Güneydoğu Asya’da dolandırıcılık ekonomisi kontrolden çıkmış durumda. Bölge, bir endüstri hâlini alan dolandırıcılık merkezleriyle “dolandırıcılık devleti” olarak adlandırılan çok sayıda ülkeye ev sahipliği yapıyor. Endüstrinin küresel boyutuna ilişkin tahminler, 70 milyar dolardan yüz milyarlarca doları buluyor. Uzmanlara göre bu merkezlerin ölçeği, ev sahibi devletlerin ne kadar yozlaşmış olduğunun bir göstergesi niteliğinde.

Yalnızca on yıl gibi kısa bir sürede, yazım hatalarıyla dolu e-postalar ve kısa mesajlardan ibaret olan olan yöntemlerle yapılan dolandırıcılık, devasa ve son derece gelişmiş bir endüstriye dönüştü.
Artık bu sistem, dünyanın dört bir yanındaki kurbanlardan onlarca milyar dolar para toplayan profesyonel bir yapıya sahip. Harvard Üniversitesi Asya Merkezi’nde misafir araştırmacı ve uluslararası suç uzmanı Jacob Sims, son beş yılda dolandırıcılığın küçük çevrimiçi dolandırıcılık çetelerinden, sanayi ölçeğinde bir siyasi ekonomi boyutuna evrildiğini söylüyor.
Küçük çetelerden devasa bir endüstriye
Endüstrinin merkezinde “pig‑butchering” olarak adlandırılan dolandırıcılık yöntemi yer alıyor. Bu yöntemde dolandırıcılar, kurbanlarıyla çevrimiçi ilişki kuruyor. Kurbanı kripto para yatırımı yapmaya yönlendirerek, paralarını vermeye ikna ediyor.
Dolandırıcılar, hedeflerini kandırmak için yapay zekâ ile çok dilli sohbetler, deepfake teknolojisi ile video görüşmeleri gerçekleştirme ve gerçek yatırım platformlarını taklit eden web siteleri gibi ileri teknolojik yöntemlere başvuruyor.
Bir araştırma, mağdurların ortalama 155 bin dolar kaybettiğini gösteriyor. Çoğu, tüm birikiminin yarısından fazlasını kaybediyor. Endüstrinin ekonomik hacmine ilişkin tahminler, 70 milyar dolardan yüz milyarlarca dolar seviyesine çıkıyor.
Merkezler genellikle Çin kökenli ulusötesi suç ağları tarafından işletiliyor olsa da fiili başlangıç noktaları Güneydoğu Asya.
Suç ekonomisi devletlerin resmi gelirleriyle yarışıyor
2024’ün sonunda Mekong ülkelerindeki (Çin, Myanmar, Laos Demokratik Halk Cumhuriyeti, Tayland, Kamboçya ve Vietnam) siber dolandırıcılık operasyonlarının, yıllık yaklaşık 44 milyar dolar gelir sağladığı tahmin ediliyordu. Elde edilen bu gelir, bölgenin resmi ekonomisinin yaklaşık %40’ına eşdeğer.
Kamboçya’da ABD Adalet Bakanlığı’nın geçtiğimiz ay el koyduğu kripto para miktarının 15 milyar dolar değerinde olduğu bildirildi. Bu, ülkenin ekonomisinin neredeyse yarısına tekabül ediyor.
Bu büyük kâr potansiyeline sahip endüstri, çatışma bölgelerinde ve denetimsiz sınır bölgelerinde hızla altyapı oluşturdu ve faaliyetlerini sürdürüyor. Laos’taki yetkililer, Golden Triangle özel ekonomik bölgesinde 400’e yakın dolandırıcılık merkezinin faaliyet gösterdiğini bildirdi. Dolandırıcılık merkezlerini tespit etmek üzerine çalışan Cyber Scam Monitor topluluğu, Kamboçya genelinde 253 şüpheli site tespit etti. Bunların birçoğu devasa büyüklükte ve kamuya açık şekilde faaliyet yürütüyor.
Üst düzey yetkililer, suç ağlarıyla iç içe
Güneydoğu Asya genelinde, çok sayıda üst düzey ismin bu dolandırıcılık ağlarıyla bağlantılı olduğu iddia ediliyor.
Guardian’ın ulaştığı Myanmar, Kamboçya ve Laos’taki hükümet sözcüleri gazetenin sorularını yanıtsız bıraktı. Myanmar ordusu daha önce, dolandırıcılık faaliyetlerini kökünden ortadan kaldırmak için çalıştıklarını açıklamıştı. Kamboçya hükümeti ise güçlü kişiler tarafından desteklenen dünyanın en büyük siber suç ağlarından birine ev sahipliği yaptığı yönündeki iddiaları temelsiz olarak nitelendirdi.
Tayland’da maliye bakan yardımcısı, Kamboçya’daki dolandırıcılık operasyonlarıyla bağlantılı olduğu iddiaları üzerine ekim ayında istifa etti. Myanmar’da dolandırıcılık merkezleri, silahlı gruplar için önemli bir finansal kaynak hâline geldi. Filipinler’de, eski belediye başkanı Alice Guo, görevdeyken yönettiği dev dolandırıcılık merkezi nedeniyle müebbet hapse mahkûm edildi.
Uzmanlara göre, bu merkezlerin ölçeği, ev sahibi devletlerin ne kadar yozlaşmış olduğunun da bir göstergesi niteliğinde. Küresel Organize Suçlarla Mücadele Girişimi’nden Jason Tower suç ağları ve devlet bağlantılarına ilişkin şunları söylüyor:
“Bunlar, çok açık bir şekilde kurulan devasa altyapılar. Sınır bölgelerine gidip gözlemleyebilirsiniz. Hatta bazılarına girmeniz bile mümkün. Bunun bu kadar kamuya açık bir şekilde yaşanıyor olması, cezasızlığın ne kadar uç bir seviyede olduğunu ve devletlerin sadece buna göz yummakla kalmayıp, aslında bu suç aktörlerinin devletle iç içe hâle geldiğini gösteriyor.”
Derleyen: İlayda Aynur Önemli








