Yapay zekâ ve Türkiye’nin geleceği: Eşitsizlik derinleşebilir mi, dijital sıçrama mümkün mü?

ActHuman Sosyal Kapsama İnisiyatifi, Türkiye’nin dijital geleceğine ışık tutan “Türkiye’de Yapay Zekâ ve Çalışma Hayatının Geleceği: Kapsayıcı Büyüme için Dijital Dönüşüm” başlıklı 2025 raporunu kamuoyuyla paylaştı.

Yapay zekâ ve Türkiye’nin geleceği: Eşitsizlik derinleşebilir mi, dijital sıçrama mümkün mü?
Yapay zekâ ve Türkiye’nin geleceği: Eşitsizlik derinleşebilir mi, dijital sıçrama mümkün mü?

İNGEV (İnsani Gelişme Vakfı) ve Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi (İPM) ortak girişimi ActHuman Sosyal Kapsama İnisiyatifi, yedinci senesinde, Türkiye’nin dijital geleceğine ışık tutan “Türkiye’de Yapay Zekâ ve Çalışma Hayatının Geleceği: Kapsayıcı Büyüme için Dijital Dönüşüm” başlıklı 2025 raporunu kamuoyuyla paylaştı.

Sabancı Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Emrehan Aktuğ’un kaleme aldığı rapor, Türkiye’nin Yapay Zekâ devrimine bireysel düzeyde yüksek ilgi göstermesine rağmen, işletme bazında kritik dijital altyapı eksiklikleri nedeniyle riskli bir döneme girdiğini ortaya koyuyor.

Rapordaki veriler şöyle.

  • Türkiye’de işletmelerin yalnızca %24’ü Kurumsal Kaynak Planlaması (ERP) kullanıyor, çok daha azı Müşteri İlişkileri Yönetimi (CRM) kullanıyor; dijitalleşmeyen KOBİ’ler (Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler) yapay zekâ devriminde “dışarıda kalma” riskiyle karşı karşıya.
  • Türkiye, küresel ChatGPT trafiğinin %3’ünü oluşturacak kadar bireysel anlamda dijital; ancak firma düzeyi dijital altyapı kritik seviyede zayıf.
  • Genç nüfusa rağmen NEET oranları (Ne Eğitimde Ne İstihdamda Olan Gençler) ve yetenek uyumsuzluğu artıyor; yapay zekâ dönüşümü müdahale edilmezse yeni bir eşitsizlik dalgası yaratacak.
  • Türkiye’de işletmelerin yalnızca %56’sının bir web sitesine sahip olması ve birçok KOBİ’nin temel veri toplama altyapısından yoksun olması, ülkenin yapay zekâ tabanlı üretkenlik artışından yararlanmasını ciddi biçimde sınırlıyor.
  • İstihdamın yaklaşık %30’unun kayıt dışı olması, yapay zekâ ve otomasyonun yaratacağı etkilerin sosyal güvenlik ağına erişemeyen milyonlarca çalışan açısından çok daha yıkıcı olabileceğine işaret ediyor.

İNGEV ve İPM, bu raporun Türkiye’nin dijital geleceğini daha adil, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir zemine oturtmak için somut bir yol haritası sunduğunu vurguladı.

İPM Direktörü Senem Aydın-Düzgit, dijital dönüşümün hızının, sadece ekonomik rekabet gücünü değil, toplumsal eşitliği ve demokratik katılımı da yeniden tanımladığını ifade etti, “Bu nedenle İPM’de Dijital Toplum çalışma alanını hayata geçirerek yapay zekâ, dijital hizmetler ve dijital demokrasi gibi başlıklarda kapsayıcı politika üretimine odaklanıyoruz” dedi.

İNGEV Başkanı Vural Çakır da şunları söyledi:

“Yapay zekâ devriminin, birçok olanakla birlikte çok ağır bir eşitsizlik sorunu yarattığı artık açık. Tam tersine, eşitsizliklere karşı kullanılmak üzere sağlanan üretkenlik artışlarının çalışanlar lehine uygulanmasını sağlayacak düzenlemeler yapılmalı. Küresel yapay zekâ şirketlerinin Birleşmiş Milletler bünyesindeki bir kurum tarafından denetlenmesinin sağlanması, vergi mevzuatlarının bütün ülkelerin faydasına olacak şekilde düzenlenmesi gibi stratejik adımlar gerekli. Yoksa, yapay zekâ efsanelerinin büyüsüne gizlenmiş derin bir insanlık krizi oluşabilir.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.