10 Aralık İnsan Hakları Günü’nde Gezi davası için adalet çağrısı: “Mahkemeleri siyasetin aracı olmaktan çıkarmalıyız”

Aralarında akademisyen, siyasetçi, gazeteci ve yazarların bulunduğu 21 kişi, 10 Aralık İnsan Hakları Günü’nde yayımladıkları açıklamayla Gezi davası için adalet istedi, “Yargının bağımsızlık ve tarafsızlığını sağlamalı, mahkemeleri siyasetin aracı olmaktan çıkarmalıyız. Gezi davası sanıklarının yaşadığı haksızlıklar mutlaka giderilmelidir” dedi.

10 Aralık İnsan Hakları Günü’nde 21 akademisyen, yazar, siyasetçinin imzasıyla “Gezi Parkı Davası için Adalet Çağrısı” başlıklı bir açıklama yayımlandı. Açıklamada Gezi davası ve Gezi olaylarının önyargılarla tartışıldığı söylendi.

Gezi olaylarının yakın dönem Türkiye siyasetini her manasıyla etkilediği belirtilen açıklamada “Her hukuki dava gibi siyaset dışı olması gerekirken baştan itibaren Gezi olaylarına ilişkin sübjektif değerlendirme ve niyet okumalar maalesef bu davaya sirayet etmiştir. Sanıklar düşmanlaştırılmış, dava adaleti sağlamak yerine topluma gözdağı vermek için araçsallaştırılmış ve nihayetinde beş kişinin cezası Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından onanmıştır” denildi.

Gezi olayları sırasında ölenler, yaralananlar veya zarar gören kamu mallarıyla Gezi davasının sanıkları arasında bağ kuran hiçbir delilin olmadığı söylenen açıklama şöyle devam etti:

“Bu davada defalarca hâkim heyetinin değiştirilmesi, evvelce ‘beraat’ kararı veren hâkimlerin mesnetsiz soruşturmalara muhatap bırakılması ve tek bir yeni delil eklenmeden aynı dosyada yıllar sonra ‘mahkumiyet’ hükmü kurulması adalete olan inanca ağır darbe vurmuştur.”

“Haksızlıklar mutlaka giderilmelidir”

Açıklamada yargının tarafsız ve bağımsız olması gerektiğini söylendi:

“Mahkemeleri siyasetin aracı olmaktan çıkarmalıyız. Gezi davası sanıklarının yaşadığı haksızlıklar mutlaka giderilmelidir. Bu, masumların suçlulardan ayrılması için elzem olduğu gibi toplumsal kutuplaşmanın yerine barışın, yargıya güvensizliğin yerine hukukun üstünlüğüne inancın yeniden inşası için de bir fırsattır.”

Açıklamanın devamı ise şöyle:

“Bizler adaleti devletin temeli olarak gören binlerce yıllık bir medeniyetin çocuklarıyız. Adaleti sınırlarımızın ötesinde değil asırlık cumhuriyetimizin kurumlarında aramak ve bulmak zorundayız. Suçsuz insanlar yıllardır cezaevindeler ve biz bir şeyler yapmazsak daha yıllarca kalacaklar. Buna seyirci kalmak bizi bir toplum olmaktan çıkarır. Hukukun üstünlüğüne inanan herkesin siyasal önyargıları ve vehimleri aşarak cesaretle hakikati ortaya koyması gerekmektedir.

Masumların cezalandırılmasına ses çıkarmayanları yargılayacak ve terazisi asla şaşmayan bir mahkeme olduğunu hatırlatırız. Siyaset kurumuna düşen yargı organlarını siyasal hesaplaşma alanı olmaktan çıkarıp, bağımsız mahkemelere güveni tesis edecek adımları bir an önce atmaktır.

Bu ülke mutlaka vatandaşlarının tamamının ‘Hakkım teslim edilir’ diyebildiği bir ülke haline getirilmelidir. Herkesi bunun için ısrarcı olmaya, yetkilileri de görevlerini yapmaya davet ediyoruz.”

Açıklamada imzası bulunanlar ise şöyle:

Dr. Fatma Akdokur (İlahiyatçı), Ümit Aktaş (Yazar), Levent Baştürk (Siyasetbilimci), Prof. Mehmet Bekaroğlu (Eski Fazilet Partisi-CHP Milletvekili), Muammer Bilgiç (Saadet Partisi GİK üyesi), Nesteren Davutoğlu (Reklamcı-Yazar), Müslüm Doğan (Eski Milletvekili), Abdulbaki Erdoğmuş (Eski ANAP Milletvekili), Ertuğrul Günay (eski AKP’li Kültür Bakanı), Prof. Cihangir İslam (Eski Saadet Partisi-CHP Milletvekili), Bülent Kaya (Saadet Partisi Grup Başkanvekili), Prof. Zeki Kılıçarslan (Doktor), Prof. Hayri Kırbaşoğlu (İlahiyatçı), Nesrin Nas (ANAP eski Genel Başkanı), Mehmet Ocaktan (Eski AKP Milletvekili), Yıldıray Oğur (Yazar), Prof. Cem Somel (Ekonomist), Ahmet Taşgetiren (Yazar), Ahmet Faruk Ünsal (Eski AKP Milletvekili), Celal Korkut Yıldırım (Diş Hekimi) ve Sıdkı Zilan (Hukukçu)

Gezi davasından tutuklu bulunan Tayfun Kahraman’ın eşi Meriç Demir Kahraman da açıklamayı paylaşarak “Ben de Adalet Çağrısı’na ses veriyorum; ‘Türk milleti adına’ verdiğiniz kararı içine sindiren tek bir insan bulamıyorum” diye yazdı.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.