Mesleki Eğitim Merkezleri’nde (MESEM) yaşanan çocuk ölümlerini protesto eden 17 Türkiye İşçi Partisi (TİP) üyesi öğrenciden 16’sı tutuklandı.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katıldığı Türkiye Yüzyılı Mesleki ve Teknik Eğitim Zirvesi’nde yapılan MESEM protestonun ardından gözaltına alınan 17 TİP üyesi öğrenciden 16’sı, Bakırköy Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı.
Ayrıca 16 TİP’li gence tutuklama kararı verilirken mahkeme salonunda yer almak isteyen TİP Genel Başkanı Erkan Baş ve beraberindeki heyetle polis arasında arbede yaşandı.
Türkiye İşçi Partisi konuya dair şu açıklamayı yayımladı:
“Memlekette milyonlarca çocuğu açlığa mahkum edenler, gençleri geleceksizliğe sürükleyenler, liselileri MESEM’lerde ölüme gönderenler; işlenen suçların üzerini 16 TİP’li genci tutuklayarak örtebileceğini sanıyorsa yanılıyor. Daha fazla mücadele edeceğiz, daha fazla karşınıza dikileceğiz! Bir avuç zenginin serveti yolunda iktidarının tüm imkanlarını seferber edenlere, ‘çocuklarımızı koruyun’ diyen milyonların hıncını, cesaretle sesini yükselten gençlerden çıkarmaya çalışanlara sesleniyoruz: Gençler özgürlüğüne kavuşacak, MESEM tarihe karışacak!”
Ne oldu?
TİP’li 17 genç, MESEM’lerdeki çocuk ölümlerini protesto etmek üzere Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in uygulamasının kaldırılmasını istedi.
Gençler daha sonra gözaltına alındı.
Çocuk katili Yusuf Tekin:
— TİP'li Öğrenciler (@tipliogrenci) December 2, 2025
Kaçma, saklanma! Katlettiğin çocukların sıra arkadaşları burada, kardeşlerinin hesabını sormaya geldi! pic.twitter.com/kVK2z0zYrR
Tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edildiler
17 öğrenci 3 Aralık Çarşamba günü savcılık tarafından ifadelerine başvurulmadan tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edildi.
TİP Genel Başkanı Erkan Baş da konuya dair şu açıklamayı yaptı:
“Patronların insafına terk edilen çocukların katledildiği MESEM sistemini ve Bakan Yusuf Tekin’i protesto ettiği için dünden beri gözaltında tutulan 17 genç yoldaşımızın duruşmasını takip ediyoruz, o nedenle bugün haftalık basın toplantımızı düzenleyemeyeceğiz. Sadece bu yıl 85 çocuğun öldüğü bu sistemi yaratanları ve sürdürenleri değil de, kardeşlerinin öldürülmesini protesto eden gençleri hakim karşısına çıkaran bu düzeni mutlaka değiştireceğiz.”
MESEM’in içeriğinde var?
MESEM program, 25 Aralık 2021’de 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nda yapılan değişiklikle meslek sahibi insan ihtiyacını karşılamaya yönelik olarak düzenlendi. Daha önce belge verilirken, şu an öğrenciler lise diploması alıyor. MEB’in Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesi’ne göre, MESEM’e en az ortaokul mezunu öğrenciler kayıt oluyor.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, “Mesleki eğitime değil çocuk işçiliğe karşıyız” başlığıyla 2024-2025 eğitim öğretim yılı için hazırladıkları Çocuk İş Cinayetleri Raporu’nu paylaştı.
Yüzde 25’ini yerel kaynaklardan ve kendilerine gelen bildirimlerden edinilen sonuçlara göre 2024 Eylül-2025 Ağustos döneminde en az 72 çocuk çalışırken hayatını kaybetti. Buna göre bu eğitim-öğretim yılında bir evvelki eğitim-öğretim dönemine göre çocuk işçi ölümü yüzde 10 arttı. Raporda, geçen dönem 66 çocuk işçinin hayatını kaybettiği bilgisi yer aldı.
Raporda, “Bu durum çocuk işçiliğinin yoksulluk-güvencesizlik ekseninde derinleştiğinin önemli bir göstergesidir” denildi.
Raporda sektörel dağılımlara da yer verildi:
“Oransal olarak baktığımızda tüm çocuk işçi ölümlerinin yüzde 28’i tarımda meydana geldi. Haziran ayında açıkladığımız son 12 yılı kapsayan çocuk iş cinayetleri raporunda ise bu oran ortalama olarak yüzde 53’tü. Yani ilk raporlarımızı çıkardığımız dönemde yüzde 65 civarında olan tarımdaki çocuk işçi ölüm oranı bugün yine ilk sırada olmasına rağmen yüzde 28’e gerilemiş durumda.
Diğer yandan güncel olarak belirleyici husus çocuk işçiliğin merkezinin artık kentler olmasıdır. Özellikle pandemi süreci ve 2021’in sonbaharında belirginleşen ekonomik kriz kentsel yoksulluğu yaygınlaştırıp derinleştiriyor. Bu durum özellikle MESEM’de gördüğümüz üzere bizzat devlet politikalarıyla kitleselleştirilen çocuk işçilik ve tüm Anadolu kentlerinde yoğunlaşan Organize Sanayi Bölgesi (OSB) gerçekliği artık çocuk işçi ölümlerini kent merkezlerine ve çeperlerine taşıyor.”








