Eksik Olan’ın yeni bölümünde Alp Kozanoğlu ve Ömer Çeşit, eserlerindeki güç ve sosyal sınıf araştırmaları ile tanınan Mike Davis’in “Gecekondu Gezegeni” kitabı üzerine konuştu.
“Gecekondu Gezegeni” ne anlatıyor?
Alp Kozanoğlu ve Ömer Çeşit “Gecekondu Gezegeni” adlı kitabını ele aldı.
Yazarın 2003’te kaleme aldığı ve Türkiye’de Metis yayınları tarafından basılan kitabı “Gecekondu Gezegeni”, aradan yıllar geçmesine rağmen güncelliğini koruduğu gibi anlatılan gezegen daha da büyümüş ve insani şartlar daha kötüye gitmiştir.
Akademik bir çalışmayı andıran kitapta bolca istatistiksel veri bulunuyor. Dünyada giderek artan gecekonduları konu edinen kitap bunlar üzerinden tüketim kültürünün nasıl dünyayı çirkin, yaşanmaz bir hale çevirdiğine gözler önüne seriyor.
Şehirlerarası gecekondu yerleşkelerinin kendi başlarına şehirleşmesinden, bu oluşan gecekondu mega kentlerin nasıl altyapıdan, devlet kurumlarından yoksun kısacası kendi içinde bir devlete dönüştüğünden söz eden Mike Davis kitabında burada üretilen kültürlerin de dünya barışına ve çevresel koşullara büyük tehdit oluşturduğundan dem vurmakta. Neoliberal düzenin yarattığı bu gecekondular aslında yeni öcüler olarak sunulmakta ama aslında bu gecekondular sadece birer sonuç neden değiller.
Gecekondu bölgelerindeki hiyerarşi
Ömer Çeşit ve Alp Kozanoğlu gecekondulaşmanın olduğu yerlere yaşanan illegallikleri ve hiyerarşinin toplulukları nasıl etkilediğinden bahsetti. Kozanoğlu neoliberal kanunların yol açtığı özelleşmelerle köyden kente geçişin zorunlu bir hal aldığını vurguladı:
“Sonuçta bu gecekondular, bu bölgelere taşınma insanların suçu değil. Devletin birinci tercihi veya neoliberalizmin bir sonucu. Farklı ülkelerde bunun çok fazla örnekleri var, yeni bir yaşama biçimi ortaya çıkıyor. Buralarda yaşayan nüfustan saygılı, ülkesini seven, neyle yönetiliyorsa ona inanan bir kültürün çıkması mümkün değil. Oradaki kişiler tabii bu şartlara doğdukları ve büyüdükleri için müthiş bir öfke ve haksızlığa uğramışlık hissi yaşıyor ki bu çok normal. Bunun destekleyeceği tek bir şey var, faşizm. Buradan demokrasi çıkmaz.”
Ömer Çelik ise şöyle değerlendirdi:
“Bu bölgelerde ortak olan yoksulluğun bitmemesi, aksine artması. Bunlarda da işte özelleştirme, kamu sektörünün senin söylediğin gibi köylerde, kırsal kesimlerde gibi her yatırımını düzgün yapmayan sosyal devletin aslında çatırdaması söz konusu. Buralarda yaşanan şiddet, illegal, kayıt dışı emlakçılık fakirler arasında da bir hiyerarşi yaratıyor. Hiyerarşi yarattığı zaman sınıf bilinci oturmuyor.”
Mike Davis kimdir?
Amerikalı yazar Mike Davis, 10 Mart 1946’da dünyaya geldi. Siyasi aktivist, kent kuramcısı ve tarihçiydi. En çok “City of Quartz” ve “Late Victorian Holocausts” gibi eserlerinde güç ve sosyal sınıf üzerine yaptığı araştırmalarla tanınıyordu. Davis, lisedeyken, II. Dünya Savaşı gazileri olan öğretmenlerinin hikayelerinden yola çıkarak tarihe ilgi duymaya başladı. Sonunda, vatanseverlik ve Amerika Birleşik Devletleri hakkındaki tüm fikirlerine meydan okuyan bir okuma olan John Hersey’nin Hiroşima’sına maruz kaldı.
16 yaşındayken babası, ailenin mali güvenliğini baltalayan feci bir kalp krizi geçirdi.Davis, amcasının toptan et şirketinde teslimat kamyonu şoförü olarak çalışarak ailesinin geçimini sağlamak için okulu bırakmak zorunda kaldı ve San Diego County genelindeki restoranlara teslimat yaptı.
Davis, kendini uluslararası bir sosyalist ve “Marksist-Çevreci” olarak tanımlıyordu. Eleştirmenler, Davis’in düzyazı tarzını ve ekonomik, sosyal, çevresel ve politik adaletsizlikleri ifşa edişini övdüler. Gecekondu Gezegeni adlı kitabı, Mute dergisinin küresel gecekondu mahalleleri üzerine özel bir sayısına ilham kaynağı oldu.
Davis’e 2020 yılında kanser teşhisi kondu. 25 Ekim 2022’de 76 yaşında yemek borusu kanserinden öldü.








