Suriye’de Kürtler ve Şam yönetimi arasında anlaşma olacak mı?

Mazlum Abdi ve Ahmed eş-Şara

Suriye’de Şam yönetimi ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında 10 Mart’ta imzalanan askeri entegrasyon mutabakatında sona yaklaşılıyor. 31 Aralık’ta dolacak süre öncesinde taraflar masada ilerleme iddiasında. Heyetler 25 Aralık’ta son kez masaya oturacak. Peki entegrasyon planı hangi maddeleri içeriyor, taraflar nerede ayrışıyor?

Suriye’de Şam yönetimi ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında 10 Mart’ta imzalanan askeri entegrasyon mutabakatında kritik eşiğe gelindi. Anlaşmaya göre SDG’nin ve kontrolündeki idari yapıların yıl sonuna kadar merkezi devlet kurumlarına entegre edilmesi gerekiyor. Sürenin dolmasına sayılı günler kala, taraflar hâlâ temel başlıklarda uzlaşabilmiş değil.

Reuters’a konuşan Kürt, Suriyeli, Batılı ve ABD’li kaynaklara göre Şam, SDG ve Washington, yıl bitmeden en azından “somut bir ilerleme” görüntüsü vermek için yoğun bir diplomasi yürütüyor. Buna karşın sahadaki tablo, kapsamlı bir anlaşmanın 31 Aralık’a kadar tamamlanmasının zor olduğunu gösteriyor.

Suriye

Şam’ın teklifi ne içeriyor?

Reuters’ın aktardığına göre Şam yönetimi, yaklaşık 50 bin kişilik SDG gücünün üç ana tümen ve bunlara bağlı daha küçük tugaylar halinde Suriye ordusu bünyesinde yeniden yapılandırılmasına prensipte açık. Ancak bu esnekliğin karşılığında SDG’nin bazı komuta zincirlerinden feragat etmesi ve kuzeydoğudaki topraklarını Suriye ordusunun diğer birliklerine açması isteniyor.

Görüşmelere doğrudan katılan bir SDG yetkilisi, “Bir anlaşmaya hiç bu kadar yakın olmamıştık” derken, Batılı bir yetkili olası bir duyurunun esasen “zaman kazanmak, yüz kurtarmak ve kırılgan istikrarı korumak” amacı taşıyabileceğini söylüyor. Reuters’a konuşan kaynakların çoğu, ortaya çıkacak herhangi bir metnin SDG’nin yıl sonuna kadar tam entegrasyonunu içermeyeceği görüşünde.

Kürt tarafı ne diyor?

Kürtler adına müzakereleri yürüten Kuzey ve Doğu Suriye Müzakere Komitesi, Suriye ordusu içinde üç SDG biriminin korunmasına yönelik bir ön anlaşmaya varıldığını daha önce duyurmuştu. Açıklamada, entegrasyonun genel çerçevesi konusunda mutabakat sağlandığı, ancak kurumların işleyişine dair ayrıntıların hâlâ görüşüldüğü belirtilmişti.

Mazlum Abdi

SDG Komutanı Mazlum Abdi, ekim ayında Associated Press’e yaptığı açıklamada Kürt savaşçıların “büyük askeri birlikler halinde” merkezi orduya katılacağını söylemiş, SDG’li asker ve komutanların “iyi rütbeler” almasını beklediğini ifade etmişti.

Abdi, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’ne (Rojava) bağlı polis gücünün de merkezi polis teşkilatına entegre edileceğini belirtmişti.

31 Aralık gerçekçi mi?

Taraflar arasındaki görüşmeler sıklaşmış olsa da sahadaki çatışmalar ve karşılıklı güvensizlik, sürecin önündeki en büyük engel olmaya devam ediyor. Yaz ayları boyunca ilerleme sağlanamayan müzakereler sırasında, Suriye’nin kuzeyindeki cephe hatlarında sık sık çatışmalar yaşandı.

Reuters’a konuşan bir Suriyeli yetkili, yıl sonu tarihinin “kesin” olduğunu ve ancak SDG’nin “geri döndürülemez somut adımlar” atması halinde bir uzatmanın mümkün olabileceğini söylüyor. Buna karşın Kürt tarafında, anlaşmanın ancak 2026 ortasına kadar tamamlanabileceğine dair bir beklenti hâkim.

Türkiye’den gelen açıklamalar neler?

Türkiye’den son günlerde sert mesajlar geliyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, SDG’nin Şam ile yürüttüğü müzakerelerde ilerleme görmediklerini söylerken, AKP Sözcüsü Ömer Çelik, “SDG Suriye’de PKK’dır” vurgusunu yineledi.

Gazetecilerin entegrasyon sürecine ilişkin sorusunu yanıtlayan Fidan, “Maalesef çok fazla ilerleme kaydetmeye niyetli olmadıklarını görüyoruz” dedi. Fidan, SDG’nin bazı faaliyetlerini İsrail’le koordinasyon içinde yürüttüğünü belirterek, bunun Şam’la yapılan görüşmelerde “büyük bir engel teşkil ettiğini” söyledi.

Çelik ise “SDG Suriye’de PKK terör örgütüdür. Bu Türkiye için tehdit teşkil etmektedir” dedi.

Son olarak da TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Bütün meseleyi çözecek olan komisyon değil. SDG’nin silah bırakmasını komisyon nasıl sağlayacak?” diye konuştu.

Hangi maddelerde uzlaşıldı?

Lübnanlı gazeteci ve yazar Nidal Hamade, sosyal medya platformu X’te yayımladığı bir dizi paylaşımda, SDG ile Şam yönetimi arasında üzerinde uzlaşılan ve hâlâ ihtilaflı olan başlıkları ayrıntılı biçimde aktardı.

Hamade’nin paylaşımlarına göre mutabık kalınan maddeler ABD ve Avrupa güvencesi altında ancak çözülemeyen başlıklar, sürecin tümüyle çökmesine yol açabilir.

İşte Hamade’nin paylaşımı:

  • SDG’ye Mazlum Abdi liderliğinde üç tam tümen verilmesi
  • SDG, nehrin batısında IŞİD’e karşı uluslararası koalisyonun operasyonlarına eşlik eden bir birliğin geri çekilmesine ilişkin maddeden vazgeçti.
  • Yetkili makamın, on tugay da dahil olmak üzere SDG’ye 100 rütbe verilmesine onay vermesi.
  • Bu Öz Savunma Güçleri (SDG) subayları, rütbe aldıktan sonra, komutaları altında hiçbir SDG personeli olmaksızın, yalnızca kendi başlarına Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı ofislerinde görev yapacak.
  • [Şam’daki] yetkililerden oluşan komiteler, kişisel bilgi toplamak ve SDG hapishanelerinde yurttaşları bulunan ülkelerle iletişime geçmek için El-Hol kampında ve IŞİD hapishanelerinde ofisler açacak.
  • Ancak hapishanelerin korunması ve güvenliği SDG sorumluluğunda kalmaya devam edecek.
  • SDG, aralarında Eşrefiye ve Şeyh Maksud Asayişlerinin de bulunduğu 60 bin askeri personelin adlarını Savunma Bakanlığına ve 30 bin askeri personelin adlarını da İçişleri Bakanlığına iletti ve listelerin Şam tarafından onaylanmasını bekliyor.
  • SDG’nin herhangi bir ülkeye hitap etmesi [doğrudan ilişki kurması] yasaktır ve herhangi bir uluslararası heyetin SDG kontrolündeki bölgeleri değil, Şam’ı ziyaret etmesi gerekir.
  • SDG, kıyı bölgesine ve Süveyda’ya desteği ve yönetime karşı her türlü isyanı sona erdirecek.
  • SDG’ye tam idari yetki devredilmiştir; bu kapsamda, kendi bölgelerindeki tüm personel atamaları SDG’nin elinde olacaktır.
  • Şam, SDG’nin üç tümenindeki herhangi bir üyenin veya liderin atanmasına veya görevden alınmasına müdahale etmez.
  • Yabancı şirketler petrol [sahalarına] yatırım yapmak için geliyor ve kârlar Şam, SDG ve şirketler arasında paylaşılıyor, ancak sahaların askeri koruması SDG’nin elinde kalıyor.
  • Şam’dan gelen görevliler, kimlik kartlarıyla Tel Abyad ve Resulayn sınır geçişlerini yönetmek üzere ancak yalnızca bireysel olarak ve SDG’nin koruması altında giriş yapacaklar, yani Savunma Bakanlığında görevlendirilecek SDG subayları gibi davranacaklar.
  • Bu anlaşma, Amerikan ve Avrupa garantileriyle uluslararası olarak belgelendirilmiştir.

Buna karşın Semalka Sınır Kapısı’nın kontrolü ve Suriye ordusuna bağlı güçlerin Fırat’ın doğusuna konuşlandırılması gibi başlıklar, yarın (25 Aralık) yapılması beklenen görüşmelerin en tartışmalı konuları olarak öne çıkıyor.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.