşamın huzur ve güven içerisinde sürdürülmesi de adli süreçlerin öngörülebilir ve erişilebilir bir biçimde yürütülmesine bağlıdır. Bu anlamda iyi işleyen bir adli sürecin, toplumu ayakta tutan en önemli mekanizmalardan biri olduğu tartışmasızdır.”

“HSK, yargı mensuplarının bağımsızlık ve tarafsızlık vasıflarının kurumsal güvencesi”

“Yargı mensuplarının anayasal bağımsızlık ve tarafsızlık vasıflarının kurumsal güvencesi ise Hâkimler ve Savcılar Kurulu’dur. Yüce Meclis’in takdiri ve milletimizin onayıyla gerçekleştirilen anayasa değişikliğiyle, HSK üyeleri milletin iradesiyle seçilmektedir. Böylece HSK’nın yapısı, daha demokratik meşruiyete dayanmış, millet iradesi milletin yargısına doğrudan yansımıştır.”

Hukuk devleti ilkesi

“19 yıldır değişmez tercihimiz ‘’hukuk devleti’’ ilkesidir, esasen bu tercih, milletin tercihidir. Bu tercih; din, dil, mezhep, bölge, cinsiyet, dünya görüşü, yaşam tarzı gibi tüm ötekileştirici ayrımları insanın onuruna ve doğasına haksızlık olarak kabul eder. Bu tercih, belli bir zümre veya belli bir görüş için değil; herkes için tarafsız, adil ve eşit bir hukuk düzenini ifade eder.”

“Yargının yegâne ideolojisi adalettir. Emir alacağı tek yer anayasadır, kanunlardır. Bu konu bizim için bütün meselelerin üzerindedir, temel hassasiyetimizdir. Bu hassasiyetle yargının bağımsızlığına ve tarafsızlığına büyük önem veriyoruz. Çünkü ancak bağımsız ve tarafsız yargı millet adına karar verebilir. Yargı ele geçirilecek bir mevzi değil, el değmeyecek bir mercidir.

15 Temmuz’dan sonra yargıda yeni bir inşa süreci başlattık”

15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra yargıda yeni bir inşa süreci başlamıştır. Artık darbecilerden hesap soran, geçmişteki darbelerle de yüzleşen bağımsız ve tarafsız Türk yargısı, demokrasimizin başlıca güvencelerinden biridir. Bu durum reform çalışmalarımız için de bizlere ümit ve cesaret vermiştir. Çünkü Türkiye’nin gücüne güç katacak yolun, demokrasi ve hukuktan geçtiğini biliyoruz.

“84 milyonun anayasasını yapma kararlılığındayız”

“Bütün reform adımlarımızın ufkunda daha demokratik bir Türkiye vardır. Bu yüzdendir ki mevcut anayasa, reform irademize dar gelmektedir. Sadece reform irademiz değil, demokrasi tecrübemiz, Meclisimizin tarihi ve milletimizin iradesi de bu anayasaya sığmamaktadır. Millet iradesinin bir daha ipotek altına alınmaması için, bütün demokratik kazanımların en güçlü güvenceye kavuşması için yeni ve sivil bir anayasa, siyasetin önündeki sorumluluktur. Bu sorumluluk, siyaset kurumuna partiler üstü bir ödev vermektedir.

Millet iradesini en güçlü şekilde koruyacak, özgürlükçü bir anlayışa dayalı anayasaya ihtiyacımız olduğu açıktır. Bizim bu konudaki perspektifin, demokrasinin bir gereği olarak hukukun herkese eşit ve adil bir şekilde uygulanması, çoğulculuğun ve farklılıklara saygının esas alınmasıdır.

İşte bu perspektifle, milletin sesinden, sözünden ürkerek değil, milletin sesi ve sözünden güç alarak özgürlüklerimizi genişletmek için yeni ve sivil bir anayasayı, 84 milyonun anayasasını yapma kararlılığındayız. Yeni anayasa, tüm demokratik kazanımlarımızın sökülmez mührü olacaktır. Temel hak ve hürriyetlerin en geniş hukuki korumaya kavuşması için güçlü bir siyasi istek taşımaktayız.”

FETÖ ile mücadele

“15 Temmuz gecesi Türk yargı tarihinde önemli bir kırılma noktasıdır. Yargımız, hâkimi, savcısı ve personeliyle darbe girişiminin hesabını, ilk geceden suçüstü yaparak, Türk milleti adına sormuştur, sormaya da devam etmektedir. Bu darbe teşebbüsünün içinde, ardında, yanında yöresinde kim varsa yargı önünde hesap vermiştir, verecektir.”

“Malumunuz olduğu üzere FETÖ silahlı terör örgütü devletin birçok organının yanı sıra yargı teşkilatımızı da hedef almıştır. Örgüt mensupları Türk yargısını örgütün amaçları doğrultusunda kullanmak için yargı içerisine de sızmışlardır. Türk yargısı, içerisinde örgütlenen bu hain terör örgütüne karşı hızlı bir şekilde refleks göstermiş ve bağlantısı olduğu tespit edilen sözde hâkim, cumhuriyet savcısı ve yargı çalışanlarını adalet teşkilatımızdan uzaklaştırmıştır. HSK her türlü iddia, bulgu ve delili titizlikle inceleyerek bu konudaki çalışmalarını sürdürmektedir.”

“Türkiye, yalnız FETÖ silahlı terör örgütüyle değil, PKK/PYD/YPG ve DEAŞ gibi terör örgütleriyle de eşzamanlı olarak mücadele etmektedir. Unutulmamalıdır ki, demokratik düzenin, hak ve özgürlüklerin başlıca düşmanı olan terörle mücadele, özünde bir hak ve özgürlük mücadelesidir.”

Adalet Bakanlığı’nın 2022 yılı bütçesi 33 milyar 323 milyon 466 bin TL olarak öngörüldü. Bu miktar genel bütçe içinde 1,76’lık bir paya karşılık geliyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus