İspanya Bisiklet Turu veya global adıyla La Vuelta’da final haftasına girdik. Medyascope Spor’dan Ceyda Akbulut, yılın son büyük turunun şu ana kadar geride bıraktığımız etaplarını sizler için yazdı.
La Vuelta 2023’te son haftaya girerken: Çalışkan arılar
Çalışkan, toplu hareket eden, hiyerarşiyle iş yapan, tahmin edilenden hızlı… Arılara karşı özel bir ilgim yok, kapsamlı bilgilere de sahip değilim. Ancak varlığı insanlık tarihinin de gerisine giden bu meziyetli yaratıkların bahsettiğim özellikleri herkesçe biliniyor.

Burada anlatmak istediğim özel ilgi alanım küçük dünyamızın minör bir arı grubuna ait. Bisikletin Hollandalı arıları. İsimleri Jumbo-Visma, onlar da kendilerini arılar olarak nitelendiriyor. Oldukça çalışkan, takım ruhuna sahip, tek vücutta mücadele eden atletler. Fazlaca dayanıklılar, yeniliklere açıklar. Liderleriyle destekçileri arasında ince bir çizgi var, biri diğeri olmadan hayatta kalamıyor. Ve en önemlisi, çok hızlılar. Belki de haddinden fazla…
Bir spor alanında dominasyon, en istenilmeyen fakat aynı zamanda kaçınılması en güç durumlardan biridir. Her dönemin belirli bir kahramanı vardır. Eddy Merckx yılları, sonradan spor tarihinin en büyük lekesiyle karalanacağını öğreneceğimiz dopingli şampiyonluklar, meşhur Team Sky dönemi… Hepsi de sırayla gelen dominant dönemlerin birer parçasıydı. Ancak belki de yeni gelenin eskinin üstüne çıkarılması âdettendir diye söylüyorum, bilmiyorum. Jumbo-Visma hepsinden farklı görünüyor.
Hollandalı takım son yılların en baskın bisiklet ekibi. Her sene isimlerinin önüne yeni bir “ilk” sıfatı ekliyorlar. Uzun yıllar ardından ilk kez Fransa Turu’nda sarı ve yeşil mayoyu aynı sene giyen, arka arkaya kazanılan İspanya Turu şampiyonluklarının ardından bir seneyi kuvvetle muhtemel üç büyük tur zaferiyle kapatıp podyum üçlemesi yapan ilk ekip…
Bisiklette eğer taraf tutulacaksa genellikle kaybedenin yanında olmak, onun çektiği acıları hissetmek, hayal kırıklıklarıyla empati kurmak bu sporun kültürünün en kritik noktası. Jumbo-Visma da dominasyona doğru giden tüm bu süreçte vaktini uzun zamanlar acı şekilde kaybederek harcadı. Bu yüzden takıma bağlılık ve gösterilen emeğe verilen değer tahmin edilenin de ötesinde.
Arka arkaya acı şekilde kaybedilen Fransa Turu mağlubiyetleri, bahar klasiklerinde bir türlü elde edilemeyen Flanders Turu ve Paris-Roubaix şampiyonlukları, bunlarla beraber karizmatik kaybeden yıldızlar Primoz Roglic ve Wout van Aert… Yıllar boyunca bir takımın elde edebileceği tüm sempatiyi biriktirdiler. Elden kaçırılanların telafi edileceğinin güvencesini de vermekten hiç çekinmediler.
Danimarkalı yıldızları Jonas Vingegaard, 2021’deki ikinciliğinin ardından yükselen formu ve takımdaki konumunun ilerlemesiyle iki sene içinde sarı mayonun dominant kazananı oldu. Hem tek günlük yarışların hem de büyük turların en büyük canavarı Tadej Pogacar’ın da insan olduğunu, kabiliyetlerinin sınırlarını açığa çıkararak gösterdi bu iki yılda. Belki Roglic ve Van Aert gibi karizmatik bir kaybedip kazanan değil ancak takımın puzzle’ı tamamlaması için belki de son parçasıydı. Artık Danimarkalı parçanın da yerine oturmasıyla imkansızı denemek için yola koyuldular.

Hollandalı ekip adına 2023 hedefi belliydi: Üç büyük turu da kazanarak tarihte bir ilk gerçekleştirmek. İlk önce Primoz Roglic, Remco Evenepoel’un koronavirüs sebebiyle turdan ayrılmasının ardından gösterişli bir zamana karşı etabıyla İtalya Turu’nu kazandı. Bunu yaparken de yine dramatik anlar yaşattı. Son yokuşta zinciri attı, zaman kaybetti. Ancak kariyerinin ilk İtalya zaferini elde etmeyi bildi Slovenyalı yıldız.
Fransa Turu’nda da hedef belliydi. Tüm mesaisini sarı mayo giymek için kurgulayan son şampiyon Jonas Vingegaard, yine Tadej Pogacar’ın önünde kazanmalıydı. Öyle de oldu. Danimarkalı yıldız sarı mayoyu gösterişli bir şekilde elde etti. Öyle gösterişli ki Pogacar’ın ağzından belki de bir daha kolay kolay duymayacağımız sözler işittik. Tükendim, bittim dedi Slovenyalı yıldız. Herkes şaşırdı, zira Pogacar’ın da sınırları olabileceğini tahmin edemiyorduk.
Sonbaharla birlikte yılın son büyük turuna başladık. Takımın büyük tur üçlemesi hedefi o kadar büyük olacak ki sadece Primoz Roglic liderliğinde geleceğini düşündüğümüz ekip, birkaç hafta önce Fransa Turu zaferi alan Jonas Vingegaard’ı da kadroya dahil etti. Bunun yanında İtalya ve Fransa’da alınan şampiyonlukların en büyük yardımcısı Amerikalı yokuşçu Sepp Kuss da İspanya’ya götürüldü.
Tur öncesi çoğunlukla, Vingegaard ve Kuss’un yorgun olduğu ve Roglic’e destek çıkmanın ötesine geçemeyecekleri düşünüldü. Ancak belki de kendilerinin de tahmin edemeyeceği seviyelere ulaştı Hollandalı takım.

Önce Sepp Kuss’u yoğun bir etapta kaçışa sokup kırmızı mayoyu ele geçirdiler. Her geçen gün Amerikalının şampiyonluk umudu artmaya başladı. Ardından turun en zorlu testlerinden birinde Tourmalet zirvesine doğru yola koyulurken üçlünün en büyük rakibi Remco Evenepoel öndekilere ayak uyduramayıp genel klasman şansını tüketti.
Şu an sürpriz birincileri Sepp Kuss ile beraber üç lider de etap galibiyetleriyle genel klasmanın zirvesinde yalnızlar. Yakın rakiplerine rağmen dramasız bir son hafta geçirmek istiyorlar. Bu sporla geçirdiğim tonlarca saatin ardından edindiğim deneyim, takımın dramayla özdeşleşen bir kimliği olduğu yönünde. Ancak kendileri dahil tüm bisiklet tutkunlarına kanıtladıkları gibi, beklenmeyeni bekleyip imkansızı gerçekleştirmeyi başarabiliyorlar artık.
Çalışkan arılar, emeklerinin karşılığını unutulmaz bir başarıyla elde etmeye çok yaklaştı. Jumbo-Vızzzma yine zorun peşinde. Biz de 30 yıl sonra da onları böyle hatırlamanın umuduyla takipteyiz.
Yazan: Ceyda Akbulut
Editör: Doğa Üründül


