Komisyon İmralı’ya gidecek mi? Meclis’teki çözüm süreci komisyonunun İmralı ziyaretinin de gündeme gelmesi beklenen toplantısı ertelendi. CHP’li komisyon üyesi Murat Bakan, komisyonun gündemine resmen geldiğinde İmralı ziyaretine ilişkin tutumlarına MYK’nın karar vereceğini söyledi. Medyascope’a konuşan Bakan, “AKP samimi olarak çözüm peşinde değil, bunun siyasal sonuçlarından istifade edebilmenin peşinde. Devlet Bahçeli kendi durumu açısından daha ilkesel davranıyor. Erdoğan’ı aynı ilkesel tutum içinde görmüyorum, tamamen taktikle bakıyor” dedi.

Komisyondan İmralı ziyareti beklenirken toplantı ertelendi
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyesi Murat Bakan, komisyonun şimdiye kadarki çalışmalarını ve İmralı’ya gidilmesi tartışmalarını Medyascope’a değerlendirdi.
Komisyon yarın (6 Kasım) 17’nci toplantısını çalışmaların değerlendirilmesi gündemiyle yapacağı duyurulmuştu. Ancak bugün Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un grubu bulunan partilerin komisyonda görev alan koordinatör grup başkanvekilleriyle yaptığı görüşmenin ardından toplantı ertelendi. Komisyonun yarın yapılması beklenen toplantısında İmralı ziyaretinin de gündeme gelmesi bekleniyordu.

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir “teknik nedenlerle” derken, DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit dinlenecek bakanların yurtdışı programları nedeniyle ertelendiğini söyledi. Murat Emir komisyonun çalışmalarına dair hazırlanacak raporun yöntemiyle ilgili Kurtulmuş ile istişare ettiklerini, Meclis Başkanı’nın hafta başında da grup başkanvekilleriyle bir araya geleceğini aktardı ve bugünkü görüşmelerinde İmralı ziyaretinin gündeme gelmediğini dile getirdi.
Konsensüs sağlanırsa, komisyon üyelerinden oluşacak bir heyet PKK lideri Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı’ya gidebilir. Uzlaşı olmazsa, 51 üyesi olan komisyonda beşte üç oranında nitelikli çoğunlukla karar alınabiliyor. İmralı ziyareti komisyon gündemine resmen geldiğinde, 31 üyenin oyuyla karar alınabilir.
İmralı ziyaretine partiler nasıl yaklaştı?
DEM Parti haftalardır komisyonun İmralı’ya gitmesi için çağrılar yaparken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli “Komisyon İmralı’ya giderek ilk ağızdan mesajları almalı. MHP böylesi bir heyete katılmaya hazırdır. Korkuya, kaygıya, çekinmeye, çelişkide bocalamaya gerek yoktur” dedi.
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ise bugünkü grup toplantısında “Komisyon çatısı altında sürece dair tüm konuların tartışılmasını, kimsenin dışarıda bırakılmadan ilgili bütün tarafların dinlenmesini, aykırı da olsa farklı fikirlerin dile getirilmesini çok ama çok kıymetli buluyoruz” ifadelerini kullandı. Net bir açıklama yapmasa da Erdoğan’ın bu sözleri İmralı ziyaretiyle de ilişkilendirildi. Grup toplantısı sonrasında gazetecilerin İmralı ziyaretiyle ilgili sorusuna ise yanıt vermedi.
CHP henüz komisyonun gündemine resmen gelmediği şerhini düşse de, olası bir ziyarette bulunmaya tamamen kapıları kapatmadı. Komisyonda bulunan Yeni Yol Grubu’nun da ziyarete olumlu yaklaştığı biliniyor.
CHP, komisyonun gündemine gelince İmralı ziyaretini değerlendirecek
CHP’nin komisyon üyelerinden Murat Bakan, İmralı ziyaretiyle ilgili “Bizde bir pozisyon değişikliği yok, bu konu komisyona resmen gelmeden MYK bir tavır almayacak” dedi. Numan Kurtulmuş’un veya DEM Parti grubunun önerisi olarak komisyonun gündemine gelmesi beklenen ziyareti doğru bulmadığını Bakan “Bugüne kadar Meclis çatısı altını işaret ettik. Öcalan’la güvenlik bürokrasisi, avukatları ve DEM heyeti görüşüyor. Bütün mesajlarını paylaşıyor. Komisyonun gitmesine gerek yok düşüncesindeyim” diye anlattı.
CHP Merkez Yönetim Kurulu’nda (MYK) herkesin görüşünü belli edeceğini ve ona göre bir tavır belirleneceğini belirten Bakan “Bu konu MYK’nın değerlendirmesine ve Genel Başkanımızın takdirine muhtaç bir konu, bireysel açıklamalarımız parti politikasını belirleyemez” diye konuştu.
“Türkiye’nin ulusal çıkarları ve güncel siyaset açısından değerlendiririz”
Komisyonda İmralı’ya gidilmesi kararı çıktığı takdirde bütün seçeneklerin masada olduğunu söyleyen Bakan, şöyle devam etti:
“Komisyon gidebilir biz gitmeyebiliriz, bizden birinin gidip gitmemesi de tartışılır. Türkiye’nin ulusal çıkarları ve güncel siyaset açısından, yaratacağı etkiyi ve sürece katkısı olup olmayacağını değerlendiririz. Bu toplumsal rıza üretir mi, üretmez mi? Toplumun sinir uçlarına dokunur mu ya da toplumsal mutabakata katkısı olur mu? Bütün bunları değerlendirdikten sonra karar veririz. Komisyon üyeleri de kendi düşüncelerini söyler. Çözüm iradesi konusunda ortaklaşsak da herkesin her konuda birebir aynı tutum içinde olması beklenemez.”
“Bahçeli daha ilkesel, Erdoğan taktiksel yaklaşıyor”
Bakan, CHP’nin çözüm iradesinde samimi olduğunu vurgulayarak, “Öcalan’la görüşmenin toplumda reaksiyon yaratacağını ve negatif etkisi olacağını düşünürsek buna katılmayız. Ama MYK karar aldıktan sonra hepimiz o kararın arkasında olmak zorundayız, şu an farklı da düşünsek ortak akılla alınan bir kararın arkasında duracağız” diye konuştu.
AKP’nin bu konudaki tutumunu açıkça ortaya koymadığına dikkat çeken Bakan, “AKP hâlâ ‘Ne getirir ne götürür’ diye hesap ediyor. Onlar samimi olarak çözüm peşinde değil, bunun siyasal sonuçlarından istifade edebilmenin peşinde. Devlet Bahçeli kendi durumu açısından daha ilkesel davranıyor. Erdoğan’ı aynı ilkesel tutum içinde görmüyorum, tamamen taktikle bakıyor” değerlendirmesini yaptı.
“Yürütme kanadında konuya en hakim kişi İbrahim Kalın”
Geçtiğimiz hafta komisyonda Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ile Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın kapalı oturumla dinlendiğini hatırlatan Bakan, “Kamuoyuna açıklanmaması gereken bilgiler verebileceklerini düşünerek basına kapalı olmasına hayır demedik ama ikisi de bizim bilmediğimiz bir şey söylemedi” dedi.
Komisyonun bir sonraki toplantısında, ikinci kez Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın’ın gelmesi bekleniyor. Kalın’ın 8 Ağustos tarihli basına kapalı olarak gerçekleşen komisyon toplantısında da komisyona bilgi verdiğini hatırlatan CHP’li Bakan şunları söyledi:
“İbrahim Kalın’ın gelmesi önemli, bugüne kadar kapalı toplantıda en somut bilgileri veren ve yürütme kanadında konuya en hakim kişi Kalın. Hem Türkiye, hem Suriye, hem de sürecin yürümesiyle ilgili en detaylı bilgiyi ondan aldık, en verimli toplantı onunla gerçekleşti. Aynı toplantıdaki İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ile Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in sunumları hayal kırıklığı yarattı, onların basına kapalı olmasına da gerek yokmuş. İbrahim Kalın’dan sonra konuya en vakıf olan Hakan Fidan gibi görünüyor.”
“Rüzgar tersten esmeye başlayınca iktidar güvenlikçi politikalara dönebilir”
Toplumun farklı kesimlerinden dinlemelerini tamamlayan komisyonun raporlarını ve yapılacak yasal düzenlemelere ilişkin çalışmalarını hazırlaması bekleniyor. CHP’nin bu konudaki hazırlığının sorulması üzerine Bakan, 29 maddelik “Demokratikleşme Paketi”ni hatırlattı. Bakan, komisyon toplantılarına başladığı hafta kamuoyuna açıkladıkları önerilerin sonuç kısmına taleplerin eklenebileceğini belirterek şöyle devam etti:
“Bu iş sadece PKK’nın silah bırakması ve silah bırakanların Türkiye’ye dönüşü meselesi değil. Türkiye’deki Kürt sorununun bitmesi, Türkiye’ye aidiyet duymayan Kürtlerin aidiyetlerini sağlayacak adımların atılması, toplumsal rızanın üretilmesi ve herkesin birlikte yaşayabileceği güçlü bir demokrasi inşa etmek… Bu olmadan kalıcı bir çözüm olmayacağını düşünüyoruz. Anayasa’yı tanımayan, AYM kararlarını uygulamayan bir iktidarın, bugün alınan kararlarla ilgili de yarın tutum değiştirmeyeceğini kimse bilemez. Süreç siyasal olarak değişince, rüzgar tersten esmeye başlayınca iktidar güvenlikçi politikalara dönebilir. Türkiye’de çözümün de garantisi güçlü bir demokrasidir.”
“Demirtaş’ın çoktan tahliye edilmesi lazımdı”
Tutukluluğunın siyasî saiklerle devam ettirildiği belirtilerek tahliye edilmesi gerektiği yönündeki AİHM kararının kesinleşmesinin ardından Selahattin Demirtaş’ın tahliye edilip edilmeyeceği konusunda ise Bakan şöyle konuştu:
“Çoktan tahliye edilmesi lazımdı. Bir süreç yürütüyorsun, Demirtaş dokuz senedir cezaevinde. Böyle devlet yönetilmez. Bahçeli, daha önce yaptığı açıklamada Abdullah Öcalan ve DEM Parti’yi çözüm; Kandil’i ve Edirne’yi de bu işin karşısındaki yapı gibi tarif etmişti. Şimdi Demirtaş’ı da sürecin içine dahil etmiş oldu. Demirtaş ile Bahçeli arasındaki ilişkiler belli bir noktaya gelmiş, kanal oluşmuş olabilir. Ama netice itibarıyla bir hak ihlali var. Demirtaş’ın tahliye edilmesi gerektiğini başından beri söylüyoruz.”






