Çözüm sürecindeki tıkanıklık nasıl aşıldı? PKK’nın silahlı güçlerini Türkiye’den çekmesinin öyküsü

pkk çekilme

PKK, 11 Temmuz’da Süleymaniye’de düzenlenen silah yakma töreninin ardından 26 Ekim’de tarihi bir adım daha attı, Barış ve Demokratik Toplum sürecini ikinci aşamaya taşımak için Türkiye’deki tüm güçlerini Irak’ın kuzeyine çektiklerini duyurdu. Peki bu karar nasıl alındı? Devlet ne istedi, Abdullah Öcalan ne cevap verdi? İşte sürecin perde arkası.

PKK, Barış ve Demokratik Toplum sürecini ikinci aşamaya taşımak için Türkiye’deki tüm silahlı güçlerini Irak’ın kuzey bölgelerine çekti. Bu tarihi çekilme kararının, durma noktasına gelen çözüm sürecinin önünün açılması için PKK lideri Abdullah Öcalan’ın devreye girmesiyle atıldığı ortaya çıktı. 

Süreç nasıl planlanmıştı?

MHP lideri Devlet Bahçeli’nin çağrısıyla başlayan “Terörsüz Türkiye” süreci beş evreli olarak tasarlanmıştı.

Birinci aşama, Bahçeli’nin çağrısı ve akabinde AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan gelen açıklamalar; ikinci aşama Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te açıkladığı “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”nın hazırlanması için yürütülen temas trafiği ve PKK’nın 12 Mayıs’taki fesih kararı; üçüncü aşama fesih ve silah bırakma süreci; dördüncü aşama demokratikleşme ve yasal düzenleme; beşinci aşama ise sosyoloji ve psikoloji ile bütünleşme evresi.

PKK silah bıraktı
PKK’nın silahlı güçlerini Türkiye’den çekmesinin öyküsü

11 Temmuz’da bir grup PKK’lı Irak’ın Süleymaniye kenti yakınlarındaki Casene Mağarası’nda silah bırakma sürecini başlattı, akabinde sürecin devamı için Meclis’te Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu kuruldu. 1 Ağustos’ta kurulan komisyon, 5 Ağustos’ta ilk toplantısını yaptı. Komisyon devam eden toplantılarda akademisyenleri, Cumartesi Anneleri ve Barış Anneleri’ni, sivil toplum kuruluşlarını dinledi. 

Bir yıldır devam eden çözüm sürecinin en önemli kısmı ise Öcalan’ın komisyon ile görüşüp görüşmeyeceği oldu. Daha önce İmralı notlarına atıfla yazdığımız haberde Öcalan’ın komisyon ile görüşme konusunda fazlasıyla istekli olduğunu belirtmiştik. Çünkü Öcalan, TBMM çatısını silahların yerini alacak demokratik siyaset hakkının tanınması olarak değerlendiriyor. “Toplum güvenceyi Meclis’te arar” diyen Öcalan’a göre kendisinin komisyon ile görüşmesi, sürecin başarıya ulaşması için elzem.

Fakat belli bir noktadan sonra, “süreç durma noktasına geldi”, “tıkandı” ya da “taraflar arasında kriz var” gibi yorumlar öne çıkmaya başladı. İşte PKK’nın Türkiye’deki tüm güçlerini Irak’ın kuzeyine çektiğini duyurması tam da söz konusu krizden çıkmak, sürecin önünü açmak için atılan bir adım olarak değerlendiriliyor.

Bu noktaya nasıl gelindi?

Her ne kadar PKK kendisini feshedip ateşkes kararı alsa da, 14-15 ve 16 Ekim’de Bingöl ve Diyarbakır kırsalında bazı çatışmaların yaşanması, PKK ile TSK’nın yeniden karşı karşıya gelme ihtimalini artırdı. 

Hatırlanacağı gibi Oslo görüşmeleri devam ederken 14 Temmuz 2011’de Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde 14 asker şehit edilmişti. PKK’nın Türkiye’den güçlerini çekme kararı, 14 yıl sonra, Silvan’dakine benzer çatışmaların yaşanmaması için de alınmışa benziyor.

PKK Türkiye'deki tüm güçlerini çektiğini duyurdu
PKK’nın silahlı güçlerini Türkiye’den çekmesinin öyküsü

Sürecin perde arkası: Öcalan nasıl dahil oldu?

Medyascope, süreç karşıtı açıklamaların arttığı ve hükümetin de siyasi ve hukuki adım atmadığı bir dönemde Öcalan’ın duruma müdahale etme kararı aldığını öğrendi. Devlet yetkilileri ile Öcalan’ın değişik formüller üzerine tartıştıkları söyleniyor. 

Ankara’nın, tıkanıklığın aşılması için öncelikli tercihi bir grup PKK militanının Türkiye’ye teslim olmasıydı. Bu noktada akıllara ilk gelen, Casena Mağarası önünde silahlarını yakan Bese Hozat ve 29 PKK’lının Türkiye’ye dönmeleriydi. Fakat Öcalan, bu formülü “yasal zemin hâlâ oluşturulmadı” diyerek kabul etmedi. 

Öcalan-Kandil görüşme trafiği

Akabinde devlet ile İmralı ve Kandil arasında yapılan görüşmeler sonucu Öcalan başka bir öneri yaptı: Türkiye’deki silahlı militanların geri çekilmesi

Medyascope’un edindiği bilgilere göre Öcalan bu önerisini Kandil’e doğrudan iletti ve örgütün ikna olmasının ardından bu öneri çerçevesinde planlar yapıldı. Sonuç olarak da KCK Yürütme Konseyi Üyesi Sabri Ok ile Vejin Dersim ve Devrim Palu’nun aralarında bulunduğu 25 militanın katıldığı açıklamayla PKK, Türkiye’deki tüm silahlı güçlerini Medya Savunma Alanları’na çekme kararı aldıklarını duyurdu. Böylece sürecin önündeki tıkanlıklık -en azından şimdilik- aşılmış oldu. 

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.