Cumartesi Anneleri Mahmut Doğan için adalet istedi

Gözaltında kaybedilen yakınlarını arayan Cumartesi Anneleri 1079. haftada Galatasaray Meydanı’nda Mahmut Doğan’ın akıbetini sordu.

Cumartesi Anneler Mahmut Doğan için adalet istedi

Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini soran ve faillerin yargılanması talebiyle İstanbul-Beyoğlu’nda 1995’ten bu yana eylem yapan Cumartesi Anneleri, bu hafta (29 Kasım 2025) Galatasaray Meydanı’na karanfil bırakarak açıklamalarını okudu.

Cumartesi Anneleri 1079. haftada Mahmut Doğan için adalet istedi.

Açıklamanın tamamı şöyle:

“1079. haftamızda da Galatasaray Meydanı’nı Anayasa’ya aykırı bir biçimde bize kapatan polis bariyerlerinin önündeyiz. Bu meydan yalnızca bir mekân değil; adalet arayışımızın, sesimizin ve direncimizin simgesidir. Kayıplarımızın adını yaşattığımız, ortak hafızamızı büyüttüğümüz ve dayanışmamızı kurduğumuz yerdir. Önümüze kurulan bu barikatlar yalnızca fiziksel bir engel değil, toplanma özgürlüğümüze, ifade hakkımıza ve kayıplarımızı arama mücadelemize yönelen ağır bir müdahaledir. Ve tüm dünya biliyor ki bu müdahale hukuk dışıdır, vicdan dışıdır.

1079 haftadır her cumartesi aynı taleple buluşuyoruz: Hakikat ortaya çıkarılsın, kayıplarımız bulunsun, failler yargılansın ve adalet sağlansın.

1079 haftadır ısrarla söylüyoruz: Hakikatin kabulü; kaybedilenlerin anısına saygının, toplumsal vicdanın ve ortak hafızamızın onarılmasının ilk adımıdır.

1079.haftamızda, inkâr ve cezasızlığın yarattığı yıkım ortamında 32 yıldır adalet arayan Doğan Ailesi’nin Galatasaray’daki sesiyiz.

37 yaşındaki, dört çocuk babası Mahmut Doğan Diyarbakır’da yaşıyor ve taksi işletiyordu.

27 Kasım 1993 tarihinde öğle saatlerinde evinden taksisiyle ayrıldı. Akşam eve dönmeyince ailesi, evlerinin yakınındaki Bağlar Karakolu’na başvurdu. Karakol, aileyi Emniyet Müdürlüğü’ne yönlendirdi. Emniyet’teki görevliler, Mahmut Doğan’ın gözaltında olduğunu ve isterlerse kendisine yemek getirebileceklerini söyledi.

Kısa bir süre sonra yemekle gelen aileye bu kez ‘Burada o isimde biri yok’ denildi. Bunun üzerine aile, Mahmut Doğan’ın akıbetini öğrenmek için tekrar Bağlar Karakolu’na başvurdu. Üç gün sonra karakola çağrıldılar.

Aileye ‘Çalıntı ihbarı yaptığınız araç Çınar Ovabağ Karakolu’nda, gidip oradan alabilirsiniz’ denildi. Aile, ‘Biz çalıntı araç ihbarı yapmadık; Mahmut Doğan’ın bulunması için başvuru yaptık’ diye itiraz etse de sonuç değişmedi. Mahmut’un arabası bulundu ama kendisinden haber alınamadı.

63 günlük arayışın sonunda, 24 Ocak 1994 tarihinde Mahmut Doğan ve uzun süredir kayıp olan Abdülselam Kızmaz’ın cansız bedenlerine, Bellitaş Köyü’ndeki Reçellik Mağaraları’nda ulaşıldı.

Ardından aile, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Ancak etkin bir soruşturma yürütülmeden dosya kapatıldı.

2000 yılında Hizbullah’a yönelik operasyonlar sonucunda, örgütün “Karacadağ grubu” olarak bilinen 10 kişi Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmaya başlandı. Yargılananlardan Tahsin Kara, 1992–94 yılları arasında 11 kişinin öldürülmesi eylemlerine bizzat katıldığını, Mahmut isimli taksi şoförü ile Abdülselam Kızmaz’ın da bu kişiler arasında olduğunu söyledi. Bu ifadeler mahkeme kayıtlarına geçti.

Hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen Tahsin Kara, mahkeme tarafından akli dengesinin yerinde olup olmadığının tespiti için Elazığ Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne sevk edildi. Delil dosyası hastanede esrarengiz bir şekilde kayboldu. Bunu gerekçe gösteren mahkeme, Kara’yı yalnızca 12,5 yıl hapis cezasıyla cezalandırdı. Bu durum ana akım medyada “Hizbullah imamını kayıp dosya kurtardı” başlığıyla yer aldı.

Mahmut Doğan’ın zorla kaybedilmesiyle ilgili ailenin tüm başvuruları sonuçsuz kaldı. 32 yıldır Mahmut Doğan’ı kaybedenler cezasızlıkla korundu. 32 yıldır devlet, bu suçun açığa çıkarılması ve faillerinin hakkaniyete uygun biçimde cezalandırılması görevini yerine getirmedi.

Kaç yıl geçerse geçsin, Mahmut Doğan için ve tüm kayıplarımız için adalet istemekten; devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.