Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi hesabına erişim engeli kararı verildi. 5651 sayılı Kanunun 8/A maddesi kapsamında “millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması gerekçesiyle” alınan karar, internet servis sağlayıcılarına iletildi. X platformu 333 bin takipçili hesabı henüz Türkiye’den görünmez kılmadı.

Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu’nun X’teki Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi hesabıyla ilgili, “millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması gerekçesiyle” erişim engeli kararı verildi. İnternet servis sağlayıcılarına iletilen karar, 5651 sayılı Kanunun 8/A maddesi kapsamında alınırken hangi hakimliğin bu kararı verdiği henüz açıklanmadı.
Platform henüz kararı uygulamadı
333 bin takipçiye sahip @CBAdayOfisi kullanıcı adlı hesap, X platformu tarafından şu ana kadar Türkiye’den görünmez kılınmadığı için kullanıcılar hesaba erişmeye devam edebiliyor. Ancak internet servis sağlayıcılarına iletilen engelleme kararının yakın zamanda uygulanmaya konulması ve hesabın Türkiye’den erişime kapanması bekleniyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın konuyla ilgili açıklaması şöyle:
“X sosyal medya platformunda bulunan Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (@CBAdayOfisi) rumuzlu hesap ve Etkili Haber (@etkilihaber1) rumuzlu hesap üzerinden devamlılık halinde dezenformasyon içeren bilgiler yayıldığının tespit edilmesi üzerine 13.11.2025 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığımızca 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nu ‘217/A’ maddesi uyarınca ‘Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma’ suçu kapsamında re’sen soruşturma başlatılmış olup, İstanbul Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğinden ilgili hesapların erişime engellenmesi talebinde bulunulmuştur.
İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliğinin ‘13.11.2025 tarih 2025/11774 D.İş’ nolu kararı ve İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliğinin ‘13.11.2025 tarih 2025/11773 D.İş’ nolu kararları doğrultusunda anılan hesapların 5651 Sayılı yasanın 8/A maddesi uyarınca erişime engellenmesine karar verilmiştir. Kararın icrası için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na müzekkere yazılmıştır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”
Ardı ardına üç hesaba engel
İmamoğlu’nun ana X hesabı daha önce 8 Mayıs 2025 tarihinde İstanbul Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği kararıyla erişime engellenmişti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yaptığı açıklamada, tutuklu İmamoğlu’nun X hesabından TCK’nın 214. maddesini ihlal edecek nitelikte paylaşımlar yapıldığı ve “suç örgütü propagandası” mahiyetinde içeriklere yer verildiği iddia edilmişti.
Ana hesabın engellenmesinin hemen ardından İmamoğlu’nun uluslararası X hesabı (@imamoglu_int), CHP Genel Başkanı Özgür Özel tarafından ana hesap olarak kullanılacağı duyurusuyla birlikte devreye girmişti. Bu hesap da 9 Mayıs 2025 tarihinde aynı gerekçelerle 5651 sayılı Kanunun 8/A maddesi kapsamında erişime engellenmişti.
CHP’den sert tepki geldi
İmamoğlu’nun hesaplarına getirilen erişim engellerine CHP yöneticilerinden sert tepkiler yükselmişti. CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, uluslararası hesaba getirilen engelleme kararını “Anayasada açıkça yer alan ifade özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına bir darbe” olarak nitelendirerek yurttaşları Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi hesabını takip etmeye davet etmişti.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise hesaplara yapılan engellemeleri “19 Mart darbesinin dijital ayağı” olarak tanımlayarak bu uygulamaların ifade özgürlüğünü kısıtladığını vurgulamıştı. Özel, yurttaşlara yeni hesabı takip etme ve büyütme çağrısında bulunmuştu.
X platformundan itiraz açıklaması
X platformu, İmamoğlu’nun ana hesabına getirilen erişim engelini şiddetle reddettiğini açıklamıştı. Platformun küresel kamu ilişkilerinden sorumlu hesabı, “Tutuklu İstanbul Belediye Başkanı’nın hesabını kısıtlama emri aldık ve Türkiye’nin emrine uymak zorunda kaldık ancak karara kesinlikle katılmıyoruz ve mahkemede karara itiraz ediyoruz” demişti.
X’in Türkiye’deki avukatı Gönenç Gürkaynak, erişim engelinin kaldırılması için İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği’ne 27 sayfalık itiraz dilekçesi sunduğunu duyurmuştu. Platform yönetimi, kararın ifade özgürlüğü ve adil yargılama ilkelerine aykırı olduğunu savunarak hukuki mücadeleyi sürdüreceğini belirtmişti.






