Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu ile Siyasetname’nin yeni bölümünde, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında kurulan komisyonun hukuk devleti açısından ne ifade ettiğini konuştuk. Komisyonun gerçekten bir çözüm üretip üretemeyeceğini, yargı bağımsızlığı, partizanlık, demokrasi algısı ve özgürlükler bağlamında değerlendirdik.
Komisyon çözüm mü getirecek, çıkmaz mı?
19 Mart sonrası muhalefete yönelik baskılar sürerken “terörsüz Türkiye” söylemini değerlendiren Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu, iktidarın söylemleri ile uygulamaları arasında ciddi bir çelişki olduğunu söyledi. Kalaycıoğlu’na göre kavramlar tanımlanmadan yürütülen süreçler toplumsal güven üretmiyor.
Kalaycıoğlu, Türkiye’de siyasetin uzun süredir tanımsız ve kanıtsız kavramlar üzerinden yürüdüğünü söyledi. “Söylenenlerle yapılanlar birbirinden kopmuş durumda” diyerek bu durumun güven krizine yol açtığını vurguladı.
Demokrasi herkes için aynı mı?
Kalaycıoğlu’na göre toplumda demokrasiye dair ortak bir tanım yok. Bir kesim demokrasi deyince özgürlükleri ve hukuku anlarken, başka bir kesim bunu somut ekonomik fayda üzerinden değerlendiriyor.
Bu farklı algıların siyasal tartışmaları zorlaştırdığını belirten Kalaycıoğlu, kavramların açık biçimde tanımlanması gerektiğini söyledi.
“Komisyon yanlış yerden başladı”
“Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin kurulan komisyonu da eleştiren Kalaycıoğlu, temel kavramlar netleşmeden başlatılan sürecin sağlıklı sonuç üretmesinin zor olduğunu ifade etti.
Kalaycıoğlu’na göre demokrasi, hukuk devleti ve barış gibi kavramların içeriği toplumsal uzlaşıyla belirlenmeden atılan adımlar karşılık bulmuyor.
Kalaycıoğlu, Türkiye’nin bir yol ayrımında olduğunu vurguladı. Mevcut sorunların çözümü için önce doğru teşhis ve ortak kavram seti gerektiğini belirtti.








