İslam Özkan’ın sunduğu Dünya Alem programına dinler tarihi ve teoloji alanındaki çalışmalarıyla tanınan ilim insanı Bahaeddin Sağlam konuk oldu. Sağlam, “Din alarm veriyor” tespitini, yükselen ateizm/deizm tartışmaları ve egemen dini yorumun bilime uyum sağlayamaması üzerinden değerlendirdi.
Bahaeddin Sağlam, sorunun dinin hurafeleşmesi ve ahlaka dönüşmeyen bir dini dilin genç kuşakları uzaklaştırması olduğunu söyledi. Çözümüne değinen Sağlam, fen bilimleri ile Kur’an’ın hermenötik (sembolik/arketip) bir dille yeniden yorumlanarak barıştırılması gerektiğini öne sürdü.
Sağlam, din-bilim geriliminin sekiz ana nedeni olduğunu söyleyerek özellikle iki temel inanç ayağını; Allah ve ahiret inancı olduğunu vurguladı.
Diğer tüm alanların yorumlanabilir olduğunu belirten Sağlam, evrim karşıtlığını bilime ve akla aykırı bularak, evrimi kabul eden, kutsal metinleri ise sembolik düzlemde yorumlayan bir yaklaşımı savunduğunu ifade etti.
Klasik Âdem anlatısı
Klasik Âdem anlatısının bir kolektif kişilik/arketip olarak okunması gerektiğini söyleyen Sağlam, cennet metaforunu çocukluk evresi, düşüşü ise ergenlikle gelen sorumluluk dünyasına geçiş olarak açıkladı.
Risale-i Nur çizgisine yakın olmakla birlikte Said Nursi’nin bazı kelamî yaklaşımlarını; Allah’ı ötelerde, sınırlı bir varlık gibi konumlandırması ve modern bilimlerin (DNA, kozmoloji, kuantum) sonrası gelişen bilgi birikimine kapalı kalması yönleriyle eleştiren Sağlam, İbn Arabî ve Mevlânâ’nın panentest çizgisini referans gösterdi:
“Varlık soyutuyla ve somutuyla birdir; Allah irfandır, bilinir, sevilir. Ona göre tevhid, yalnızca ötedeki tek Tanrı inancı değil, varlığın soyut-somut birlik ve sonsuzluğunu idraktir.”
Dindar camianın ritüel merkezli dili
Sosyolojik zeminde ise dindar camianın ritüel merkezli ve şekilci dilinin ahlak üretmediğini vurgulayan Sağlam, sınıfsal adaletsizliklerin dindara tepkiyi büyüttüğünü belirterek, “Dindarlık mucize ve ahlak üretmiyorsa sorgulanmalıdır. Vergi yükünün büyük kısmını emekçi üstlenirken, kurumların daha az vergi ödemesi dengesizliktir. Türkiye’nin bu gidişle 20 yıl içinde Fransa benzeri yüzde 70 ateist bir topluma dönüşeceğini öngörüyorum” dedi.

Hristiyanlık, Yahudilik ve kurtuluş tartışmalarında da kapsayıcı bir okuma öneren Sağlam, Kur’an’da Allah’a ve ahirete iman edip salih amel işleyen Ehl-i Kitap’ın da kurtuluşa ereceğine dair çok sayıda ayet bulunduğunu aktardı. Teslis tartışmasının fizik-metafizik ve ara alan şeklinde sembolik okumayla çözümlenebilir olduğunu söyledi.
Müslüman toplumların da öte-dünya/ruh-beden/madde-mana/bilim-inanç/kadın-erkek/işçi-patron gibi tüm zıtlıklarda denge kurmak zorunda olduğunu belirten Sağlam, “Hz. Muhammed’in Kur’an’dan sonraki en büyük mucizesi, ifrat-tefrit arasındaki dengeyi kurmasıdır” dedi.
Son olarak Sağlam, “İslam dünyasının kurtuluşu fen bilimleri ile Kur’an’ın birlikte esas alınmasına bağlıdır. Hermenötik bir dille metinler okunmadan, bilimle test edilmeden din, ahlaka dönüşmez, hurafeleşir” diye konnuştu.








