1999 Marmara depreminden sonra açılan 2 bin 100 dava arasında cezaevine giren tek müteahhit Veli Göçer, 76 yaşında hayatını kaybetti. Yalova Çınarcık’ta çöken 400 konutluk sitede 168 kişinin ölümünden sorumlu tutulan Göçer, 18 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılmış ve 7,5 yıl cezaevinde kalmıştı.

17 Ağustos 1999 depreminden sonra hapse giren tek müteahhit Veli Göçer 76 yaşında vefat etti.
Göçer ve ortağı İsmet Kösebalaban, Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından “tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet vermek” suçundan 18 yıl 9’ar ay hapis cezasına mahkum edilmiş ve Yargıtay bu kararı onamıştı.
7,5 yıl hapis yattı
Depremde çöken binaların müteahhitlerine 2 bin 100 dava açıldı. Davaların bin 800’ü şartlı salıverme ile sonuçlandı. Geriye kalan 300 davanın 110 kadarında mahkeme cezaları erteledi. Kalan davalar, 16 Şubat 2007’de 7,5 yıllık zamanaşımı süresini doldurarak düştü.
99 depremi sonrası haklarında dava açılan müteahhitlerden mahkûm edilen tek isimler Veli Göçer ve ortağı İsmet Kösebalaban oldu. Göçer 21 Ekim 2004’te cezaevine girdi. Ağustos 2011’de tahliye oldu ve toplamda 7,5 yıl hapis yattı.
“Günah keçisi ilan edildim”
Göçer, o dönem verdiği röportajda “90 aydır niye cezaevinde olduğumu bilmiyorum. Günah keçisi ilan edildim. Oysa elimde bir Yargıtay kararı var. İnşaatlar tamamlandıktan sonra ortak olmuş bir müteahhit için beraat kararı veriyor, ‘Sorumluluğu yoktur’ diyor. Aynı Yargıtay benim için neden çelişkili bir onama kararı verdi?” dedi.
Göçer şunları söyledi:
“90 aydır niye cezaevinde olduğumu bilmiyorum. İnşaatlar tamamlanıp teslim edildikten sonra ortağı olduğum binaları, sanki ben kendi elimle yapmışım gibi hüküm giydim. Günah keçisi ilan edildim. Oysa elimde bir Yargıtay kararı var. İnşaatlar tamamlandıktan sonra ortak olmuş bir müteahhit için beraat kararı veriyor, ‘Sorumluluğu yoktur’ diyor. Aynı Yargıtay benim için neden çelişkili bir onama kararı verdi. 2 bin küsur deprem davası açıldı, yüzlercesi zamanaşımına uğradı, yüzlercesi ertelendi.
Neden sadece ben? Bu soruyu durmadan kendime sordum. Ben varsa cezamı çekmeye razı oldum ama benden başka kimse mi suçlu değildi. Bunca bina, bunca ölüm hepsinin tek sorumlusu ben miydim? Ben derdimi anlatamadım. Beni depremzedelerle karşı karşıya getirip, insanların duygularını harekete geçirdiler. O acılar üzerine kimse beni dinlemek istemedi.”
Öte yandan Göçer’in ortağı Kösebalaban cezaevinde hayatını kaybetmişti. Kösebalan öncesinde bunama ve ağır hastalıkları nedeniyle dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den af talep etmiş fakat bu talebi kabul edilmemişti.






